<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889</id><updated>2011-11-01T08:05:24.648+02:00</updated><category term='Tek Cümle'/><category term='Hikaye'/><category term='Hayattaki Büyük Hatalar'/><category term='Eleştirel'/><category term='Ondan Bundan Şundan'/><category term='Güncel'/><category term='Düşünsel'/><title type='text'>UFUK ÇİZGİSİ</title><subtitle type='html'>UFKUN ARDINDA NELER OLDUĞUNU ANLAYABİLMEK İÇİN...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>99</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8916849550843479652</id><published>2010-07-15T20:15:00.001+03:00</published><updated>2010-07-15T20:19:10.433+03:00</updated><title type='text'>Ufuk Çizgisi taşındı</title><content type='html'>Herkese merhaba!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır bu sayfadan yazılarımı yayınlıyordum. Ama artık değişim zamanı! Ufuk Çizgisi bundan böyle yeni adresinde yayımlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni siteye ulaşabileceğiniz iki bağlantı şöyle;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.duslerdengercege.com/"&gt;www.duslerdengercege.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ufukyurtbil.com/"&gt;www.ufukyurtbil.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni bugüne kadar destekleyen herkese teşekkürler. Ufuk Çizgisi'ni bundan sonra da yalnız bırakmayacağınıza eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8916849550843479652?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8916849550843479652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8916849550843479652' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8916849550843479652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8916849550843479652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/07/ufuk-cizgisi-tasnd.html' title='Ufuk Çizgisi taşındı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2994965154691431791</id><published>2010-07-13T09:38:00.001+03:00</published><updated>2010-07-13T09:39:40.047+03:00</updated><title type='text'>Düşler Gerçeğe Dönüşmeye Başlıyor!</title><content type='html'>Düşler gerçeğe yaklaşıyor... Zaman ilerliyor ve güneş ufka doğru harekete başladı... Kısa bir süre içerisinde büyük değişimler olacak hissediyorum... Şezlonga uzanmış, kokteylimi içiyorum. Denizden hafif bir dalga sesi, inceden bir rüzgar ve çocuk sesleri... Düşler gerçeğe daha da yaklaşıyor. Yeter ki düşlerinizi ve hayallerinizi bırakmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerden gerçeğe doğru hareketimiz başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakında!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2994965154691431791?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2994965154691431791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2994965154691431791' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2994965154691431791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2994965154691431791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/07/duslerden-gercegede.html' title='Düşler Gerçeğe Dönüşmeye Başlıyor!'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5630802464442433859</id><published>2010-06-10T22:00:00.000+03:00</published><updated>2010-06-10T22:01:05.050+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>iPhone 4</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TBEvWDz9-5I/AAAAAAAAAJE/l8k6pYdWYLQ/s1600/iphone4_11.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TBEvWDz9-5I/AAAAAAAAAJE/l8k6pYdWYLQ/s320/iphone4_11.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Steve Jobs (Artık adını bilmeyen kalmamıştır. Bill Gates'i geçti.), nam-ı değer Apple CEO'su geçen gün yeni iPhone'u basına tanıttı. iPhone 4 ismini verdikleri cihazı, daha önce yapılmamış denenmemiş, uzay teknolojisi birşey gibi abarta abarta anlattılar. Evet cihaz önceki versiyonlarına göre bayağı aşama kaydetmiş bir şekilde karşımızda. Ama doğruyu söylemek gerekirse, daha önce görmediğimiz birşey yok bu sokaklarda... Pardon pardon, Gizmodo bir süre önce barda unutulan(!) bir prototip bulmuştu ya, işte o zaman görmüştük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim değişikliklere ve iPhone 4'ün genel özelliklerine;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihazın arka tarafında bulunan kamera artık 5 megapiksel çözünürlüğe sahip. Yani ortada bir devrim yoksa sadece bir gelişim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bir adet de flaşımız mevcut. Philips'in ürettiği flaş, oldukça kaliteli. iPhone 4 bu noktada önemli bir eksiğini kapatıyor. Ama bu da daha önce görmediğimiz birşey değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HD video çekim de artık iPhone ile mümkün olacak. Eee bunu da görmüştük elin başka telefonlarında değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasarıma metal yedirilmiş ve hatlar sertleştirilmiş. iPhone artık bir erkek telefonu. Ericsson 337 vardı vakti zamanında. O da metaldi. iPhone'un yeni tasarımını ben beğendim ama yapılan değişim benim için büyük bir sınıf atlama değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iPhone 4 artık daha da ince. Apple bu konuda özellikle durarak "incelik konusunda çok para ve zaman harcadık, değerini bilin" havası verdi denilebilir. İnce olması bir artık evet ama benim için çok da önemli bir kriter değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık ön tarafta da bir kameramız var. Yaşasın artık görüntülü konuşabileceğiz! Zaten konuşmuyor muyduk diğer telefonlarla? Bir tek iPhone bu işte geri kalmıştı diye hatırlıyorum... E iyi bari, zamanı yakalamışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bataryamız güçlendi, daha uzun süre müzik, konuşma, internet vs. şansımız var. Bu da bir gelişme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşletim sistemimiz gelişti artık aynı anda biçok programı açabilir ve kullanabiliriz. (multitasking) Eeehmm sanki Symbian bile yapabiliyordu bunu yanılıyor muyum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flash desteği elbetteki yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iMovie ile kendi filmlerinizi yapabilirsiniz. Çok şirin... Elbette ücretli...Cüzi bir miktar da olsa (2.99$) bu uygulamanın paralı olması çok manidar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet karşımızdaki telefon iPhone 3GS'ten kesinlikle iyi bir telefon ama Apple birçok noktada sadece kendini geliştirip eksik kaldığı yerlere yama yapmış gibi görünüyor. Belki de benim beklentim çok yükseldi ama cihaz için konuşulan rakamların 2500 lira civarında olduğunu düşünürsek bence iPhone 4, iyi bir oyun üzerine çıkarılmış bir expension pack'ten ötesini vaad etmiyor. Aranızdan birisi hediye verirse pekala zevkle kullanırım, o ayrı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerin moda tabiiriyle "özet geçersek";&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer elinizde iPhone 3G veya 3GS varsa, iPhone 4 size çok çok büyük şeyler vaad etmiyor. Ama iPhone hiç kullanmadıysanız ve paraya kıyıp denemek istiyorsanız almışken en iyisini almak en doğrusu. Eylül ayında Vodafone, telefonu ülkemize getirecek. Detaylar Ağustos sonuna doğru belli olur. Beklemekte fayda var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5630802464442433859?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5630802464442433859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5630802464442433859' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5630802464442433859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5630802464442433859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/06/iphone-4.html' title='iPhone 4'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TBEvWDz9-5I/AAAAAAAAAJE/l8k6pYdWYLQ/s72-c/iphone4_11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3041320510445675127</id><published>2010-06-05T20:40:00.000+03:00</published><updated>2010-06-05T20:40:57.322+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Lady Gaga - Alejandro</title><content type='html'>Cenk ve Erdem yorumu ile "Alihandır o", Lady Gaga'nın Fame Monster albümünden klip çekeceği 3. şarkısı. Bana kalırsa bugüne kadar yaptığı en iyi şarkı. Her ne kadar kendisinin küçük çocuklara kötü bir örnek(!) olduğunu düşünsem de, yaptığı şarkıların hakkını vermek gerekiyor, hepsi de kaliteli. Gerek Poker Face, gerek Telephone ve diğerleri son derece kaliteli pop şarkıları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TAqLpr-cvRI/AAAAAAAAAI8/XbBERaDXicc/s1600/Lady+GaGa+-+Alejandro.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TAqLpr-cvRI/AAAAAAAAAI8/XbBERaDXicc/s200/Lady+GaGa+-+Alejandro.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Alejandro, Lady Gaga'nın günümüzün yeni Madonna'sı olma yolunda ilerleyeceğinin bir işareti. Hatırlayın Madonna da farklı farklı ve zamanına göre absürd imajlar ile çok kaliteli çalışmalar çıkarmıştı. Lady Gaga da bu kafada devam eder ve Alejandro gibi çalışmalar yaparsa her albümünü iple çekeceğimiz nur topu gibi bir şarkıcımız daha olur. Marjinalliğinin ipin ucunu kaçırdığını düşünsem de Alejandro ben de çok farklı duygular uyandırdı. 80'lerden fırlamış havası, kaliteli altyapısı, ispanyol melodisi ile benim çok hoşuma gitti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3041320510445675127?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3041320510445675127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3041320510445675127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3041320510445675127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3041320510445675127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/06/lady-gaga-alejandro.html' title='Lady Gaga - Alejandro'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/TAqLpr-cvRI/AAAAAAAAAI8/XbBERaDXicc/s72-c/Lady+GaGa+-+Alejandro.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3373270634959253291</id><published>2010-05-20T10:14:00.001+03:00</published><updated>2010-05-20T10:14:46.633+03:00</updated><title type='text'>Günün Köşe Yazısı</title><content type='html'>Günün köşe yazısı Milliyet'ten Abbas Güçlü'ye ait. Yaklaşan sınavlar ile ilgili bilgi veren yazısında, özel okulların ve vakıf üniversitelerin ücretleri ve durumları hakkında da aıklamalarda bulunmuş. Bu konularda bilgi sahibi olmak isteyenlere, eğitim konusunda çok tecrübeli olan Güçlü'yü okumalarını öneriyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_2091929881"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/ogrenim-ucretleri-el-yakacak/abbas-guclu/turkiye/yazardetay/20.05.2010/1240158/default.htm"&gt;Abbas Güçlü'nün bugünkü yazısı&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3373270634959253291?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3373270634959253291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3373270634959253291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3373270634959253291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3373270634959253291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/gunun-kose-yazs_20.html' title='Günün Köşe Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7946153801845480730</id><published>2010-05-19T14:08:00.000+03:00</published><updated>2010-05-19T14:08:23.054+03:00</updated><title type='text'>Günün Köşe Yazısı</title><content type='html'>Bugünkü yazımız Hürriyet'ten Özdemir İnce'ye ait. Özdemir İnce'nin yazılarını okumayı çok severim çünkü yazdığı herşeyin belgesini de sunar. Bu da ne kadar araştırmacı bir insan olduğunu da gösteriyor. Kendisi ayrıca Simyacı gibi ünlü bir eseri Türkçe'ye çeviren kişidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü yazısında, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun anılarından yararlanarak Atatürk ve Refik Halit Karay ilişkisine değiniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıya &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14769236.asp?yazarid=72&amp;amp;gid=61"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7946153801845480730?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7946153801845480730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7946153801845480730' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7946153801845480730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7946153801845480730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/gunun-kose-yazs_19.html' title='Günün Köşe Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3622673960794581431</id><published>2010-05-19T13:53:00.000+03:00</published><updated>2010-05-19T13:54:06.945+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Seda Sayan İmkansızı Başardı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PCiLkytfI/AAAAAAAAAI0/4hU-SDIN5JE/s1600/102627621.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PCiLkytfI/AAAAAAAAAI0/4hU-SDIN5JE/s320/102627621.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Seda Sayan'ı izleyenler bu sabah ne düşündü acaba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuklar arasında bir Atatürk mumyası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koltuğa oturmuş, "Ben nerede yanlış yaptım?" der gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka değil gerçek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanlığına aday olmasın sakın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3622673960794581431?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3622673960794581431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3622673960794581431' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3622673960794581431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3622673960794581431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/seda-sayan-imkansz-basard.html' title='Seda Sayan İmkansızı Başardı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PCiLkytfI/AAAAAAAAAI0/4hU-SDIN5JE/s72-c/102627621.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7414926820106108054</id><published>2010-05-19T13:49:00.000+03:00</published><updated>2010-05-19T13:53:53.924+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Sevdanın Son Vuruşu</title><content type='html'>Tarkan'ın yeni albümünün öncü kuvveti olan " Sevdanın Son Vuruşu" sözleri Aysel Gürel'e, müziği ise Tarkan'a ait olan bir ayrılık şarkısı. Şarkının sözleri, Aysel Gürel'in vefatının ardından notlarının kurcalanması ile ortaya çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar ayrılık şarkısı olsa da içinde son derece pozitif bir duygu var. Izdırap, acı, keder, içinizde ne tarz bir ayrılık psikolojisi ürünü varsa, şarkıyı dinledikçe bundan kurtulacaksınız. Bunda da Aysel Gürel'in harika sözlerinin etkisi tartışılmaz. Evet süper bir şarkı değil, ilginç ve hoş bir introya sahip klasik bir Tarkan şarkısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarkan şarkıları için dinledikçe daha da güzelleşir derler, bu şarkı da öyle. Bir de Tarkan şarkılarının genel bir tarzı var, nerede çalsa aaa bu Tarkan dersiniz. Sevdanın Son Vuruşu için de aynı şey söylenebilir. Dinlemenizi öneririm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkının sözleri aşağıda. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PBt27kSVI/AAAAAAAAAIs/cP3bBCH6D9I/s1600/98897963.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PBt27kSVI/AAAAAAAAAIs/cP3bBCH6D9I/s400/98897963.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7414926820106108054?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7414926820106108054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7414926820106108054' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7414926820106108054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7414926820106108054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/sevdann-son-vurusu.html' title='Sevdanın Son Vuruşu'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S_PBt27kSVI/AAAAAAAAAIs/cP3bBCH6D9I/s72-c/98897963.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6976554409985211112</id><published>2010-05-17T09:21:00.001+03:00</published><updated>2010-05-17T09:22:07.596+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Günün Köşe Yazısı</title><content type='html'>Günün köşe yazısı Sabah'tan Mehmet Barlas'a ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Woody Allen'ın söyledi sözlerden başlayarak Deniz Baykal'a getirdiği yazısı yaşlanma üzerine farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/barlas/2010/05/17/yaslanmak_insani_ne_daha_akilli_ne_de_daha_zeki_kilar"&gt;Mehmet Barlas'ın bugünkü yazısı&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6976554409985211112?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6976554409985211112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6976554409985211112' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6976554409985211112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6976554409985211112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/gunun-kose-yazs_17.html' title='Günün Köşe Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5403279984238378346</id><published>2010-05-16T11:16:00.000+03:00</published><updated>2010-05-16T11:17:31.837+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Maltepe Belediyesi'nden Güzel Bir Uygulama</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S--nKYUGEzI/AAAAAAAAAIk/SWEYsYKYvm0/s1600/DSCN6556.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S--nKYUGEzI/AAAAAAAAAIk/SWEYsYKYvm0/s320/DSCN6556.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maltepe Belediyesi aldığımız ekmeği poşete koymuş. Çok da güzel olmuş. Markete gidiyorsunuz ve hepsi önceden poşetlenmiş ekmeklerden istediğinizi alıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, bu sorunu %100 çözümlemiyor ama en azından birileri bu konuda kafa yoruyor. Bu güzel uygulama için Maltepe Belediyesi'ni tebrik ediyorum. Belediye başkanımızı da Baykal'ın evinin önünde açlık grevi yerine Maltepe'de hizmete devam etmeye davet ediyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5403279984238378346?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5403279984238378346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5403279984238378346' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5403279984238378346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5403279984238378346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/maltepe-belediyesinden-guzel-bir.html' title='Maltepe Belediyesi&apos;nden Güzel Bir Uygulama'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S--nKYUGEzI/AAAAAAAAAIk/SWEYsYKYvm0/s72-c/DSCN6556.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4919285845758068850</id><published>2010-05-16T10:52:00.003+03:00</published><updated>2010-05-16T10:52:48.866+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Sevelim, sevilelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus Emre&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4919285845758068850?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4919285845758068850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4919285845758068850' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4919285845758068850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4919285845758068850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/tek-cumle_16.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3868700718465122020</id><published>2010-05-16T10:49:00.000+03:00</published><updated>2010-05-16T10:53:11.023+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Bardağın Dolu Tarafı</title><content type='html'>Yarım bardak suya baktığınızda yarısı boş bir bardak ile yarısı su ile dolu bir bardak görmek arasında aslında çok fark vardır. "Bardak görüyorum ya, sen ona bak" da diyebilirsiniz pekala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bardağın her zaman dolu tarafını görmeye çalışıyorum. "Yok artık bundan da olumlu birşey çıkaramazsın" dediğiniz durumlarda bile kendinizi olumlu birşeyler bulmaya zorlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafımızdaki herşeyin bizi olumsuz düşünmeye ittiği bir hayat sürüyoruz. Sokağa adımımızı atıyoruz ve bizi sıcak hava, trafik, egzoz dumanı, türlü türlü insanlar, kalabalık ortamlar karşılıyor... Sanki herşey bizi olumsuz düşünmeye itmek için orada bulunuyor. Aslında etrafımızdaki kimse bize kasıtlı birşey yapmıyor. Bu olumsuz düşünceleri biz kafamızda oluşturuyoruz. Onun oluşmasını engellersek belki de hayattan daha çok zevk alabiliriz. Bu konuda kısa bir hikaye aktarmak istiyorum size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çiftlik evinin çatısında yangın çıkmış ve çatı tamamen yanıp kül olmuş. Haberi alan ahali çiftçiye geçmiş olsuna gelmiş.&lt;br /&gt;"Vah vah gittik güzelim çatı, nasıl uyuyacaksınız böyle? Ya soğuk havada ne yapacaksınız?" diye çiftçiye sormuşlar.&lt;br /&gt;Çiftçi ise sanki yanan kendi çatısı değilmiş gibi gayet güler yüzle dinlemiş herkesi ve şunu söylemiş:&lt;br /&gt;"Her gece yatağımda yatarken yukarı baktığımda, üzerimi örten sonsuz yıldızları ve ayı göreceğim. Bundan güzel birşey olabilir mi?" demiş çiftçi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüs çok mu sıkışık. Kapatın iki saniye gözünüzü ve kendinizi bembeyaz kumların olduğu bir sahilde, palmiyelerin altında, masmavi denize bakarken hayal edin.&lt;br /&gt;Açın şimdi gözlerinizi. Otobüs o kadar da kalabalık değilmiş aslında...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3868700718465122020?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3868700718465122020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3868700718465122020' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3868700718465122020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3868700718465122020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/bardagn-dolu-taraf.html' title='Bardağın Dolu Tarafı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5904293186839272446</id><published>2010-05-16T10:27:00.000+03:00</published><updated>2010-05-16T10:53:21.881+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Günün Köşe Yazısı</title><content type='html'>Pazar gününün köşe yazısı Reha Muhtar'a ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reha Muhtar sürekli takip ettiğim bir köşe yazarı değil. Gözüme takılınca okurum yazılarını. Bazen köşesinde farklı kişiliklerin ilginç hayat hikayelerini anlatır. Bugün de eski Yunanistan Başbakanı'nın son 10 yılını anlatan harika bir yazı yazmış. Siyaset, Yunanistan, aşk ve yaşam üzerine bol bol düşünülmesi gereken bir yazı olmuş.&lt;br /&gt;Okumanızı öneririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305824"&gt;Reha Muhtar'ın bugünkü yazısı&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5904293186839272446?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5904293186839272446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5904293186839272446' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5904293186839272446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5904293186839272446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/gunun-kose-yazs_16.html' title='Günün Köşe Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8071495181427159405</id><published>2010-05-15T09:24:00.002+03:00</published><updated>2010-05-15T09:24:51.461+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Love is when you tell a guy you like his shirt, then he wears it  everyday.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Noelle - 7 years old&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8071495181427159405?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8071495181427159405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8071495181427159405' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8071495181427159405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8071495181427159405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/tek-cumle_15.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6664996938290465010</id><published>2010-05-15T09:22:00.000+03:00</published><updated>2010-05-15T09:22:34.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Günün Köşe Yazısı</title><content type='html'>Günün köşe yazısı Radikal'den Yıldırım Türker'e ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmet Sungurbey'i anlattığı yazısı, günümüz insanlarının önceliklerini, hayatlarını, değerlerini ve değer verdiklerini tekrar gözden geçirmeleri gerektiğini hüzünlü bir hayat hikayesi ile anlatıyor. Böyle insanların yaşamış olduğunu bilmek insana huzur ve mutluluk veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=996816&amp;amp;Yazar=YILDIRIM%20T%DCRKER&amp;amp;Date=15.05.2010&amp;amp;CategoryID=97"&gt;Yıldırım Türker'in bugünkü yazısı&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6664996938290465010?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6664996938290465010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6664996938290465010' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6664996938290465010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6664996938290465010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/gunun-kose-yazs.html' title='Günün Köşe Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1995644032893053270</id><published>2010-05-12T08:39:00.000+03:00</published><updated>2010-05-12T08:39:37.921+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Dış Dünya</title><content type='html'>Bazen kendi içimizden çıkıp dışarıya da göz atmamız gerekiyor. Boş zamanlarımda farklı bloglara farklı yazılara yönelmeyi seviyorum. Sevdiğim, hoşuma giden yazıları da buraya eklemeye karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömer Ekinci'nin blog'undan ben merkezci insanlar ile ilgili güzel &lt;a href="http://www.omerekinci.com/hangi-biri-hangi-biri-hepsi-deli/"&gt;bir değerlendirme ve hoş bir fıkra.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1995644032893053270?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1995644032893053270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1995644032893053270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1995644032893053270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1995644032893053270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/ds-dunya.html' title='Dış Dünya'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8488315649393514355</id><published>2010-05-11T09:02:00.001+03:00</published><updated>2010-05-12T11:19:27.864+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Yemeksepeti'nin World of Warcraft reklam kampanyası</title><content type='html'>Yemeksepeti eğlenceli bir reklam kampanyası hazırlamış. Daha önceden haberim olmuştu ama videoyu bugün izleyebildim. World of Warcraft oyuncularına oyuniçi yemek hazırlayıp veren bir karakter yaratıp, paket servis hizmetlerini World of Warcraft'a da yerleştirmişler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Video'yu &lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xd9wus_yemeksepeti-wow_videogames"&gt;buradan&lt;/a&gt; izleyebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8488315649393514355?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8488315649393514355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8488315649393514355' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8488315649393514355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8488315649393514355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/yemeksepetinin-world-of-warcraft-reklam.html' title='Yemeksepeti&apos;nin World of Warcraft reklam kampanyası'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3707420179331391271</id><published>2010-05-11T08:09:00.000+03:00</published><updated>2010-05-11T09:02:57.150+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>BUGÜN bu köşeyi dünyanın en temiz ve masum canlıları; sincaplardan, geyiklerden, kedilerden, yunuslardan, köpeklerden, martılardan, turnalardan alıp, yeryüzünün en tehlikeli, en vicdansız, en kirli canlısı insana ayırıyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekir COŞKUN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3707420179331391271?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3707420179331391271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3707420179331391271' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3707420179331391271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3707420179331391271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/tek-cumle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7868042414351409061</id><published>2010-05-08T18:13:00.002+03:00</published><updated>2010-05-08T18:17:56.319+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Iron Man 2 (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S-V8LFecF2I/AAAAAAAAAIc/8hqASMTfnzg/s1600/poster+iron+man.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S-V8LFecF2I/AAAAAAAAAIc/8hqASMTfnzg/s320/poster+iron+man.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;2008 yılında Iron Man'i incelediğimde filmi ne kadar çok beğendiğimi ve hayran kaldığımı &lt;a href="http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/05/iron-man.html"&gt;burada&lt;/a&gt; belirtmiştim. Bundan dolayı serinin ikinci filmini de büyük bir heyecanla bekledim ve geçen cuma film vizyona girer girmez izleme şansı elde ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi, Profilo Alışveriş Merkezi'nde birinci salonda izledim. Profilo'ya uzun zamandır gitmemiştim. Basık tavanlı, anlamsız bir mimariye sahip olması, gecekondu alışveriş merkezi havası yarattı bende. Koştura koştura yetiştiğim seans 30 dakikalık bir reklam sağnağı ile başladı. Tam 30 dakika reklam veren AFM Profilo'yu canı gönülden kutluyorum. Aferin size aynen devam. Ayrıca film ses sistemi aralıklarla sorun çıkardı. Yeri geldi ses boğuldu, yeri geldi ses gitti. Bir daha Profilo'da sinema izleyeceğimi sanmıyorum. Zaten film çıkışı sinemanın danışma masası şikayeçilerle dolmuş taşmıştı. Salonun nispeten boş olduğunu da eklemek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filme gelirsek, ilk filmin verdiği büyük heyecanı, büyük keyfi bu sefer bana veremedi Iron Man. Sorunlar yaşayan bir karaktere bürünmüş Spark'ın akıllanması ve dostu düşmanı anlaması ile derinleşmeye çalışan konu pek ilgi çekici değildi. Oyunculuk ilk filmdeki farklılıktan uzak geldi bana. İlk filmde oyunculuk da çok iyiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man 2, günümüzde bir çok Hollywood filminde olduğu gibi görsel efektler konusunda başarılıydı. Yine de zırhın CGI olmadığı noktalarda kostümler bana pek iyi görünmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man 2'de hoşuma giden bir nokta, iyi seçilmiş müziklerdi. "Should I stay or should I go?" eşliğinde Iron Man izlemek son derece hoştu. Hikayeye katılan yan karakterler çok da ilgi çekici ve özel değillerdi. Olsa da olur olmasa da dedirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man'in ilk filmini çok beğenmiştim, bu film ise vasatın üzerinde aksiyon, kaliteli CGI, iyi müzikler ve keyifli saatler vaad ediyor ama daha fazlasını değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1228705/"&gt;IMDB&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7/10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7868042414351409061?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7868042414351409061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7868042414351409061' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7868042414351409061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7868042414351409061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/iron-man-2-2010.html' title='Iron Man 2 (2010)'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S-V8LFecF2I/AAAAAAAAAIc/8hqASMTfnzg/s72-c/poster+iron+man.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8639746730769608902</id><published>2010-05-01T10:58:00.001+03:00</published><updated>2010-05-01T11:02:40.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Legion (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S9vc05tlETI/AAAAAAAAAIU/UoeY9vSG2AI/s1600/poster_legion-poster.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S9vc05tlETI/AAAAAAAAAIU/UoeY9vSG2AI/s320/poster_legion-poster.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Karayip Korsanları, Grindhouse gibi filmlerin görsel efektlerini yapan ekipte yer alarak kendini ispatlamış Scott Steward'ın yazıp yönettiği Legion, vadettiği hiçbirşeyi bize sunamayan vasat bir film olarak tarihin tozlu raflarındaki yerini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıf oyuncu kadrosu, çok kötü yazılmış karakterleri, ilgi çekicilikten uzak hikayesi ile bir televizyon filminin ötesine ne yazıkki geçemiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi Astoria'da izledim. Astoria sinemalarının nasıl ayakta kaldığını çok merak ediyorum. Cuma akşamı koca salonda sadece 4 kişinin olması son derece enteresan. Bundan şikayetçi miyim? Elbette hayır. Boş salonda film izlemek çok keyifli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film ile ilgili anlatacak fazla birşey yok açıkçası. Şehirlerarası yolda ufak bir lokanta, yolda kalmış insanlar ve lokantayı basan zombimsi yaratıklar. Çok tanıdık değil mi? İşin içine&amp;nbsp; enteresanlık olsun diye melekler de katılmış ve Legion ismiyle önümüze çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Legion'u belki son tercih olarak düşünebilirsiniz ama siz en iyisin onun yerine o paraya bir kitap alın ve kahvenizi yudumlayarak kitap okuyun, hem kendinize hem de tüm insanlığa daha faydalı bir iş yapmış olursunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1038686/"&gt;IMDB&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4/10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8639746730769608902?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8639746730769608902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8639746730769608902' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8639746730769608902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8639746730769608902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/05/legion-2010.html' title='Legion (2010)'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S9vc05tlETI/AAAAAAAAAIU/UoeY9vSG2AI/s72-c/poster_legion-poster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7453304939243826753</id><published>2010-04-28T13:28:00.002+03:00</published><updated>2010-04-28T13:32:07.208+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Bedelsiz Askerlik Var Da Bizim Mi Haberimiz Yok?</title><content type='html'>Bedelli askerlik tartışması geçtiğimiz haftanın heyecan yaratan gündem maddelerinden birisiydi. Başbakan'ın Genelkurmay Başkanı ile yaptığı görüşmeden beni hiç de şaşırtmayan bir cevap çıktı; "PKK terörü devam ettiği sürece bedelli askerlik olamaz." Mantıklı bir cevap tabi. Peki acaba zorunlu askerlik toptan mantıklı birşey mi? Hadi biraz beyin fırtınası yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de 18 yaşını geçmiş her erkek birey askerlik yapmak zorunda. Tekrar ediyorum ZORUNDA. Kaçarı yok. İster 1 gün, ister 28 gün, ister 16 ay. Kaçarı yok. Askerlik yapmak için uygun olmasanız bile askerlik şubesinde geçireceğiniz kafadan 2 gününüz var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neresinden tutsanız elinizde kalacak bir durum aslında. 4 tarafı düşmanla çevrili(!) güzel yurdumda her erkek bomba atmayı, silah kullanmayı, yerleri silmeyi, pul yapıştırmayı, yaprak toplamayı bilmek zorunda.(Bu yazdıklarımı ben değil, askerliğini yapıp orada yaşadıklarını anlatanlar söylüyor.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortada bir sorun var. Demokrasiden bahsediyorsak askerliğe gitmek isteyip istememek konusunda da insanların özgür bırakılması gerekmiyor mu? Askerlik yerine sosyal sorumluluk çalışması yapsak mesela? Artık kimse topla tüfekle savaş kazanmıyor. Uydular, lazerler gelişti sanki. Ekonomik güç de en az askeri güç kadar ülkeler için önemli bir duruma geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli bir yaşa gelmiş, belli bir eğitim almış insanı bir süreliğine hayattan soyutlayıp ülkene yardım et diye eline silah tutuşturmak demokrasi ise ben bir daha düşünebilirim demokrasinin doğruluğunu. Tabi bu konu demokrasi içinde ele alınmak zorunda da değil. Bu biraz kişisel özgürlük gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerlik çok önemli bir meslek. Evet bir meslek. Her profesyonel meslek gibi askerliğin de profesyonel olması lazım. Askeriyenin zorunlu askerlik ile ucuz iş gücü kazandığını söyleyenler de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz ülkemizi çok seviyorum, bugün bir savaş çıksa ülkesini savunmayacak bir kişi olabilir mi? Hemen her bireyin az biraz temel askeri eğitim almasında bir problem yok hatta çok da doğru. Mesela bunu her yıl bir haftasonunu bir eğitim kampında gerekli eğitimi alarak geçirsek daha mantıklı olmaz mı? Yurtdışında örnekleri de var. Ben askerliğimi yaptıktan 20 sene sonra savaş çıksa ben nasıl hatırlayacağım 20 sene önceki eğitimimi? Bu da bir sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki askerlik sistemi ile ilgili 5 sene içerisinde büyük adımların atılacağını düşünüyorum. PKK terörünün elimizi kolumuzu bağladığı bir gerçek. Ülkede bir terör sorunu olmasa askerlik bu kadar büyük bir problem de olmazdı diye düşünüyorum. Herşeye rağmen insanın güçlü bir orduya sahip olduğunu bilmesi, kendini güvende hissetmesini sağlıyor bu da yadsınamaz bir gerçek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7453304939243826753?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7453304939243826753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7453304939243826753' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7453304939243826753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7453304939243826753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/bedelsiz-askerlik-var-da-bizim-mi.html' title='Bedelsiz Askerlik Var Da Bizim Mi Haberimiz Yok?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-939965826324143755</id><published>2010-04-21T12:08:00.001+03:00</published><updated>2010-04-28T13:31:44.249+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Apple Yeni iPhone'u Bile Bile Mi Çaldırdı?</title><content type='html'>Son günlerde teknoloji dünyası bir barda unutulan yeni iPhone ile yatıp kalkıyor. Apple'da çalışan bir yazılım mühendisinin barda unuttuğu iddia edilen telefon gündeme bomba gibi düştü. Gerçek mi değil mi tartışması tüm internet sitelerinde tartışmaya açıldı. Bu kadarı bile bu unutma hadisesinin Apple için büyük bir reklam oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de o telefonu kasıtlı unutup, kasıtlı bir biçimde ortaya çıkmasını istediler. Ortaya çıkan durum tam bir viral patlaması. Apple ürünün lansmanını yapsa anca bu kadar etki bırakabilirdi. Apple'ın genel olarak çok kullandığı bir teknik bu. Ürün hakkında dedikodular yayıp, ürünün herkesin gözündeki değerini yükseltmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S87AaHKMm0I/AAAAAAAAAIM/MWF0NG091tI/s1600/fft5_mf416468.Jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S87AaHKMm0I/AAAAAAAAAIM/MWF0NG091tI/s320/fft5_mf416468.Jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bana kalırsa bu yeni iPhone kaybetme olayı pek inandırıcı değil ama aletin gerçek olma ihtimali kuvvetle muhtemel. İstem dışı ya da bilerek, iPhone daha piyasaya çıkmadan ortalığı toz duman etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-939965826324143755?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/939965826324143755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=939965826324143755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/939965826324143755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/939965826324143755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/apple-yeni-iphoneu-bile-bile-mi-caldrd.html' title='Apple Yeni iPhone&apos;u Bile Bile Mi Çaldırdı?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S87AaHKMm0I/AAAAAAAAAIM/MWF0NG091tI/s72-c/fft5_mf416468.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5235236817592258766</id><published>2010-04-15T14:34:00.002+03:00</published><updated>2010-04-28T13:31:23.366+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Bu Ülkenin Resmi Dili Turkish'tir</title><content type='html'>Gün geçtikçe Türkçe'nin yok olduğunu görüyorum. Anlık mesajlaşma programlarının yaygınlaşmış olması,&amp;nbsp; cep telefonundan kısa mesaj çekmenin yemek, içmek, yürümek kadar sıradan bir duruma gelmiş olması bu yok oluşu tetikleyen etkenler arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında dilimizi kaybedeceğimiz çok belliydi. Nasıl mı belliydi? Gelin hep beraber bir yürüyüşe çıkalım. Önce giyinmekle başlayalım. Üstümüzde ismi Türkçe olan bir firmanın ürünü var mı? Spor ayakkabısı Türk markası olan var mı? Hadi diyelim marka Türk, peki ürünün adı? Montumuz, pantalonumuz, gözlüğümüz herşeyimiz yabancı isimli. Kapıyı açınca bir bakıyoruz kapımızın önüne atılmış bir sürü reklam afişi. Hiçbirinin isminin Türkçe olmadığı farklı farklı markaları göre göre yola devam ediyoruz.Yürürken sağımıza solumuza bakalım dükkan isimleri nasıl acaba. Ben en son gördüğümden örnek vermek istiyorum; erkek berberi "Trash".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi yemek yemeye gidelim ne dersiniz? Anında servis restoranlara göz atıyoruz. Anında servis? Pardon, fast food demek istemiştim. Lokantaların %70'i yabancı kökenli. Hatta yabancı demeye gerek yok, çoğu batı kökenli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzatmak istemiyorum. Dilimizi kaybetmek sırf bize ait bir durum değil. Dünya küçülüyor, milletler, ulus devletler ayakta durmak için kullandıkları temel değerlerini kaybediyor. Dilleri, dinleri, örf-adetleri, yemek kültürleri yok olmayla karşı karşıya. Dünya düzeninin istediği de tam olarak bu aslında. Tek dünya, tek devlet, tek halk... Herkes aynı şeyi yesin, herkes aynı şeyi giysin, herkes aynı şekilde düşünsün. Bilimkurgu filmlerinin bir bölümünde gelecekle ilgili en çok dikkat edilen noktalardan biri herkesin benzer kıyafetler giymesidir. Sizce bu sadece bir tahmin mi? Hiç sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya girişi dilden yaptım ama sonuçta bağladığım yer çok daha farklı. Biraz düşünmeye zorlayalım kendimizi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çoban ve bir sürü dolusu koyun. İşte dünyayı yönettiğini sanan insanların asıl istediği dünya bu. Ne güzel di mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5235236817592258766?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5235236817592258766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5235236817592258766' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5235236817592258766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5235236817592258766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/bu-ulkenin-resmi-dili-turkishtir.html' title='Bu Ülkenin Resmi Dili Turkish&apos;tir'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7659218083662164703</id><published>2010-04-07T09:35:00.000+03:00</published><updated>2010-04-28T13:29:18.694+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayattaki Büyük Hatalar'/><title type='text'>Hayattaki Büyük Hatalar</title><content type='html'>Muhtemelen bir altın gününden çıkmış iki yaşlı teyzenin bütün otobüs yolculuğu boyunca durmaksızın konuşmasına tahammül edemeyip tepki göstermek ve o durmaksızın konuşmanın direk size yönelmesini sağlamak... Kaptan orta kapıyı açar mısın kendini otobüsten dışarı atacak var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7659218083662164703?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7659218083662164703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7659218083662164703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7659218083662164703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7659218083662164703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/hayattaki-buyuk-hatalar_07.html' title='Hayattaki Büyük Hatalar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5327508630924336301</id><published>2010-04-06T09:13:00.000+03:00</published><updated>2010-04-28T13:29:18.694+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayattaki Büyük Hatalar'/><title type='text'>Hayattaki Büyük Hatalar</title><content type='html'>Uyuyan bir köpeği sevip mıncıklamaya çalışmak...&amp;nbsp; Isırmasın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5327508630924336301?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5327508630924336301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5327508630924336301' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5327508630924336301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5327508630924336301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/hayattaki-buyuk-hatalar_06.html' title='Hayattaki Büyük Hatalar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-625598313143231510</id><published>2010-04-03T11:37:00.002+03:00</published><updated>2010-04-03T11:37:49.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayattaki Büyük Hatalar'/><title type='text'>Hayattaki Büyük Hatalar</title><content type='html'>Dallarında kuş dolu bir meşe ağacının altındaki bankı boş görüp hemen oturmak. Neden burası boş diye hiç düşünmemek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-625598313143231510?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/625598313143231510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=625598313143231510' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/625598313143231510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/625598313143231510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/hayattaki-buyuk-hatalar.html' title='Hayattaki Büyük Hatalar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8062921136628827968</id><published>2010-04-03T11:35:00.000+03:00</published><updated>2010-04-03T11:36:22.198+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Düşünsel - Bazı İnsanlar Köklerinden Kötülükle Doğar</title><content type='html'>Bazı insanlar bizi çıldırtır, "bunu bana nasıl yapar" deriz. Davranışlarına anlam veremeyiz. Yaptıkları hareketler etraflarındaki insanları öyle kırar ki yaptıkları tahribattan haberdar bile değildirler. Bu tarz insanlardan uzak durmamız gerekiyor çünkü etraflarına yaydıkları negatif enerji sizi bir karadelik gibi içine çeker. Kendinizi kötülüğün kollarında ızdırap çekerken bile bulabilirsiniz. Biraz ileri mi gittim? Hiç de bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü insanlar size mutsuzluk verir, sizi gerer ve rahatsız eder. Kendinizi huzurlu hissetmezsiniz onların yanında. Sorunlarınız çok büyük görünür gözünüze, dertleriniz üstesinden gelinemez görünür. Kırılırsınız, yıpranırsınız. Etrafınızdaki insanlar sizin hayatınızı isteseniz de istemeseniz de etkiler. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim atasözü boşuna söylenmemiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8062921136628827968?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8062921136628827968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8062921136628827968' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8062921136628827968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8062921136628827968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/04/dusunsel-baz-insanlar-koklerinden.html' title='Düşünsel - Bazı İnsanlar Köklerinden Kötülükle Doğar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4741403155131532425</id><published>2010-03-26T11:02:00.000+02:00</published><updated>2010-03-26T11:03:36.498+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayattaki Büyük Hatalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Hayattaki Büyük Hatalar</title><content type='html'>Otobüse binen yaşlıya yer vermeyip bütün yol tepende "Şimdiki gençler çok fena, bizim zamanımızda böyle miydi? Yaşlı biri binince herkes ayağa kalkar yer vermek için çırpınırdı" laflarını dinlemek. 2 durak kaldı sabret az daha...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4741403155131532425?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4741403155131532425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4741403155131532425' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4741403155131532425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4741403155131532425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/03/hayattaki-buyuk-hatalar.html' title='Hayattaki Büyük Hatalar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7023147591734611073</id><published>2010-03-24T16:25:00.000+02:00</published><updated>2010-03-24T16:26:17.640+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Tıkıntı Cafe</title><content type='html'>Beşiktaş'ta öğle yemeği için Tıkıntı'daydık. Dışarıdan bakınca ilgi çekici görünmese de yemekleri son derece lezeetliydi. Burger King, KFC vs. gibi yerler yerine ilaç gibi geldi burayı öğrenmiş olmam. Portekiz Usulü Tavuk bayağı iyiydi. Diğer çeşitlerini de deneyeceğim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7023147591734611073?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7023147591734611073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7023147591734611073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7023147591734611073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7023147591734611073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/03/tknt-cafe.html' title='Tıkıntı Cafe'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1544085453198646108</id><published>2010-03-16T10:46:00.002+02:00</published><updated>2010-03-16T10:49:33.438+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Genç Nüfus İşsizlik Oranı Açıklandı: %24</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S59DHyr8jkI/AAAAAAAAAIE/PspZu2cNSTM/s1600-h/issizlik323e40d132182756by.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S59DHyr8jkI/AAAAAAAAAIE/PspZu2cNSTM/s320/issizlik323e40d132182756by.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Genç nüfusun işsizlik oranı %24 olarak açıklanınca Türkiye'de yer yerinden oynadı!?+#&amp;amp;% Aslında hiçbirşey değişmedi. Çünkü değişebilecek pek birşey yok. Durum ortada. Üniversite mezunu arkadaşlarımla görüştüğümde çoğu iş yerinden memnun olmadığını söylüyor ve çok çalıştırıldığından şikayet ediyor. Kriz dönemlerinde işverenler az maaş çok iş prensibi ile hareket ettiklerinden, çalışanlar mutlu olmazlar.&lt;br /&gt;Herkes kapağı devlete atma derdinde. KPSS, KPDS kursları ÖSS kurslarını sollayacak neredeyse. Devlette çalışanlar da zil takıp oynamıyor. Devlet kurumlarının kendi içlerindeki bürokrasi ve karmaşa, devlete kapağı atıp kendini kurtarma telaşındaki insanları yıldırıyor. Nereden bakarsanız elinizde kalacak bir durum var. Özel sektör tabiri caizse sömürüyor, devlet de bıktırıyor.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Eee bu durumda ne yapmalı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriz dönemlerinde işsiz sayısı tavan yaptığı için elinizdekinin kıymetini bilin. Nerede çalışıyorsanız dört kolla sarılın. Aza tamaat edin ve diğer iş fırsatlarını kovalayın. Kendinizi geliştirin ve fark yaratmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Peki ya %24?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Korkutucu bir rakam... Her dört kişiden birisi işsiz demektir bu. Üniversitede okuyan kişi sayısı da üniversite sayısına bağlı olarak her sene arttığından kalifiye işsizlik diz boyu... İş arıyorsanız bıkmadan usanmadan başvurularınızı yapın, boşta durmaktansa zamanı değerlendirmeye çalışın. Beklentilerinizi düşürün ve gerçeklerle yüzleşin; sizin durumunuzda olan çok insan var, yalnız değilsiniz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1544085453198646108?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1544085453198646108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1544085453198646108' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1544085453198646108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1544085453198646108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/03/genc-nufusta-issizlik-oran-ackland-24.html' title='Genç Nüfus İşsizlik Oranı Açıklandı: %24'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S59DHyr8jkI/AAAAAAAAAIE/PspZu2cNSTM/s72-c/issizlik323e40d132182756by.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4009639758267432122</id><published>2010-03-14T18:59:00.000+02:00</published><updated>2010-03-14T18:59:35.245+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Kadıköy - Pendik Minibüsleri</title><content type='html'>İstanbul Anadolu Yakası'nda oturuyorsanız ve eviniz minibüs yoluna yakınsa Kadıköy - Pendik minibüslerinden haberdarsınız demektir. Özellikle gece geç saatlerde bu hattın şoförleri bildiğiniz Formula 1 pilotu gibidirler. Ne trafik kuralı dinlerler ne de taşıdıkları insanlara değer verirler. Bu minibüslerde kendinizi kesime gidecek küçükbaş gibi hissedersiniz. Şoförler sürekli küfrederler, diğer minibüsleri geçmeye çalışırlar, her sokak başında korna çalar, müşteri beklerler. Trafik kuralları onlar için baştan yazılmış gibidir. Gitmek istediğiniz yere ulaşmak işkenceye dönüşür. Bu minibüsleri kullanmamaya çalışıyorum ama insan bazı durumlarda zorunlu kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy - Pendik arasında bir diğer ulaşım aracı 17 numaralı belediye otobüsü. Minibüse göre daha insancıl olmasına karşın çok kalabalık olması sizi bıktırır. Yine de minibüsten kat be kat iyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minibüslere bir şekilde tepkimizi göstermemiz gerekiyor. Binmeyelim, bindirmeyelim! Uyaralım şoförleri rahatsız olunca, gerekli yerlere şikayet edelim. Ben İBB'ye şikayetimi bildirdim, minibüsleri ve hatları düzenli kontrolden geçirdiklerini söylediler. Şikayetçi olduğum minibüsün plakasını istediler. Demekki rahatsız olduğumuz durumlarda plakayı alıp bildirelim... Ayrıca size korna çaldıklarında hiç kaale almayın. O zaman da minibüste bekleyen insanlara yazık oluyor ama şoförlerin sürekli korna çalarak müşteri toplayamayacaklarını öğrenmeleri gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebze-Haydarpaşa banliyösünü de uzun zamandır kullanmadım. Bu ara ona da yönelmeyi düşünüyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4009639758267432122?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4009639758267432122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4009639758267432122' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4009639758267432122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4009639758267432122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/03/kadkoy-pendik-minibusleri.html' title='Kadıköy - Pendik Minibüsleri'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6653391546340031463</id><published>2010-03-07T16:02:00.006+02:00</published><updated>2010-03-07T23:38:34.154+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Eurovision Üzerine</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Eurovision'daki Değişim ve Başarının Sırrı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1997 yılında &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=uMmPYYZI_NU"&gt;Şebnem Paker&lt;/a&gt; ile 3. olduğumuz Eurovision'un üzerinde 13 yıl geçti. Youtube'da o videoyu izlediğimde&amp;nbsp; bugün bile çok başarılı bir şarkı olduğunu düşünüyorum. O videoyu izlerken bir detaya dikkatinizi çekmek istiyorum: Sahne ne kadar küçük fark ettiniz mi? Günümüzde Eurovision'da devasa sahneler görüyoruz. Sürekli zıplayan erkekler ve kadınlar, renk cümbüşü, alev efektleri sürekli bir göz boyama... Eskiden ne kadar da farklıymış. Şarkıcı sahneye çıkar, yerinden fazla kıpırdamana şarkısını söyler, teşekkürünü eder yerini terk edermiş. Sahne şovu olmayan bir şarkının başarılı olması gerçekten çok zor günümüzde. Zor ama imkansız değil. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Eurovision'da komşusu çok olan kazanır tezi de hiç geçerli değil bence. Her sene farklı bir ülke birinci oluyorsa demekki herşey komşuluk ilişkilerine bağlı değil. İyi şarkı, hoş melodi herşeyin üstündedir. Sertab'ın birinci olduğu sene ikinci olan Belçika'nın şarkısını hatırlıyor musunuz? Varolmayan bir dilde yazılmıştı. Demekki şarkının ingilizce olması da şart değil. Bunun için&amp;nbsp; 2007 yılının galibi Marija Serifovic'in &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=0Sp9OOoxCJo"&gt;Molitva&lt;/a&gt; şarkısını dinlemek yeterli. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İyi melodi, güzel bir sahne şovu, başarılı performans yeter de artar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Manga Söylüyor: We Could Be The Same&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S5OfkJfuQ3I/AAAAAAAAAH8/G_wRwKa2pns/s1600-h/manga.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S5OfkJfuQ3I/AAAAAAAAAH8/G_wRwKa2pns/s320/manga.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bugün son yıllarda Eurovision'a gönderdiğimiz şarkıcılara göz attım. Sertab Erener, Athena, Mor ve Ötesi, Kenan Doğulu, Manga, Hadise... Sibel Tüzün ve Gülseren'i bu grubun dışında bırakıyorum çünkü bence yanlış tercihlerdi ve kötü performanslardı. Belirttiğim isimler günümüz popüler kültüründe adını herkesin bildiği şarkıcılar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;TRT ısmarlama şarkı konseptine geçmekle doğru bir karar vermiş gibi görünüyor. Ülke içinde yapılacak bir yarışma ile şarkıcıyı ve şarkıyı seçme yöntemi iyi sonuç vermiyor bizim ülkemizde. Athena'nın &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=hWLiXb5c-Fg&amp;amp;feature=related"&gt;For Real&lt;/a&gt; şarkısı seçilirken grubun ürettiği üç şarkı TRT'de ekrana gelmiş ve izleyiciler mesajla oylarını kullanmıştı. Sonuçta en çok oyu For Real almıştı. Benim gözümde en başarılı Eurovision performanslarından biriydi. Buradaki sorun, o oylamaya atılan toplam oy sayısı, o sırada başka bir kanalda olan Popstar yarışmasına atılan oy sayısının onda biri kadardı. Yani halkımız Popstar'a daha çok önem veriyor. Bu durumda Eurovision'a yolladığımız şarkıcılarımızı bu kadar eleştirmek hakkımız mı?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Manga'nın seçimi çok doğru bir karardı. Ben de TRT'nin internet sitesinde Manga'ya oyumu vermiştim. We Could Be The Same ilk dinlediğimde bana amatör bir şarkı yarışmasında fırlamış havası verdi. Sanki mini mini bir kuş donmuştu gibi bir melodisi vardı. Birkaç kez dinledikten sonra şarkının beynimde dönmeye başladığını fark ettim. Demekki şarkı kulakta kalıcı bir etki bırakabiliyor. Manga'dan görmek istediğimiz sertlik şarkıda pek yok. Bir türlü şarkının temposu yükselemiyor, vites yükseltemiyor gibi... Manga'nın yarışma için ürettiği diğer iki şarkının bundan da ağır şarkılar olduğunu duyduktan sonra çok merak ettim o şarkıları da.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Türkçe ya da ingilizce olması tamamen grubun tercihidir. Eğer ingilizce şarkı konusunda iddialıysanız yapın. Ferman'ın ingilizcesi anlaşılır bir ingilizce ama sanki şarkının hissini veremiyor. Ya da şarkıda his yok bilemiyorum...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Benim Manga'dan beklentim biraz yüksekti sanırım. MTV'de ödül aldıktan sonra bunu bir basamak olarak kullanmak isterler diye düşünmüştüm. Daha agresif ve iddialı bir şarkı bekliyordum. Bu şarkı sanki "Orta sıralara oynayalım çok risk almayalım 1-0 olsun bizim olsun" der gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Benim kişisel tahminim bir ilk 5 zor ama ilk 10 kesin...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;TRT'yi de tebrik ediyorum Manga seçiminden dolayı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6653391546340031463?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6653391546340031463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6653391546340031463' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6653391546340031463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6653391546340031463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/03/elestirel.html' title='Eurovision Üzerine'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S5OfkJfuQ3I/AAAAAAAAAH8/G_wRwKa2pns/s72-c/manga.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2137469030796909620</id><published>2010-02-25T11:19:00.002+02:00</published><updated>2010-02-25T11:49:39.015+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Güncel</title><content type='html'>Hürriyet yazarı Sedat Ergin 10 ay hakim karşısına çıkmayı bekleyen Aylin Duruoğlu ile ilgili güzel bir yazı yazmış bugünkü köşesinde. Okumanızı tavsiye ederim. Türkiye'deki yargı sürecinin işleyişi ile ilgili problemler olduğunu biliyordum ama tutuklananların %50'sinin suçlamalardan beraat ediyor olması çok acı. 10 ay tutuklu yat, sonra 5 dakikada tahliye ol. Sabır testi gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13923252.asp?yazarid=308&amp;amp;gid=61"&gt;Sedat Ergin'in bugünkü yazısı&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2137469030796909620?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2137469030796909620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2137469030796909620' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2137469030796909620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2137469030796909620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/02/guncel.html' title='Güncel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1042279439159225835</id><published>2010-02-23T18:47:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.736+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Wadio</title><content type='html'>Warez-bb.org benim için anasayfa gibi birşey. Çok da güzel bir radyoları var. Şarkı seçimleri de fena sayılmaz. Ne dinlesem diye kararsız kalırsanız denemeye değer.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://stream.wadiomedia.org/flash/clean/"&gt;http://stream.wadiomedia.org/flash/clean/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1042279439159225835?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1042279439159225835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1042279439159225835' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1042279439159225835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1042279439159225835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/02/wadio.html' title='Wadio'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5556321551990705354</id><published>2010-01-24T23:03:00.003+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.736+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>İş Mülakatı</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Yenibir.com sürekli bülten yollar bana sağolsun. En son gelen bültendeki bir bölüm hoşuma gitti; İş görüşmelerindeki ilginç cevaplar. Aşağıda bir yerde olacaklar bir bakın bakalım;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Özgeçmişinizde bekar olduğunuzu görüyorum, evlenmeyi düşünüyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Bu bir evlenme teklifi mi?!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; İki yıllık evliymişsiniz. Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap: &lt;/strong&gt;Kararsızız. Akşam bize buyrun, eşimle birlikte konuşalım dilerseniz bu konuyu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru: &lt;/strong&gt;Vardiyalı çalışma sizin için uygun mudur?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap: &lt;/strong&gt;Evet ama yalnızca gündüz vardiyası.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Bu aralar en çok hangi şarkıları dinliyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Niye, söyletecek misiniz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Bu şirkete ne katmayı düşünüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Kısmetse, birbirine katmayı planlıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Önümüzdeki beş yıl için kariyer planlarınız nedir?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Öncelikle bir iş bulmak. Sonrasında da çıkmamak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru: &lt;/strong&gt;Neden bu pozisyon için uygun kişi olduğunuzu düşünüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap: &lt;/strong&gt;Siz neden düşünmüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Ücret beklentinizi öğrenebilir miyim?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Ücret teklifinizi öğrendikten sonra, elbette ki söyleyeceğim zaten.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Bu pozisyonda çalışacak kişinin seyahat etmesine engel bir durumu olmaması gerekiyor. Sorun yok değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Kesinlikle yok. Siz masraflarımı karşıladıktan sonra, hiç sorun değil.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="margin: 0in 0in 0pt;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Soru: &lt;/strong&gt;Ekip çalışması konusunda kendinizi başarılı görüyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:larger;"&gt;&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Kesinlikle. Takım arkadaşlarıma sorabilirsiniz. Her Çarşamba halı saha maçımız var, bekleriz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yenibiris.com/KariyerKilavuzu/Oku.aspx?ArticleID=7406"&gt;Kaynak&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5556321551990705354?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5556321551990705354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5556321551990705354' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5556321551990705354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5556321551990705354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/is-mulakat.html' title='İş Mülakatı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6133613244668495815</id><published>2010-01-18T00:43:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:45.549+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Asya-Avrupa Geçişlerinde Vize Dönemi Başlıyor!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OS9popDvI/AAAAAAAAAHs/yWW9qWQCM0U/s1600-h/istanbul.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OS9popDvI/AAAAAAAAAHs/yWW9qWQCM0U/s320/istanbul.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5427843563757571826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bundan böyle Asya'dan Avrupa'ya geçen her insan pasaport kontrolünden geçecek ve vize başvurusu yapacak. Vizeler aylık vize, haftalık vize şeklinde alınabilecek. Vizematik'ler şehrin farklı farklı yerlerinde yer alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllı vatandaşlar "Eee ben Avrupa vizesi aldım bununla Paris'e de gidemez miyim?"diye soruyor elbette. Yetkililerden açıklama bekleniyor. Bu arada aylık vizenin kullanımını 150 geçişe düşürmüşler. :( Vapurda da geçmiyor. Metrobüste de 1.5 geçiş basıyor. Vapur için ayrı vize çıkacakmış. Motorda geçiyor ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyduğuma göre Avrupa-Asya ile Asya-Avrupa geçişleri de ayrılıyormuş. "Gündüz herkes Avrupa'ya geçiyor vize ücreti yüksek olsun, akşamları da sabah geçenler mutlaka geri döner o yüzden akşam da tersi pahalı olsun" diye düşünen büyüklerimize selamlar, saygılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasaport ve vize çıkarmak için gerekenler;&lt;br /&gt;-Deli raporu&lt;br /&gt;-Askerlik durum belgesi&lt;br /&gt;-SSK numarası&lt;br /&gt;-ALES'ten en az 70 puan&lt;br /&gt;-İkametgah Senedi&lt;br /&gt;-En son bindiği metrobüsün araç kodu&lt;br /&gt;-Recep İvedik 15'in fragmanındaki en komik esprinin, giriş gelişme sonuç biçimindeki kompozisyon özetinin, aslının, fotokopisinin, scan edilmiş halinin, faxlanmış versiyonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Yersen Haber Merkezi)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6133613244668495815?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6133613244668495815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6133613244668495815' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6133613244668495815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6133613244668495815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/asya-avrupa-gecislerinde-vize-donemi.html' title='Asya-Avrupa Geçişlerinde Vize Dönemi Başlıyor!'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OS9popDvI/AAAAAAAAAHs/yWW9qWQCM0U/s72-c/istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5475936466346588890</id><published>2010-01-18T00:37:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.737+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Gecenin Bir Vakti Patates Kızartması Macerası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OSNY1Q-UI/AAAAAAAAAHk/0FjO4lcsssY/s1600-h/patates.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 175px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OSNY1Q-UI/AAAAAAAAAHk/0FjO4lcsssY/s320/patates.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5427842734613395778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Saat 00.30 ve canım patates kızartması çekti.&lt;br /&gt;Karnım aç benim.&lt;br /&gt;Ama bütün gün televizyon programlarında "Aman gece geç yemek yemeyin, şöyle zararlı böyle kötü..." konuşan doktor amcalar gözümün önüne gelince vazgeçtim.&lt;br /&gt;Bir kerecikten birşey olmaz ki...&lt;br /&gt;İnsanın canı kaç kez gecenin bir vakti patates kızartması çeker?&lt;br /&gt;Neyse en iyisi birşey yemeyeyim.&lt;br /&gt;Kahve mi içsem?&lt;br /&gt;Kafein zararlı mı acaba gece gece?&lt;br /&gt;Uykum da geldi aslında...&lt;br /&gt;Neyse sabaha kahveyi içer, öğlen yerim patates kızartmasını.&lt;br /&gt;Ne güzel çözdüm ama;)&lt;br /&gt;ZZZzzzZZzZZZzzZZ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5475936466346588890?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5475936466346588890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5475936466346588890' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5475936466346588890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5475936466346588890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/gecenin-bir-vakti-patates-kzartmas.html' title='Gecenin Bir Vakti Patates Kızartması Macerası'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S1OSNY1Q-UI/AAAAAAAAAHk/0FjO4lcsssY/s72-c/patates.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1764280552520706191</id><published>2010-01-10T16:33:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:54:35.388+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Yakalayın!</title><content type='html'>&lt;h1&gt;&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25042392/"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Otogarda ‘zayıf karne' nöbeti &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;Bu haberi okuduktan sonra aklıma şu sorular geldi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kaçan kim?&lt;br /&gt;-Niye kaçıyor?&lt;br /&gt;-Kovalayan kim?&lt;br /&gt;-Kaçan kimden kaçıyor?&lt;br /&gt;-Kaçanı yakalayınca kaçtığına mı teslim edeceğiz?&lt;br /&gt;-Ya sonra tekrar kaçarsa?&lt;br /&gt;-Kim suçlu?&lt;br /&gt;Kafam karıştı... :S&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim şart...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1764280552520706191?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1764280552520706191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1764280552520706191' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1764280552520706191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1764280552520706191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/yakalayn.html' title='Yakalayın!'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4596040469912030242</id><published>2010-01-10T08:54:00.000+02:00</published><updated>2010-02-25T11:46:28.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel - Yahşi Batı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0l659cetFI/AAAAAAAAAHc/z4w-F0-are4/s1600-h/yah%C5%9Fi+bat%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0l659cetFI/AAAAAAAAAHc/z4w-F0-are4/s320/yah%C5%9Fi+bat%C4%B1.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425002362309620818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni bir Cem Yılmaz projesi karşımızda. A.R.O.G sonrası ne yapacağı merakla beklenen Cem Yılmaz, "Türkler Vahşi Batı'ya gitseydi ne olurdu?" fikrinden yola çıkarak tamamen kendi mizahına uygun bir film ortaya çıkarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin ilk sahnesinden son sahnesine kadar kendinizi Cem Yılmaz stand-up şovunda gibi hissedeceksiniz. (G.O.R.A ve A.R.O.G'da da aynı his vardı.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin +7 yaş olarak sinemalara girmiş olmasını da çok yanlış buluyorum. 8 yaşında bir çocuk o küfüleri duyabilir demek, öyle mi? İyi evde de annesine babasına, misafirlere etsin o küfürleri. Aynanın diğer yüzünden bakarsak; çocuğunuz "Anne ne demek istedi şimdi bu adam?" diye sorarsa nasıl anlatacaksınız çocuğa... Cem Yılmaz filmi küfürlü yapmak isteyebilir ki Vahşi Batı'dan bahsediyoruz burada kimsenin birbirine sevgi sözcükleri ile konuşması beklenemez ama filmin bu kadar küfürlü içeriği ile en az +13 olarak vizyona girmesi gerekirdi diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen bütün Cem Yılmaz filmlerinde olduğu gibi prodüksiyon, kostüm, yönetmenlik, dekor gibi elementler son derece kaliteli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunculuk nedendir bilmiyorum, bana biraz vasat geldi. Aşırı bir yapmacıklık sezinledim ki bunu daha önceki hiçbir Cem Yılmaz filminde hissetmemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senaryo "Vahşi Batı'ya Türkler gitse ne olurdu?" fikrinden çıktığı için çok çok büyük sürprizler beklemesin sizi. Bize ait espriler, durumlar Cem Yılmaz mizahı içinde Vahşi Batı'ya uyarlanmış. Eski Cem Yılmaz filmlerine ve kült filmlere göndermeler aynen devam ediyor. Cem Yılmaz esprilerini seven kitle için hazine gibi diyebiliriz. Ama Cem Yılmaz esprilerini sevmiyor anlamsız buluyor ve de gülmüyorsanız, çok sıkılabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim en çok hoşuma giden nokta geçişler oldu. Zekice düşünülmüş ara ve final sahnelerini beğendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetlersek Yahşi Batı Cem Yılmaz sinamatografisinde vasatın biraz üstünde bir seyirlik olarak kalacak. Bu tarz filmler yerine biraz daha Hokkabaz, Herşey Çok Güzel Olacak tarzı filmlere yönelmesini tercih ederim. Söyleyeceğim öyle yapsın bir dahakine, kerata seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6/10&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yahsibati.com/"&gt;&lt;br /&gt;Yahşi Batı Resmi Sitesi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4596040469912030242?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4596040469912030242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4596040469912030242' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4596040469912030242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4596040469912030242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/elestirel-yahsi-bat.html' title='Eleştirel - Yahşi Batı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0l659cetFI/AAAAAAAAAHc/z4w-F0-are4/s72-c/yah%C5%9Fi+bat%C4%B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-853503997588368707</id><published>2010-01-06T23:23:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.737+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Söyleşi-Football Manager'da Performansını Beğenmeyen Futbolcu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0UDhY48JjI/AAAAAAAAAHU/DRxa7M7D6uU/s1600-h/recep-ivedik-football-manager.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 224px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0UDhY48JjI/AAAAAAAAAHU/DRxa7M7D6uU/s320/recep-ivedik-football-manager.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423745198389470770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ufuk(U): Hoşgeldiniz Sayın Sağlak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilmi Sağlak(HS): Hoşbulduk gözüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Söyleşimize başlamadan önce lütfen biraz kendinizden bahsedin bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Bizim oralar hep tarlaydı eskiden. Bizim ora derken, bizim köy yani. Köyde zaten tarla olur di mi? Evet doğru. Öyle işte, tarlaydı eskiden bizim oralar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Anlıyorum. Peki futbola nasıl başladınız. Ondan bahsedelim. Okurlarımız heyecanla hayat hikayenizi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Şimdi bizim köyde bir açıklık vardı. Cemil, Hamza ve ben tezekten top yapar onunla futbol oynardık. Ben hep kaleye geçerdim. Çünkü çok gol atardım. Gol atan kaleye geçer ya, o bakımdan. Sonra bir gün şehre gittik babam Kınalı'yı satacaktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Kınalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Kınalı kuzumuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Anlıyorum. Sonra noldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Sattı. Bana da top aldı. Öyle başladım futbola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Peki bu Football Manager'da kendinizi beğenmeyip futbolu bıraktığınız doğru mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Evet doğru. Ben yıllardır golcüyüm, her attığım 90'a gider, bakıyorum adamlar 20 üzerinden 2 vermiş benim gol vuruşu yeteneğime. Babam bunun için satmadı Kınalı'yı! Madem bende yetenek yok, bırakırım ben bu futbolu dedim bıraktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Zaten 35 yaşına gelmişsiniz. Bugün olmasa, 2-3 sene içinde futbolu bırakmanız gerekmez miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Yok öyle birşey. Fenerbahçeli Uche hala Nijerya'da 1. lig'de oynuyor 42 yaşında. Roberto Carlos kaç yaşında? Onun da düşmüş ama özellikleri oyunda. Baktım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Football Manager bir oyun. Keşke bu kadar ciddiye almasaydınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Gençlere seslenmek istiyorum buradan.  "Bu adam pek gelişmez." diyen scout'lar var. Hepsinin amacı Türk gençlerinin önünü tıkamak! Kasıtlı bunlar. Beni futboldan soğuttular. Dış güçler, ah o dış güçler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: Çok teşekkürler Sayın Sağlak bize vakit ayırdığınız için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HS: Ben teşekkür ederim gözüm. Geçsene kaleye iki şut atak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U: ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini beğenmeyip, "Of ya çok güçsüz yapmışlar beni" diyen futbolcular vardır kesin di mi? :) Nasıl bir his acaba. :P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-853503997588368707?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/853503997588368707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=853503997588368707' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/853503997588368707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/853503997588368707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/soylesi-football-managerda-pesoylesi.html' title='Söyleşi-Football Manager&apos;da Performansını Beğenmeyen Futbolcu'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0UDhY48JjI/AAAAAAAAAHU/DRxa7M7D6uU/s72-c/recep-ivedik-football-manager.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4309792168552224601</id><published>2010-01-05T22:15:00.000+02:00</published><updated>2010-02-25T11:46:28.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel - Avatar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0OfqF-yaTI/AAAAAAAAAHA/8nGVtlTxckU/s1600-h/avatar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0OfqF-yaTI/AAAAAAAAAHA/8nGVtlTxckU/s320/avatar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423353921793059122" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"James Cameron'ın en sevdiğin filmi hangisi?" diye sorduğunuzda kadınlar Titanic, erkekler de Terminator 2 derler. Titanic 11, T-2 de 4 Oscar heykelciğini ceplerine indirmiş yapımlardır. Nereden bakarsanız bakın dünya sinema tarihi için kalite çıtasını hep yükseltmeye çalışmıştır James Cameron.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avatar, Cameron'un uzun yıllardır çekmek istediği ama teknolojinin biraz daha gelişmesini beklediği bir film. "George Lucas da Star Wars için bekleseydi o zaman." dediğinizi duyar gibiyim. Eh zaten Episode 1-2-3 pek de uzak tarihte çekilmedi sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avatar'ın bu kadar sansasyonal olmasının sebebi nokta büyük oranda teknolojiden ibaret. Evet ortada bir görsel şaheser var. AFM sinemalarında filmi Xpand 3d, Cinebonus'larda Real 3d olarak izleyebilirsiniz. Ben filmi AFM'de izledim ve gözlüklerden istediğim performansı alamadım. Bir çok yerde filmi Real 3d ile izlemenin daha iyi olduğu yazıldı, çizildi. Bu da bilinmesi gereken bir nokta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avatar günümüz teknolojisinin geldiği son noktayı gözümüze gözümüze sokarken, bizi tamamen fantastik bir dünyanın içinde gezdirmeyi de ihmal etmiyor. Günümüz dünyasının bir yansımasından ibaret Pandora gezegenindeki "doğayı keşfet, kaka insanlar, aşk-meşk" konulu sahneler filmin ana temasını oluşturuyor. Yani senaryo bakımından ortada pek bir cinlik yok. Titanic'te nasıl filmin sonunu başından biliyorsanız, Avatar'da da bir sonraki sahneyi tahmin etmek çok zor değil. Genel bir klişe yoğunluğu içindeki senaryonun içine serpiştirilmiş hoş detaylar var. Pandora gezegenini keşfetmek, tavşan deliğinin dibini araştırmaya benziyor. Doğanın, hayvanlarla olan bağı çok detaylı ve hoş.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0OkJtMRPAI/AAAAAAAAAHI/zmlx-_jlr_g/s1600-h/pocahontar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 312px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0OkJtMRPAI/AAAAAAAAAHI/zmlx-_jlr_g/s320/pocahontar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423358862941043714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncular filmin çekimleri sırasında dijital bir interaktivite çerçevesinde rollerini oynamaya çalıştıkları için oyunculuk vasatın üzerine çıkmış durumda. Yine de diyaloglardaki saçmalıklar ve anlamsızlıklar iyi bir sinema izleyicisi için sinir bozucu olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinema bir eğlence. James Cameron sinema sektörünü kendi oyun alanına çevirmenin yollarını çok iyi biliyor. Teknolojinin de imkanını kullanarak, gelecek için bize hoş işaretler veriyor. Herşeye rağmen şunu unutmamak lazım, iyi bir senaryo her zaman teknolojiyi döver...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.avatarmovie.com/"&gt;Avatar resmi sitesi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4309792168552224601?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4309792168552224601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4309792168552224601' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4309792168552224601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4309792168552224601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/elestirel-avatar.html' title='Eleştirel - Avatar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0OfqF-yaTI/AAAAAAAAAHA/8nGVtlTxckU/s72-c/avatar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1172218944551505502</id><published>2010-01-05T02:07:00.000+02:00</published><updated>2010-02-25T11:49:39.016+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KDe5KsbyI/AAAAAAAAAGw/72tkYcmFi_4/s1600-h/konfucyus.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 298px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KDe5KsbyI/AAAAAAAAAGw/72tkYcmFi_4/s320/konfucyus.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423041468072488738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsanları neden öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler.  KONFÜÇYÜS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Buraya wikipedia vs linki koyacaktım wiki çöküktü koyamadım, affola.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1172218944551505502?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1172218944551505502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1172218944551505502' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1172218944551505502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1172218944551505502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/bur-cumle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KDe5KsbyI/AAAAAAAAAGw/72tkYcmFi_4/s72-c/konfucyus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5315198699627446059</id><published>2010-01-05T01:53:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.738+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Thundercats</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KAW3OOkXI/AAAAAAAAAGo/e5eRM8lSo54/s1600-h/wallpaper-thundercats_1280x1024-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 256px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KAW3OOkXI/AAAAAAAAAGo/e5eRM8lSo54/s320/wallpaper-thundercats_1280x1024-1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423038031576600946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Küçükken az izlemedim bu kerataları... Zıplar hoplar böyle bilimum ninjalık yaparlar beni benden alır, rüyalarıma girerlerdi. Sonra büyüdüm unuttum onları. Eh haliyle dünyanın gerçekleri beni kopardı masal dünyamdan. Ne de mutluydum ben onlarla. Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kel olanda bir şeytan tüyü var ama bilgelikten mi yoksa kel olduğunu kapamak için zeki gibi mi görünüyor tam şey yapamadım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5315198699627446059?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5315198699627446059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5315198699627446059' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5315198699627446059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5315198699627446059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/thundercats.html' title='Thundercats'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0KAW3OOkXI/AAAAAAAAAGo/e5eRM8lSo54/s72-c/wallpaper-thundercats_1280x1024-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-125591543355100998</id><published>2010-01-04T17:46:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.739+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Çok Zaman Geçti Be Blog!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0IOFd2VNXI/AAAAAAAAAGg/hv2HnG5AezE/s1600-h/b.caydanlik2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 266px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0IOFd2VNXI/AAAAAAAAAGg/hv2HnG5AezE/s320/b.caydanlik2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422912388382143858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır blogum ile ilgilenemediğimi farkettim. Küsmüş bana, ilgisizlikten. Eskiden buraları tarlaydı böyle uçsuz bucaksız, ya ya. Boş vakit çok olunca doldururum yine buraları üzüm bağları, portakal ağaçları ile. Beni bekleyin anacım, çay suyu koyup geliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-125591543355100998?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/125591543355100998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=125591543355100998' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/125591543355100998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/125591543355100998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2010/01/cok-zaman-gecti-be-blog.html' title='Çok Zaman Geçti Be Blog!'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/S0IOFd2VNXI/AAAAAAAAAGg/hv2HnG5AezE/s72-c/b.caydanlik2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-423176281200212735</id><published>2009-09-30T16:37:00.001+03:00</published><updated>2010-03-07T11:53:12.739+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Girl Effect</title><content type='html'>Türkiye'de de bu tarz kampanyalara önem verilmeli. Horizon İnteraktif Ödülleri'nde En İyi Sosyal Yardımlaşma Sitesi Ödülü alan  çok yerinde bir kampanya. Metin yazarlığı ve fon müziği çok çok iyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.girleffect.org/"&gt;Girl Effect&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-423176281200212735?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/423176281200212735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=423176281200212735' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/423176281200212735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/423176281200212735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/09/girl-effect.html' title='Girl Effect'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7627015949377038826</id><published>2009-09-05T14:01:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:54:35.388+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Ben Kimim?</title><content type='html'>İsim Ufuk Yasin Yurtbil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaat Mühendisliği okumuş, bir de yanında Kıyı ve Liman Mühendisi olmasına az buçuk kalmış, mühendislik eğitimi almış aklı bir karış havada bir yazarcık...&lt;br /&gt;Hem yazar, hem mühendis...&lt;br /&gt;İkisi de...&lt;br /&gt;Ayrı ayrı değil...&lt;br /&gt;İkisi birden...&lt;br /&gt;Kendince anlatmak istediği şeyler var...&lt;br /&gt;Gerçek mi? Hayal mi? Düş mü?&lt;br /&gt;Bilemiyorum...&lt;br /&gt;Düşlerden gerçeğe...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7627015949377038826?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7627015949377038826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7627015949377038826' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7627015949377038826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7627015949377038826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/09/ben-kimim.html' title='Ben Kimim?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4890501844235614287</id><published>2009-08-09T09:10:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:55:09.029+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Maket Uçak</title><content type='html'>Küçük çocuk yerinde duramıyordu. Çok heyecanlı olduğu her halinden belliydi. Nasıl heyecanlı olmasın belki de hayatında ilk defa uçağa binecekti. Üzerinde renkli renkli ayıcıklar olan bir t-shirt giymişti. Kafasına da koyu yeşil bir balıkçı şapkası  takmıştı. Ayağında lastik ayakkabıları ile annesinin yanında oturmuş ayaklarını sallıyordu. Sıkılmaya başladığını anlamıştım. Oğlunun sıkılmaya başladığını anlayan annesi çantasının içinden bir şeyler çıkarmak için eğildi. Muhtemelen oğluna oyuncak arıyordu.&lt;br /&gt;  Çok narin yüzlü bir kadındı çocuğun annesi. Yeşil gözlerinin de etkisiyle masum bir güzelliği vardı. 30’lu yaşlarının ortalarında gösteriyordu. İstem dışı yüzük parmağına kaydı gözüm. Parmağında yüzük göremeyince demek ki eşinden ayrılmış diye düşündüm. Hangi sebeple ayrılmış olabileceklerini  düşündüm kısa bir an için. Sonra vazgeçtim sorgulamaktan. Son zamanlarda bu tarz empatiler kurmaya çalışmaktan sıkılmaya başlamıştım.&lt;br /&gt;Ben kendi kendime kadının neden kocasından ayrılmış olabileceğini düşünürken ufaklık oturduğu koltuktan ani bir hareketle kalktı ve koşmaya başladı. Çantasında oyuncak arayan annesi oğluna seslendi hemen: Oğlum yavaş! Ama küçük bey annesini hiç dinlemeden koşmaya devam etti. Muzurca bir gülümsemeyle koşuyordu. O koşarken uçaklarının kalkmasını bekleyen yolcular ona bakarak gülümsemeye başladı. Ufak bir çocuğun gülümseyerek koşmasının etrafında nasıl bir pozitif enerji yarattığını görmek çok hoştu. Etrafının ilgisini toplamış olduğunu anlayınca şımarmaya başladı hemen. Herkesin “Aman da aman ne kadar tatlı şeysin sen öyle” vb. sözleri annesinin de yüzünün gülmesine sebep oldu. Çocuk gerçekten çok tatlıydı. Koşarken düşmesin diye şapkasını da tutmaya çalışıyordu ve bundan dolayı dengesini sağlamakta zorlanıyor paytak paytak koşuyordu.&lt;br /&gt;Koşarken annesine bakmak için arkasını döndü ama tam o sırada, bavullarıyla iyi giyinimli orta yaşlı bir adam çocuğun önünden geçiyordu. İkisi de birbirlerini göremediler ve çarpıştılar. Ufak çocuk yere düşmüştü. O an onu izleyen birkaç kişi çocuğa yardım etmek için koşmuştu. Ben de eşyalarımı oturduğum yerde bırakarak koşmaya başlamıştım. Bu sevimli çocuğa birşey olmasını istemiyordum. En önden de çocuğun annesi koşuyordu korku içinde bağırarak: Doruk, oğlum!&lt;br /&gt;Çocuğun yanına vardığımızda hiçbirşeyi olmadığını görmek bizi çok sevindirmişti. Yaramaz çocuk muzur muzur çarpıştığı adama bakıyordu yattığı yerde. Annesinin kucağına almasıyla hepimiz derin bir soluk almıştık. Çarpıştığı adam çocuktan ve annesinden özür dilerken insanlar da oturdukları koltuklarına  geri dönmeye başlamıştı. Ben hala çocuğun, annesinin ve çarpıştığı adamın yanındaydım.&lt;br /&gt;“İyisiniz değil mi?” diye sordum çocuğun annesine. “Evet evet her şey yolunda teşekkürler ilginiz için” diye cevap verdi bana.&lt;br /&gt;Bu sırada orta yaşlı adam bavulundan bir uçak maketi çıkardı ve çocuğa doğru uzattı. Bu orta büyüklükte bir Türk Hava Yolları uçağı maketiydi. Çocuk bundan o kadar mutlu olmuştu ki havalara zıplamaya başladı. Annesinin bu durumda gözü dolmuştu. Yutkunarak konuşarak şunları söyledi: “.Çok teşekkür ederim size. Eşimi 1 sene önce kaybettim. Oğlum babasına hayrandı. Eşim de uçakları çok severdi. Oğluna sürekli oyuncak uçaklar alırdı. En sevdiği uçağını evde unutmuşuz havalimanına gelmeden önce. Sizin verdiğiniz uçağa da çok benziyordu.”&lt;br /&gt;Çok duygulanmıştım. Orta yaşlı adam da aynı şekilde duygulanmıştı. Birbirlerine veda ederek ayrıldılar. Ben ise olduğum yere çakılı kalmıştım.Bir sevinçten zıplayan çocuğa, bir annesine bir de giden adama bakıyordum. O ufak çocuğun bir gün büyüyüp bu çarpıştığı adam ile aynı mesleği yapacak olacağını nereden bilebilirdim. Ufak çocuk ileride çok başarılı bir uçak pilotu olacaktı…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4890501844235614287?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4890501844235614287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4890501844235614287' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4890501844235614287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4890501844235614287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/08/maket-ucak.html' title='Maket Uçak'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2979215077802294166</id><published>2009-06-25T22:45:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:54:47.588+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>THY Konkur</title><content type='html'>Belki haberiniz vardır belki yoktur, Türk Hava Yolları dijital ajansını seçmek için bir yarışma(konkur) düzenledi. Seçilen belli başlı dijital ajanslara çeşitli sosyal ağlarda(blogspot, facebook, twitter vb.) saklanmış ipuçlarını izleyerek Türk Hava Yolları'nın beklentilerini belirten powerpoint dosyasına internet üzerinden ulaşmaları ve bu doğrulta projelelerini Türk Hava Yolları'na sunmaları söylendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ajanslar ipuçlarını takip ederek briefing'e ulaştılar ve çalışmalar başladı. Çok başarılı bir ajans seçme yöntemi öyle değil mi? Türk Hava Yolları farkında olmadan Türkiye'deki reklam ajanslarının bundan sonraki yaşamlarını kökten değiştirmiş olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Konkur ile ilgili detayları ve olan bitenleri Voden Dijital Ajansı'nın &lt;a href="http://www.thykonkur.com"&gt;www.thykonkur.com&lt;/a&gt; adresinden takip edebilirsiniz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2979215077802294166?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2979215077802294166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2979215077802294166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2979215077802294166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2979215077802294166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/06/thy-konkur.html' title='THY Konkur'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-643630489827976886</id><published>2009-06-21T17:38:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:55:16.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Son Durum</title><content type='html'>Bu aralar sinema eleştirilerine biraz ağırlık verdiğimi görüyorum. Doğruyu söylemek gerekirse blog ile ilgili gelmek istediğim seviyenin çok gerisindeyim. Hikayelerin ve sinema eleştirilerinin sayısını arttırmak ve köşe yazısı denemelerini yoğunlaştırmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır kafamda dönen tilkiler artık gün yüzüne çıkmaya başladı. Yapmak istediğim ne çok şey olduğunu gördükçe kendime haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Hiç kimse bu kadar farklı dallarda işlere el atamaz. Nedir yapmak istediklerim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bir inşaat mühendisi olduğumdan dolayı mesleğimde ilerlemek. Aynı zamanda devam eden yüksek lisans programımın sonuçlanmasıylaa elde edeceğim Kıyı ve Liman Mühendisliği ünvanı  ile bu konuda tecrübe kazanmak, yol katetmek. Bu iki yolda da gelmek istediğim noktaya ulaşmam son derece mümkün. Sıkı çalışmak ve biraz fedakarlık bu yollarda başarılı olmamı sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yazmak. Sadece yazmak. Hikaye olur, eleştiri olur, denemeler olur, hatta roman olur. Sadece yazmak. Düşüncelerimi kağıda dökmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Okumak. Okuyabildiğim kadar çok şey okumak. Dünyada varolan türlü türlü şeyden az çok anlamak. Bilgi hazinesi ile dolmak. Evet bunu istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Öğrenmek. Mesela dil öğrenmek. Kafayı fransızca ile bozdum bu aralar. İnternetten ne bulursam indiriyorum. Lise yıllarından kalmış az buçuk fransızca temelimin üzerindeki tozları silkeleyip gün yüzüne çıkarma amacındayım. Bilmediğim, anlamadığım bilgisayar programlarını iyice geliştirmek. MS Project bilgimi daha yükseğe çekmek, Photoshop öğrenmek, C#'ı geliştirmek, AutoCAD konusunda uzmanlaşmak. Şimdilik öğrenmek istediğim şeyleri oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gezmek. Farklı farklı yerlere gitmek. Türlü türlü insanla tanışıp dünyanın sadece kendi etrafımda olup bitenlerden oluşmadığını görmek. Atlas dergisinin bu ay verdiği Tatil Atlası ile başka başka yerlere gidiyorum sürekli... Ah ne hoş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Mutlu Yaşam. Daha önceleri mutlu yaşamak ile ilgili yapılması gerekenleri blog'da yayınlamıştım. Sanırım açıp tekrardan onları kurcalama vaktim geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılması gereken ne çok şey var... Bir yerden başlamak gerekiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-643630489827976886?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/643630489827976886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=643630489827976886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/643630489827976886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/643630489827976886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/06/son-durum.html' title='Son Durum'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-659561356802611967</id><published>2009-06-08T20:39:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:46:28.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel-Terminator Salvation</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Si1NrSuvhII/AAAAAAAAAFg/3ltOnBMem28/s1600-h/MV5BODE1MTM1MzA2NF5BMl5BanBnXkFtZTcwODQ5MTA2Mg%40%40._V1._SX296_SY400_.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 237px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Si1NrSuvhII/AAAAAAAAAFg/3ltOnBMem28/s320/MV5BODE1MTM1MzA2NF5BMl5BanBnXkFtZTcwODQ5MTA2Mg%40%40._V1._SX296_SY400_.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345013738916250754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Terminator 1 ve özellikle Terminator 2, James Cameron'ın&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt; muhteşem yönetmenliği ve senaryosu ile kült film olmaya hak kazanmış yapımlardır. Terminator 3 bol aksiyonlu, Arnold soslu bir Terminator'un etinden sütünden yararlanma projesi olarak vasatın üstüne çıkamamıştır. Terminator Salvation'un ilk teaser'larını izlediğimde Christian Bale'ın John Connor rolü için çok iyi bir seçim olduğunu düşünmüştüm. Teaser'lar görselliği yüksek ve kaliteli bir yapımın habercisiydi. Fragmanlar da heyecanımı arttırmış beklentim yükselmişti. Bu sefer olacaktı, iyi bir Terminator devam filmi izleyecebilecektim ama filmi izlememle birlikte hevesim kursağımda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminator Salvation bol aksiyonlu, senaryosuz, oyuncusuz, müziksiz zayıf bir Terminator filmi. Yapımın Terminator serisinin bir parçası olduğu fikrinden kendimizi sıyırırsak da ortalamanın biraz üstü bir bilimkurgu filmi olduğunu söyleyebiliriz. Ama benim beklentilerim kesinlikle karşılanamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Christion Bale kendini hala Dark Knight filminin setinde sanıyor olmalı.  Film boyunca kısık sesle konuşmaları, hareketsiz yüzü ve donuk bakışları ile kostümünü evde unutmuş Batman izlenimi uyandırdı bende. Oyunculuğunu her zaman sevdiğim Bale'ın bu durumu acaba rolü isteksizce mi kabul etti sorusunu akıllara getirebilir. Ayrıca filmin çekimleri sırasında görüntü yönetmeni ile tartışmaları da basına yansımıştı. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sam Worthington ise filmin yükselen yıldızı diyebiliriz. Film boyunca seyirciye en yakın karakter olarak karşımıza çıkıyor. Gelecek yıllarda onu daha çok izleme fırsatı bulabileceğimizi düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;McG, Charlie's Angels ile ne kadar başarılı(!!) bir yönetmen olduğunu hepimize göstermişti. Terminator Salvation'da senaryonun zayıflığı iyi bir yönetmenlikle belki  kapatılabilirdi ama ne yazık ki bu pek gerçekleşememiş. Senaryo o kadar basit ve klişe dolu ki film arası olduğunda filmin sonunu birçok detayına kadar tahmin etmek mümkün. (Ben yaptım, siz de yapın) Bunun yanına kötü oyunculuk ve kötü yönetmenliği ekleyince ortaya Altın Ahududu'ya aday olacak kadar olmasa da kötü bir yapım çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görsel efektler X-Men Origins: Wolverine seviyesinde(ya da seviyesizliğinde) değildi ama çok da iyi olduğunu söyleyemeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin senaryosundaki bazı noktaların Matrix serisi ile birçok benzerlikler taşıyor olması acaba "Hollywood filmlerinde senaryo yazma programı" (aka. Senaryomatik) gibi bir bilgisayar programı mı var diye düşünmeme sebep oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanda bir Star Trek keyfi yaşamış bünyem yeni bir bilimkurgu filmi izlerken ister istemez çıtayı yükseğe çekmiş durumda. Bundan ilk gazabını alan da Terminator  oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-I'll be back!&lt;br /&gt;-Please don't!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çift sözüm de Maltepe Carrefour AFM yetkililerine; Filmin başlangıç saatinden itibaren 15 dakika reklam verdikten sonra sadece bir adet film fragmanı gösterip filmi başlatmak, film arasında yine 10 dakika reklam verip bir fragman daha göstermek gibi uygulamaları devam ettirdiğiniz sürece çok izleyici kaybedersiniz benden söylemesi. Evet sinema televizyondan farklıdır. Eğer sinemaya gidiyorsanız reklam izlemek zorundasınız kanal değiştirme şansınız yok. Ama bu da 15 dakika aralıksız reklam verebilirsiniz demek değildir sayın yetkililer...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-659561356802611967?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/659561356802611967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=659561356802611967' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/659561356802611967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/659561356802611967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/06/elestirel-terminator-salvation.html' title='Eleştirel-Terminator Salvation'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Si1NrSuvhII/AAAAAAAAAFg/3ltOnBMem28/s72-c/MV5BODE1MTM1MzA2NF5BMl5BanBnXkFtZTcwODQ5MTA2Mg%40%40._V1._SX296_SY400_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3104113543699849628</id><published>2009-05-23T11:34:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:49:39.016+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Hayatımızı etrafımızdaki insanların dediklerini yapmaya çalışarak geçirirsek, o yaşadığımız kendi hayatımız olmaz, başkalarının bizim yaşamamızı istediği hayat olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3104113543699849628?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3104113543699849628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3104113543699849628' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3104113543699849628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3104113543699849628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/05/tek-cumle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6092362847110582697</id><published>2009-05-11T09:36:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:46:28.471+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel- Star Trek</title><content type='html'>&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgfMDqMJEuI/AAAAAAAAAFY/qQnISy3iWKI/s1600-h/star_trek_mirror_images.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 280px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgfMDqMJEuI/AAAAAAAAAFY/qQnISy3iWKI/s320/star_trek_mirror_images.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334456646880531170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben bir Star Trek manyağı değilim. Karakterleri ve hikayeyi az çok biliyorum ama Star Trek'e kesinlikle hakim değilim. O yüzden ciddi Star Trek hayranlarını çok da doyuracak bir yazı yazamayacağım. Sade vatandaş gözüyle filmi izlemenin tatlı huzuruyla bu eleştirel'i yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.J. Abrams (Lost, Fringe, Alias gibi dizilerin yapımcısı ve yaratıcısı) Lost ile o kadar büyük bir üne kavuştu ki insanlar onun bir sonraki adımının ne olacağını merak etmeye ve heyecan duymaya başladı. Yaratıcı fikirler üretip, alışılmışın dışına çıkmaya çalışan birisi J.J Abrams.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Star Trek filmi çoook tipik bir J.J. Abrams çalışması. Lost ve Fringe izleyenler müziklerinden tutun, esprileriyle, replikleriyle uzayda geçen bir Lost bölümü izler gibi hissedebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.J. Abrams çalışmalarında birçok duyguyu bize yükler. Hiçbir karakter tek taraflı değildir. Star Trek ile bize bu durumu birkez daha gösteriyor. Spock bile film içinde twist'lere sebep olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Star Trek, daha önceki film ve dizilerde görmeye alıştığımız kahramanların gençlik yıllarına ve Atılgan güvertesine çıkma maceralarını anlatıyor. Aksiyon, Drama, Komedi, Bilimkurgu, Gerilim tek başına bir film oluşturabilecek hususlar filmin içine çok iyi bir şekilde dağıtılmış. Bu da film boyunca asla sıkılmamanızı ve filmin hemen her tür film izleyicisine hitap etmesini sağlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin oyuncu kadrosu da son derece kaliteli isimlerden oluşuyor. Chris Pine, kaptan Kirk rolünde çok başarılı bir performans gösteriyor. Heroes'un Syler'ı Zachary Quinto Spock rolü ile Syler'ı geride bırakacak kadar iyi bir görüntü çizmiş. Eric Bana,  Karl Urban, Simon Pegg, Zoe Saldana diğer rolleri paylaşmış. Hepsi de vasatın üstünde bir oyunculuk sergileyip karakterlerini perdeye taşımışlar. Oyunculuk anlamında hem casting hem de performans son derece başarılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görsel efektler, makyajlar gayet iyi. Özellikle filmin başlarındaki bar sahnesinde Uhura ve Kirk arasındaki canavarı görünce gülmekten kırılacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi ben Star Trek evreninden pek anlamam. Filmin özüne ne kadar sadık kaldığını ne yazık ki pek bilemiyorum. Yine de ilk filmlere bazı göndermeler yapılmış olduğunu görmek son derece hoştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atılgan'ın güvertesi çizgi filmden fırlamış gibiydi. Belki eleştirilebilecek bir konu bu olabilir. Filmin senaryosuna yedirilen zamanda yolculuk kavramı J.J. Abrams'ın projelerinde görmeye alıştığımız bir durum ama sinema salonunda 2 saatlik bir filmde pat diye bütün olayı çözmek çok da kolay olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Star Trek çok iyi projelendirilmiş bir bilimkurgu filmi olarak karşımıza çıkıyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. J.J.Abrams'ın bu seriyi devam ettirmesini umuyorum ve heyecanla Lost'un tamamlanıp Kara Kule filminin çalışmalarının başlamasını bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;James T. Kirk out!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.startrek.com/startrek/view/index.html"&gt;Star Trek resmi web sitesi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0796366/"&gt;Star Trek IMDB&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6092362847110582697?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6092362847110582697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6092362847110582697' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6092362847110582697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6092362847110582697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/05/elestirel-star-trek.html' title='Eleştirel- Star Trek'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgfMDqMJEuI/AAAAAAAAAFY/qQnISy3iWKI/s72-c/star_trek_mirror_images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8104272140982116259</id><published>2009-05-09T09:28:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:55:09.029+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Düşünsel-Lost ve Kara Kule arasındaki benzerlikler</title><content type='html'>&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgUi0b-khJI/AAAAAAAAAFI/iobkmaRsXjA/s1600-h/lost.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgUi0b-khJI/AAAAAAAAAFI/iobkmaRsXjA/s320/lost.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333707617948959890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Lost diye bir dizi var izlediniz mi? Tabi ki böyle saçma bir soru sormayacağım. Lost bugün öyle bir noktaya geldi ki popüler kültürün değişmez bir ikonu olarak gösteriliyor. Arkadaş grubu arasında lost muhabbeti açılınca diziyi izlememiş olanlar "Aaaa nasıl izlemezsin ya hiç yakıştıramadım sana. Hemen başla izlemeye" gibi tepkilerle karşılaşabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturup Lost şöyle bir dizi böyle bir dizi diye anlatmak istemiyorum. İzlemiş ya da izlememiş olan herkesin aşağı yukarı dizi hakkında bilgisi var. Bu DüşünSel'de dizi ile ilgili kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Birçok forumda ve internet sitesinde hararetli dönen tartışmalara kendi yorumumu katmak amacındayım. Eğer Lost'a yeni başlamış veya ortalarında iseniz bu yazıyı okurken spoiler içeriği ile karşılaşabileceğinizi söylemeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-Buradan sonrası Lost ile ilgili spoiler içerir-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının buradan sonraki kısmı 5. sezon 15. bölüm'e kadar olan bölümler ve dizinin geleceği ile ilgili spoiler'lar içerir. Okumak tamamen sizin kararınızdır. Sorumluluk kabul etmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizinin bütün temelinin Jack olduğunu düşünüyorum. Yazar kadrosu, Lost ile ilgili kafamızdaki soruların %70'inin dizinin ilk plot bölümünde cevaplandığı ama henüz bunu bilmediğimizi söylüyorlar. Bu da benim, Jack bu dizinin asıl kahramanı tezimi doğrular nitelikte çünkü dizinin plot bölümü Jack'in kahramancılık oynamasından ibaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lost tamamen bir paralel evren ve zaman yolculuğu dizisi. Dizi ilk başlarda gerçekçilikten çıkmayacak gibi görünse de Lost'un bir bilimkurgu dizisi olduğu bize çaktırılmadan yedirildi ve biz de bunu kabul ettik. (Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık) Paralel evren ve zamanda yolculuk gibi kavramların bu kadar ustaca kullanıldığı bir roman var. Hatta şu aralar (Ne kadar ilginçtir ki!) J.J. Abrams (Lost'un yapımcısı ve yaratıcısı) bu romanın film haklarını satın aldı. Bu roman Stephan King'in "My masterpiece" dediği 7 kitaplık Kara Kule (The Dark Tower) serisinden başkası değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-Buradan sonrası Kara Kule ile ilgili spoiler içerir-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca Kara Kule'yi anlatmak gerekirse, post nükleer bir dünyada yaşayan son silahşör olan Roland'ın hayatla ilgili tüm sorularının cevaplarının olduğuna inandığı Kara Kule'yi arayış macerası. Hikaye paralel evrenler, zamanda yolculuk gibi kavramları çok enteresan bir dilde anlatır ve 7. kitabın sonunda sizi çoook büyük bir sürpriz bekler. Anlatmak istediğim nokta Kara Kule'nin sonunu da içerdiği için Kara Kule'yi okumamış olanları yazının buradan sonrası için tekrardan uyarmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgUpgKAc6YI/AAAAAAAAAFQ/8Dfig1FFA-0/s1600-h/Stephen_King_Dark_Tower_Book_1_Gunslinger_unabridged_compact_discs.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 290px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgUpgKAc6YI/AAAAAAAAAFQ/8Dfig1FFA-0/s320/Stephen_King_Dark_Tower_Book_1_Gunslinger_unabridged_compact_discs.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333714966109022594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kara Kule'nin Roland'ı her ne kadar karakter olarak çok benzemese de Lost'taki Jack ile birçok açıdan benzerlikler gösterir. İkisi de kadınlar konusunda şanssızdır. İkisi de hayatlarından mutlu değildir. Kendilerine sordukları cevaplanamaz birçok soruları vardır. Mesleklerinde çok başarılıdırlar. Akraba ilişkileri pek de iç açıcı değildir. Sorularına cevap bulmak için etraflarındaki insanları feda edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Benim tezim şudur ki; Jack aslında Roland'ın ta kendisi ve Lost adası da Kara Kule'den başka bir yer değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.J Abrams Lost bitmeden Kara Kule ilgili bir çalışma içine girmeyeceklerini söyledi. Lost ile Kara Kule bu kadar benzerlikler taşırken Lost biter bitmez Kara Kule serisinin filmi ya da dizisi için uğraşma kararı alınması sizce de ilginç değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir diğer tezim de şudur ki; Jack bu yaşadıklarını daha önceden de yaşamıştı. Yani 5 sezondur gördüğümüz şeyleri Jack daha önceden de birebir aynen yaşamıştı. Aynı Roland gibi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu destekleyen şeyler; Pilot bölümdeki Jack'in herşeyi harika bir şekilde kontrol etmesi ve herkesin onu kahraman bir lider gibi görmesi ve buna atıflarda bulunması, adaya sürekli dönmek istemesi, kader beni oraya yönlendiriyor tarzı cümleleri, ada dışında iken son derece mutsuz olması ve adanın ona vereceği herşeyi koşulsuz kabul etmesi. Aynı Roland'ın Kara Kule'yi arayış macerası gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söylemek istediğim şey ise dizinin son sahnesi ile ilgili; Dizinin son sahnesi dizinin açılış sahnesi ile aynı olacak. Jack yere uzanmış olan biteni anlamaya çalışıyor. Çünkü kader bir çemberdir ve sürekli döner, döner ve döner...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8104272140982116259?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8104272140982116259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8104272140982116259' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8104272140982116259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8104272140982116259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/05/dusunsel-lost-ve-kara-kule-arasndaki.html' title='Düşünsel-Lost ve Kara Kule arasındaki benzerlikler'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SgUi0b-khJI/AAAAAAAAAFI/iobkmaRsXjA/s72-c/lost.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8436021756325212870</id><published>2009-05-04T21:36:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:46:28.471+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel- X-Men Origins: Wolverine</title><content type='html'>&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sf82-pr-ZgI/AAAAAAAAAFA/FcK9pXknXpM/s1600-h/X-Men-Origins-1774.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sf82-pr-ZgI/AAAAAAAAAFA/FcK9pXknXpM/s320/X-Men-Origins-1774.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332040933800044034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benim için X-Men deyince akar sular durur. Çocukluğumdan beri çizgi romanlarıyla, sinema filmleriyle,  çizgi filmleriyle, bilgisayar oyunlarıyla X-Men hayatımın büyük bir parçasını kaplamıştır. Bu eleştirel'i yazarken her ne kadar düz bir sinema izleyicisi gözüyle değerlendirmeye çalışsam da içimdeki çocuk sürekli beni uyardı. Bir X-Men filminden beklentilerim olduğunu bana hatırlattı. Beyazperdede görmek istediğim şeyleri bana anlattı. Peki beklentilerim karşılandı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X-Men Origins: Wolverine, adından da anlaşılabileceği gibi X-Men'lerin en sevilen karakteri olan Wolverine'in bugünkü noktaya nasıl geldiğini anlatıyor. Bu hikaye size de tanıdık geldi mi? (Bkz. Star Wars serisi) Hollywood bunu yapmayı çok seviyor. Bugünlerde en çok seyredilen  televizyon dizisi olan Lost'un hemen her bölümünün flashback dolu olmasının altında bazı gerçekler aramalıyız. Geçmişi kurcalamak insanoğlunun doğasında var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.60'lık Wolverine karakterini ilk üç X-Men filminde olduğu gibi 1.83'lük Hugh Jackman beyaz perdeye taşıyor. Gözümüz artık ona alıştığı için hiçbir yadırgama hissetmiyoruz. Harry Potter karakteri Daniel Radcliffe'e nasıl yapıştıysa Wolverine de Hugh Jackman'a öyle yapıştı. Başkası oynasa kem küm ederdik. Film boyunca Hugh Jackman da Wolverine karakterinin hakkını veriyor ve iyi bir oyunculuk sergiliyor. Ama ne yazık ki onun bu iyi performansı X-Men Origins: Wolverine filminin vasatın çok altında bir film olmasını engellemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıya iliştirdiğim fotoğrafa bakıp Wolverine dışındaki karakterler kim diye sorsam kaçınız cevap verebilir? X-Men'le haşır neşir olduğunu iddia eden ben bile çok zorlanarak 1-2 tanesini tanıyabildim. Yan karakterler bu fotoğrafta nasıl tanınmaz halde ise, bütün film boyunca da aynı şekilde hep arka planda yokları oynamışlar. Wolverine'in kardeşi ve ebedi düşmanı Sabretooth filmde en öne çıkan yan karakter olmasına karşın kendisine bir türlü ısınamadım. Umduğum, beklediğim Sabretooth bu değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin yönetmenliği tam bir felaket.  Gavin Hood ne yazık ki filmin altından kalkamamış. Bazı sahneler o kadar boş ki kendinizi sahnelere ses, efekt, müzik gibi eklemeler yaparken bulabilirsiniz. Görsel efektlerin hiçbir tutarlılığı yok. Wolverine ve Sabretooth pençeleri ve tırnakları son derece yapmacık. Filmin büyük bölümünün stüdyoda green box (yeşil perde) önünde çekildiği çok rahat anlaşılıyor ve göze batıyor. (Meydan savaşlarını bile stüdyoda çekmişler) Buna karşın patlama ve kovalamaca sahnelerinin görsel efektleri son derece başarılı. Müzikler etkileyicilikten çok uzak. Senaryonun zayıflığı da zaten filmin 15. dakikasında of pof çekmenize sebep oluyor. Yani filmin eksileri saymakla bitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X-Men Origins: Wolverine benim için tam bir hayalkırıklığı oldu.  Wolverine'in hayatının önceki evrelerini anlatan bu film zamansal olarak kendinden sonra gelen üç filmin de kalitesine ulaşamıyor. En sevdiğim karakterlerden olan Gambit'i görmüş olmam bile bu filmi kurtarmıyor. (Gambit'i de beğenmediğimi belirteyim.) Mümkünse bundan sonra gelecek X-Men Origins serilerini başka bir yönetmen ve senarist grubu çeksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son eklemek istediğim şey; Iron Man gibi harika bir iş çıkarmış olan Marvel Studios'un bu filmde neden görev almadığını buradan yetkililere sormak istiyorum. Sordum gitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0458525/"&gt; X-Men Origins: Wolverine&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8436021756325212870?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8436021756325212870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8436021756325212870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8436021756325212870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8436021756325212870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/05/elestirel-x-men-origins-wolverine.html' title='Eleştirel- X-Men Origins: Wolverine'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sf82-pr-ZgI/AAAAAAAAAFA/FcK9pXknXpM/s72-c/X-Men-Origins-1774.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-117407697101103333</id><published>2009-04-30T11:54:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:55:26.553+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Aya Yorgi ve İnançlarımız</title><content type='html'>&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SflqXjkNF_I/AAAAAAAAAE4/BUdYSAGxe7o/s1600-h/DSCN6464.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SflqXjkNF_I/AAAAAAAAAE4/BUdYSAGxe7o/s320/DSCN6464.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330408586886322162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her yılın Nisan ayının 23. günü Büyükada'da bir hareketlilik gözlenir. Bunun nedeni insanların adanın tepesindeki Aya Yorgi Kilisesi'ne gidip dilek dilemeleridir. 23 Nisan'da Aya Yorgi'ye çıkıp mum yakan ve dilek dileyen herkesin dileklerinin kabul olduğuna inanılır. Adaya ayak bastığınızda ve Aya Yorgi'ye doğru ilerlediğinizde daha önceden kiliseye gidip dilek dileyen ve dileklerinin kabul olduğunu söyleyen insanlarla karşılaşırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanışa göre: Kiliseye çıkan 300-400 metrelik patikaya geldiğinizde elinizdeki makaraya sarılı ipi kiliseye çıkana kadar makaradan boşaltırsınız. Tabi bu durumda bütün patika ipliklerle dolup taşar çünkü herkes bu ritüeli tekrarlar. Bu hareketin yapılmasındaki amaç sıkıntılardan, dertlerden kurtulmaktır. Kiliseye vardığınızda dilekleriniz kadar mum alır ve kiliseye gönlünüzden ne koparsa bırakırsınız. Mumları yakar, dileklerinizi dilersiniz. İsterseniz ufak bir kağıda dileklerinizi yazarak kilisede bulunan dilek kutusuna atarsınız. Kiliseyi ufaktan turlar içinizden dua edersiniz. Arada sırada insanların kiliseye değerli eşyalarını bıraktıklarına şahit olursunuz. Ziyaretiniz bittikten sonra eğer dilekleriniz kabul olursa, bir sene sonra Büyükada'ya tekrar uğrar, Aya Yorgi Kilisesi'nin patika yokuşunu çıplak ayak çıkar ve etrafta gördüğünz herkese ikramlar yaparsınız. ( Genelde bu ikramlar kesme şeker ve türevleri şeklindedir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu inanışa sahip o kadar çok insan olduğunu görmek sizi ilk başta şaşırtır. Özellikle dileklerinin kabul olduğunu söyleyen çok sayıda insan görmeniz sizin de dilek dilemeniz için sizi etkiler. Milli Piyango'nun "Ya Çıkarsa?" diye alınması gibi bir histir bu. Müslümanlar için Hz. İsa'nın bir peygamber ve Hristiyanlığın da Allah tarafından indirilen bir din olduğu düşünülürse burada dua etmenizde ve dilek dilemenizde hiç bir sakınca yoktur. Caizdir :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SflpE3ysn5I/AAAAAAAAAEw/Ats6ae10qMw/s1600-h/DSCN6474.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SflpE3ysn5I/AAAAAAAAAEw/Ats6ae10qMw/s320/DSCN6474.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330407166386675602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kiliseye çıkan patikada birçok kişi ufak incik boncuklara anlamlar yükleyerek, kilise ziyaretinizde bu incik boncukları taşımanız halinde o dileğinizin gerçekleşeceğini söyler. Araba şeklinde ufak bir demir parçası araba istediğinizi belirtir. Bebek şeklinde bir takı çocuk isteğinizi belirtir. Bu takı ve boncukları birisi adına alıp kiliseye ziyaret eder ve o kişiye hediye olarak verebilirsiniz. Aslında bakarsanız güzel bir hediye. Bu patika boyunca insanların bu tarz şeylere ne kadar da ilgili olduğunu göreceksiniz çünkü boncuklar kapış kapış satılmakta. Evlenmek isteyene, boşanmak isteyene, ev isteyene, araba isteyene, herkese göre bir boncuk mevcut. Kızların başlarını süsleyen papatyadan taçlar da son derece güzel bir görüntü oluşturuyor. Ortam içerisinde herkesin amacı dilek dilemek olduğu için hemen herkesten bir pozitif enerji alıyorsunuz. Bu da yorucu gezinin en güzel taraflarından birisi. Evet kilise ziyareti gerçekten yorucu ama bir o kadar da keyifli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ilginç bulduğum bir nokta ise, buraya dua etmeye gelen insanların çok büyük bölümünün dua etmek ve dilek dilemek için camii'lere gitmeyi hiç düşünmüyor oluşu. İlk Aya Yorgi ziyaretimde dilediğim dileğimin gerçekleştiğine şahit oldum. Ama camii'ye gidip dilediğim dileklerimin de gerçekleştiğine şahit oldum. Bence buradaki önemli nokta insanların camii'lere gidip dilek dilemiyor oluşu. Yurtdışından ülkemizi gezmeye gelen turistler bile bizden daha çok camii gezip dua ediyorlar. Bunu bir şekilde kırmamız gerekiyor. Aya Yorgi Kilisesi bulunduğu nokta ve keyifli ortamı nedeniyle ilgi çekici orası kesin ama insanlarımızın bu gibi etkinlikleri camii'lerde de yapmalarını isterdim. ÖSS veya bunun gibi günler öncesinde yatırlara, türbelere gitmek ile o kadar meşgul oluyoruz ki gerçek inançlarımızdan ve doğru ibadetlerden çok uzaklaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize bir iyilik yapın, isterseniz işin inanç tarafını bir kenara koyun ve Aya Yorgi Kilisesi'ne gidin. Hem iyi spor yapmış, temiz hava solumuş olursunuz hem de ruhunuz beslenir. Ben yaptım, dileklerimi diledim ve gelecek seneyi de iple çekiyorum. Seneye 23 Nisan'da Aya Yorgi'de görüşmek üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-117407697101103333?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/117407697101103333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=117407697101103333' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/117407697101103333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/117407697101103333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/04/aya-yorgi-ve-inanclarmz.html' title='Aya Yorgi ve İnançlarımız'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SflqXjkNF_I/AAAAAAAAAE4/BUdYSAGxe7o/s72-c/DSCN6464.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4979088217520981658</id><published>2009-04-08T15:36:00.000+03:00</published><updated>2010-02-25T11:48:28.342+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel-Recep İvedik 2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sdya-aTsRHI/AAAAAAAAAEY/ncr9W7H9Ji8/s1600-h/recep-ivedik-2-posteri.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 139px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sdya-aTsRHI/AAAAAAAAAEY/ncr9W7H9Ji8/s200/recep-ivedik-2-posteri.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322299256649565298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Recep İvedik 2 ile ilgili eleştirilerime başlamadan önce bu filmi sinemalarda yaklaşık 4.5 milyon kişinin izlemiş olduğunu belirtmek istiyorum. Bu Türkiye şartlarında kolay kolay erişilemeyecek bir başarıdır. Gelin hep beraber bu başarının temel nedenlerine bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep İvedik kendini bir halk kahramanı olarak halkın içinden birisi olarak tanıtılıyor bize. Evet, sokağa çıkın otobüste, yolda, parkta bu tarz insanlara rastlarsınız. Nasıl insanlar peki bunlar? Görgü kurallarını, saygınlık, sosyal özgürlük, kadın-erkek ilişkileri, genel kültür vb. birçok konuda hiçbir bilgisi olmayan insanlar. Otobüste ya da minibüste otururken sürekli sizi rahatsız eden, yüksek sesle konuşan, yerlere tüküren insanların genel adı Recep İvedik oldu bugünlerde.( Sanki böyle söyleyince şirin görünüyorlar) Hatta siyasi tartışmalara bile taşındı bu isim. Recep İvedik'in bu kadar sevilmesinin altındaki temel gerçek insanların günlük yaşamlarında birçok nedenle yapamadıkları şeyleri Recep İvedik'in çok normal birşeymiş gibi yapabiliyor olması. Asıl ilginç olan nokta ise yolda böyle bir insan görseniz ayıplar " Ay terbiyesiz herif ya baksana neler yapıyor" dersiniz ama iş sinemada bunun esprisini yapıp satmak olunca insanlar paralarına kıyıp kahkahalarla gülüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep İvedik eğer bir televizyon projesi olarak kalsa kimsenin sesi çıkmayacaktı. Ama olay sinemaya yansıyınca tepkiler de gelmeye başladı ki bence bu tepkiler son derece yerinde. 70-80 yaşında bir kadından argo konuşmalar(hatta küfürler) duymak ne kadar komik olabilir? Sokakta görsem maganda diyeceğim bir karakterin maceralarından kendime nasıl bir fayda çıkarabilirim. "Komedi filmi bu canım, gül geç işte çok kasma kendini" diyorsak bütün komedi filmlerinde sürekli birbirine küfredip karşısındaki insanı aşağılayan karakterler mi görmeliyiz? Komedi bu değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi izlerken üzüldüğüm bir nokta Şahan dışındaki oyuncuların bir bölümü Recep İvedik'ten dayak yiyor. Kafasına birşeyler düşenler, kafasına, omzuna darbe alanlar... Komedi bu seviyeye düşürülmemeli. Hadi birine çelme takalım sonra arkasında gülelim düşüncesi ile komedi filmi yapılmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların Recep İvedik'i Kemal Sunal filmlerindeki karakterlere benzetmelerini de hiç doğru bulmuyorum. Hiçbir Kemal Sunal filminde Recep İvedik'te olduğu gibi bir görgüsüzlük ve aşağılama yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyirci bu tarz filmlere prim verdikçe devamı da gelecektir. Yakın zamanda Recep İvedik Asker'de, Recep İvedik Okulda gibi filmler göreceğimiz aşikar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin yönetmenlik, oyunculuk, kurgu, senaryo gibi konularına hiç girmeye gerek görmüyorum (Her ne kadar emeği geçenlere saygı duysam da) ve Şahan'ın televizyondaki başarısına devam etmesini, sinemada bu tarz yapımlarla daha fazla yer almamasını umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek komedi filmi  izlemek isteyenler için birkaç öneri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0088763/"&gt;Back to the Future (Geleceğe Dönüş)&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0119038/"&gt;Dinner Game (Salaklar Sofrası)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0365748/"&gt;Shaun of the Dead&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0211915/"&gt;Amelie&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094721/"&gt;Bettle Juice (Beterböcek)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0910970/"&gt;Wall-E&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0103241/"&gt;What About Bob? (Peki ya Bob?)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0057413/"&gt;Pink Panther (Pembe Panter)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0109686/"&gt;&lt;br /&gt;Dumb and Dumber (Salak ile Avanak)&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4979088217520981658?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4979088217520981658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4979088217520981658' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4979088217520981658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4979088217520981658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/04/elestirel-recep-ivedik-2.html' title='Eleştirel-Recep İvedik 2'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sdya-aTsRHI/AAAAAAAAAEY/ncr9W7H9Ji8/s72-c/recep-ivedik-2-posteri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8533547642639723998</id><published>2009-03-30T20:55:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:55:35.946+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Aç Mısın Tok Musun?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SdEL4tK62tI/AAAAAAAAAEI/rV7FBcc7itI/s1600-h/varmisin_yokmusun_burhan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 154px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SdEL4tK62tI/AAAAAAAAAEI/rV7FBcc7itI/s200/varmisin_yokmusun_burhan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319045703727241938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde ciddi hayran kitlesi olan iki yarışma programı var. Ben bu iki programı birleştirmeye karar verdim. Madem böyle ninniler, masallar gayet güzel bir şekilde izleniyor, beğeniliyor, o zaman ben de bu işe el atıyorum. Yeni yarışmamızın adı: Aç Mısın Tok Musun?&lt;br /&gt;&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SdEL_5e6VnI/AAAAAAAAAEQ/i7c74rnJEHQ/s1600-h/hazirlik1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SdEL_5e6VnI/AAAAAAAAAEQ/i7c74rnJEHQ/s200/hazirlik1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319045827291403890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kurallar basit.  23 kutu var (bkz. Lost-The Numbers) Her bir kutuda bir yemek var. Hepsi de o hafta en çok reklam ücreti veren lokanta ya da otelin aşçıları tarafından özenle yapılacak. Yarışmacı arkadaşın geçmişi ve ne tarz yemekleri sevdiği hakkında ufak bir vtr(videonun televizyoncası) gösterilecek. Böylece yarışmacıyı daha bir benimseyeceğiz, ailemize katacağız. Sonra yarışmacı teker teker kutuları gidip koklayacak ve içindeki yemeği tahmin etmeye çalışacak. Tahminleri tuttukça löp löp yiyecek. Büyük ödül de,  o ünlü lokantada bir ay süreyle bedave yemek yemek olacak. (Abartmadan) Tabi yarışma süresince yedikleri de eşantiyon niyeti görecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmaya katılabilmek için kriterler çok basit. Vücut yağ oranı (%2 yağ oranını geçeni almıyoruz. Yassak!), kilo-boy oranları gibi özelliklere bakılacak. (Fizik süper olmalı yoksa izlemez insanlar tv'de böyle bir yarışmayı. Önemli olan çok fit birine yedirmek bu kadar yemeği. O kilo aldıkça biz daha bir şevkleneceğiz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki uğraşım Aç Mısın Tok Musun'u Kaynımı Evlendiriyorum programı ile birleştirmek. Önerilerinizi bekliyorum. İyi meditasyonlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8533547642639723998?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8533547642639723998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8533547642639723998' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8533547642639723998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8533547642639723998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/03/ac-msn-tok-musun.html' title='Aç Mısın Tok Musun?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SdEL4tK62tI/AAAAAAAAAEI/rV7FBcc7itI/s72-c/varmisin_yokmusun_burhan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3592140366293006649</id><published>2009-03-15T23:03:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:56:06.024+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Selami Stardust</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1vCWwSGlI/AAAAAAAAAD4/PnTdZuZ1EI4/s1600-h/selami.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 96px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1vCWwSGlI/AAAAAAAAAD4/PnTdZuZ1EI4/s200/selami.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313525221625567826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzaylılar dünyaya saldırsa bizi bir tek kişi kurtarabilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika? Hayır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jack Bauer? Hayır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selami Stardust? EVET!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaylıların dünyaya saldırısı sonucu Ümraniye-Sarıgazi hattında minibüs şoförlüğü yapan Selami'nin tepesi atıyor ve minibüsünü modifiye edip uzaylılarla savaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok basit oynanışı olan, son derece eğlenceli bir oyun Selami Stardust. Fonda çalan müzikler olsun, oyunun içindeki espriler olsun hepsi Türk halkına hitap ediyor. Denemeden geçmeyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun için tıklayın: &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.kongregate.com/games/fortyfox/selami-stardust"&gt;Selami Stardust&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://fortyfox.com/blog/"&gt;Fortyfox Blog&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;&lt;strong&gt;CREDITS: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Game Design &amp;amp; Story: &lt;/strong&gt;Cem İşeri, Ümit Cankay&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Artwork &amp;amp; Animation: &lt;/strong&gt;Sabri Nasit Batllo&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Programming: &lt;/strong&gt;Ümit Cankay&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Character Design: &lt;/strong&gt;Begüm Dizici Batllo&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3592140366293006649?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3592140366293006649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3592140366293006649' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3592140366293006649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3592140366293006649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/03/selami-stardust.html' title='Selami Stardust'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1vCWwSGlI/AAAAAAAAAD4/PnTdZuZ1EI4/s72-c/selami.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1577225016057722916</id><published>2009-03-15T19:58:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:58:24.860+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Kısa Hikaye-Hayatın İçinden Doğal Maceralar</title><content type='html'>Yavaş yavaş, süzülür gibi aşağı doğru düştüğümü hatırlıyorum. Hayal meyal hatırladığım diğer birşey ise etrafımda benim gibi süzülen diğerlerinin de olduğuydu. Yalnız değildim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimi açtığımda bir dağın tepesindeydim ve her taraf bembeyazdı.. Güneş gözümü aldığı için yukarı bakamıyordum. Kamaşmış gözlerimle etrafıma baktığımda benim gibi birçok kişiyi gördüm. Hepimiz yeni yeni uyanıyor ve içinde bulunduğumuz durumu çözmeye çalışıyorduk. Çok kalabalıktık. Hareket etmek imkansız gibiydi. Herkes birbirine neler olduğunu soruyordu. Anlamsız durumu çözmeye çalışıyorduk. Bir anda buraya ışınlanmadık ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağıranlar, ağlayanlar, sinirden gülenler, her türlüsü buradaydı. Ben sessiz kalmayı tercih etmiştim. Olacakları bekleyip görmek istiyordum. Aniden çok şiddetli bir ses geldi gökyüzünden. Kısa süre önce güneşten yukarı bakamazken gökyüzünün bir anda kapkaranlık olduğunu ve sanki çok sinirliymiş gibi ani hareket ettiğini gördüm. Aslında ne kadar sürede gökyüzünün bu hale geldiğini bilmiyorum. Zaman kavramı çok anlamsızlaşmıştı benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzünden gelen sesler artık iyice artmıştı. Birşeyler olacağını anlamıştık. Sonra gökyüzünden birşeyler düşmeye başladı. Bize benziyorlardı ama aynı zamanda çok farklıydık. Bağırarak aşağı düşüyorlardı ve bize tutunmaya çalışıyorlardı. Sayıları çok fazlaydı ve artık bulunduğumuz yere sığamıyorduk. Durmak bilmeden geliyorlardı. En sonunda birbirimizden kopmaya başladık ve bayır aşağı yuvarlanıyorduk. Dağın tepesinden aşağı doğru yuvarlanıyor, taklalar atıyorduk. Tutunmaya çalıştım ama başaramadım. Sürekli düşüyorduk. Sanırım öleceğim diye düşünmeye başladım. Biz aşağı düşerken gökyüzünden gelmeye devam ediyorlardı. Tanrım daha ne kadar süre böyle devam edecek? Bulunduğum yerden dağın tepesini görebiliyordum. Artık beyaz değildi... Üstüme doğru birşeyin geldiğini gördüm. Binlercesi belki de daha fazlası... Bana çarptılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimi açtığımda hep beraber bir çukuru doldurmuştuk. Çok ciddi tehlikeler atlatmıştım ama bir yorgunluk ya da bir ağrı hissetmiyordum. Gayet zindeydim. Etraftakilere durumlarını sordum. Aramızda gökyüzünden hızlı düşenler olduğu gibi, dağın tepesinde bulunup diğerlerinin gelişiyle bulunduğu yerden düşen ve kendini burada bulanlar da vardı. Bir an hepimizin birbirimize ne kadar da çok benzediğini gördüm. Belki buraya geliş amacımız ve geliş yöntemlerimiz farklıydı, farklı şeyler yaşamıştık ama hepimiz şu anda aynı durumdaydık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan bir süre geçti. Ne kadar bilemiyorum. Bu gibi durumlarda zaman kavramı çok anlamsızlaşıyor demiş miydim? Bir ses daha duymaya başladık ve kontrolümüz dışında bir tarafa doğru çekildiğimizi hissettik. Karşı koyamıyorduk. Birbirimizi sıkıca tutmaya çalıştık, bizi çeken şeyden kaçmaya çalıştık ama çok güçlüydü dayanamıyorduk. Bizi içine çekecekti, artık herşey bitmişti. İçine doğru çekildiğimiz şey kocaman yuvarlak ve kapkaranlık birşeydi. İçinde bizin neyin beklediğini bilemiyordum ama ona karşı koyamıyordum. Kaderime razı olmuştum. Bizi içine çeken kocaman yuvarlak içinde yolculuğumuz boyunca hiçbirşey görmedim. Her taraf simsiyahtı. Hepimiz birbirimizden kopmadan ilerlemeye çalışıyorduk ama içinden geçtiğimiz herneyse sürekli aşağı yukarı sağ sol yön değiştirip bizi savuruyordu. Tutunmak imkansızdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir yolculuk sonrasında ışığı görmüştüm. Sanırım çıkışa yaklaşmıştık. Işığın rengi bir garipti. Maviydi. Çıkışın aslında başka bir bölüm olduğunu o zaman anladım. Mavi renkli bir çeşit kutudaydık. Bir kısmımız bu kutuya girerken bizden önce gidenlerin başka bir kutuda bizim önümüzde olduğunu, arkamızdan gelenlerin de arkamızdaki kutudan bize baktıklarını gördüm. Etrafta bu mavi kutular içinde bizden binlerce belki de daha fazlası vardı. Bu mavi kutuları bizlerle dolduruyorlardı. Bizi bu kutulara hapsediyorlardı sanki. Hepimiz korkuyorduk. Artık sonumuz neyse onun en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi kutudaki yolculuğumuz boyunca bir çok yer gördük. Kendimiz dışında başka şeyler de gördük. Devler vardı mesela. Bizi taşıyan iki kollu iki bacaklı devler. Bizi omuzlarında taşıyıp kutumuzun yerlerini değiştiriyorlardı. Anlamadığımız bir dilde konuşuyorlardı. Çok uzun süre aynı ortamda bulunduğumuz için bu kutu bizim için ev gibi olmuştu. Biz bir aileydik. Artık herkes birbirini tanıyordu. Kısa hayatım boyunca eve en yakın yer burası olmuştu benim için. Bu mutlu aile tablosu sonsuza kadar sürmedi elbette. Bizi ayırmaya başladılar... Ailem, evim dağılıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer daha ufak bir yuvarlaktan bizi belirli aralıklarla çekmeye başladılar. Sıra bana da gelmişti. Mavi kutudan ayrılışım işte böyle oldu. Bu sefer beyaz bir kutudaydım. Bu kutu mavi kutudan çok daha küçüktü. Bir devin bize doğru yaklaştığını gördük şeffaf beyaz kutunun içinden. Bizi eline aldı ve bir karanlık daha. Bayılmışım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devin bize ne yaptığını bilmiyorum ama üstüme başıma bakınca bayağı pislendiğini gördüm. Etrafımdaki herkes pislenmişti. Kimse devlerin onları eline aldıktan sonrasını hatırlamıyordu. Hepimiz için baygınlık kaçınılmaz olmuştu o an için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayımız gittikçe artıyordu. Artık bir topluluk olarak ilerliyorduk. Gittikçe genişleyen bir topluluk. Sayımız artıyordu ve artık sona doğru yaklaştığımızı da hissediyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda gördüğüm en büyük çukuru doldurmuştuk. Hepimiz burada toplanıyorduk. Sanki burası bizim için yapılmış gibiydi. Huzurluyduk burada. Birbirini uzun zamandır görmeyenler kucaklaşıyordu. Tanıdıklara selamlar veriliyor, neler yaşadıkları birbirlerine anlatılıyordu. Kafamızdaki bütün soru işaretlerinin cevaplanacağını biliyorduk. Çok az kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar güneşi gördüm. Gözlerim kamaşmaya başladı. Bu sefer farklıydı. Güneş bizi kendine doğru çekiyordu. Karşı konulmaz bir şekilde ilerliyordum. Bunun son olduğunu herşeyin cevaplanacağını biliyordum. Cevaplarıma, mutluluğuma, benim ilk ve son arkadaşıma güneşe doğru ilerliyordum.&lt;br /&gt;Güneşe doğru mayışmış bir şekilde ilerledim. Mutluydum, huzurluydum. Görevim, yaşama amacım sona ermişti. Devlerin bizi taşırken sürekli söyledikleri bir kelime vardı. Belki de ismimiz buydu bizim; "Su".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden bunca şey yaşadığımı güneşe vardığımda birisinin bana anlatacağını umuyordum. Güneşe yaklaştıkça gözlerim kapanmaya başladı ve en sonunda bayıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimi açtığımda; yavaş yavaş, süzülür gibi aşağı doğru düştüğümü hatırlıyorum. Hayal meyal hatırladığım diğer birşey ise etrafımda benim gibi süzülen diğerlerinin de olduğuydu. Yalnız değildim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1577225016057722916?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1577225016057722916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1577225016057722916' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1577225016057722916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1577225016057722916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/03/hayatn-icinden-dogal-maceralar.html' title='Kısa Hikaye-Hayatın İçinden Doğal Maceralar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8824726349851031720</id><published>2009-03-15T19:30:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:02.876+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel-The Big Bang Theory</title><content type='html'>&lt;a style="" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1ApajISSI/AAAAAAAAADw/xABWK3IeK-c/s1600-h/big_bang_theory.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 136px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1ApajISSI/AAAAAAAAADw/xABWK3IeK-c/s200/big_bang_theory.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313474215612533026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;The Big Bang Theory&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;En son söylemem gerekeni en başta söyleyeceğim: Son yılların yapılmış en yaratıcı sit-com'larından birisi ile karşı karşıyayız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başrollerinde Johnny Galecki(Leonard), Jim Parsons(Sheldon), Kaley Cuoco(Penny), Simon Helberg(Howard) ve Kunal Nayyar(Rajesh)'in oynadığı&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; The Big Bang Theory, aynı evi paylaşan Sheldon ve Leonard ile sürekli birlikte vakit geçirdikleri Howard, Rajesh ve karşı komşuları Penny arasında geçiyor. Ayrıca bir çok da yan karakter karşımıza çıkıyor. Genel anlamıyla hikaye; akademik hayatı seçmiş antisosyal dört arkadaşın hayatları ile Leonard ve Sheldon'un karşısına taşınan ve aktris olmak isteyen Penny'nin yaşadıklarından oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sheldon son derece kuralcı bir insandır. Hayatı bir düzen ve prosedür içinde yaşar ve herşeyin kitaplarda olduğu gibi yaşandığını sanar. Bu durum etrafındaki insanları çileden çıkarır ama Sheldon bunu hiçbir şekilde anlayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leonard içinde bulunduğu durumdan rahatsız olmaya başlamış ve kabuğunu kırmak isteyen birisidir. Sheldon'un tavırlarına dayanıklı olmayı öğrenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Penny dizide aptal sarışını bize gösterir. Aktris olmak ister ama garsonluğun ötesine geçememiştir. Erkek arkadaşları ile ilişkileri hep felakettir. Bu dört antisosyalin yaşam tarzı onun için çok terstir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Howard dizideki en eğlenceli karakterlerden birisidir. Sürekli kızlara sulanır ama yöntemleri hep yanlış ve iticidir. Annesiyle beraber yaşar ve dört arkadaş içinde doktorasını bitirememiş tek kişidir. Aynı zamanda yahudidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rajesh hintlidir. En büyük özelliği utancından asla ve asla kızlarla konuşamamasıdır. Eğer içinde bulunduğu ortamda  bir kız varsa, arkadaşları ile sadece kulaktan kulağa konuşabilir. Dizi ilerledikçe Rajesh kızlarla konuşmak için yeni yöntemler peşinde olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakterlerin her biri tek başına bir dizi oluşturabilecek seviyedeler. Hepsi bir acayip. Bu kadar ilginç karaktere rağmen dizide en ağırlıklı karakter Sheldon'dır. Diziyi izledikçe siz de yazarların neden Sheldon'a yüklendiğini göreceksiniz. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunculuklar müthiş. Her karakter sizde ayrı bir tat bırakacak. Dizinin geçtiği mekanlar da çok hoş ve iyi dizayn edilmiş. Dizide çok hoş detaylar var. Mesela her karakterin kendine has bir giyim tarzı var. Giyim tarzlarının nasıl olduğunu burada yazmayacağım ki siz izleyip kendiniz gözlemleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni Seinfeld'den sonra en çok güldüren dizi olduğunu söyleyerek bu diziyi kaçırmamanızı öneriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Dizi aynı zamanda cnbc-e'de de gösteriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0898266/"&gt;IMDB&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8824726349851031720?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8824726349851031720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8824726349851031720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8824726349851031720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8824726349851031720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/03/elestirel.html' title='Eleştirel-The Big Bang Theory'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/Sb1ApajISSI/AAAAAAAAADw/xABWK3IeK-c/s72-c/big_bang_theory.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6215867965472159037</id><published>2009-02-17T21:08:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:16.472+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Hayattaki En Mutlu İnsan Olmanın Altın Kuralları</title><content type='html'>-Etrafınızda olan biten herşeyi bilmek zorunda değilsiniz.&lt;br /&gt;-Asla mükemmelliyetçi olmayın.&lt;br /&gt;-Kendinize haksızlık etmeyin.&lt;br /&gt;-Programlı bir yaşamınız olsun.&lt;br /&gt;-Farklı tarzlarda müzikler dinleyin.&lt;br /&gt;-Arada sırada vurdumduymaz olmaktan çekinmeyin.&lt;br /&gt;-Kendinize mutlaka zaman ayırın. Sevdiğiniz şeyleri yapmak için boşluklar yaratın.&lt;br /&gt;-Düzenli spor yapın. Hayır!! Ev-iş, ev-okul arası gidip gelmek spor değildir!&lt;br /&gt;-Ailenizle daha çok vakit geçirmeye bakın. Herşey gelip geçici ama aileniz herzaman sizin için orada olacak.&lt;br /&gt;-Sevdiğiniz işi yapın.&lt;br /&gt;-Para mutluluk getirmez ama mutluluğa ulaşmak için bir araç olarak kullanılabilir. Kıymetini bilin.&lt;br /&gt;-Kendinize bir hobi edinin. (Hayır, internettte dolaşmak bir hobi değildir!)&lt;br /&gt;-İnançlı bir insan olun. Her konuda...&lt;br /&gt;-Limitlerinizi zorlayın.&lt;br /&gt;-Korkularınızla yüzleşin.&lt;br /&gt;-Eksikleriniz olmasına rağmen kendinizi bunlarla sevin. Kendini olduğun gibi kabul et.&lt;br /&gt;-Özgüvenini sarsacak herşeyden kaçının. Çok basit bir örnek vermek gerekirse; Eğer yırtık bir çorap giyserseniz ayakkabınızı hiç çıkarmayacak olsanız bile o yırtık çorap aklınızın bir köşesinde sizi rahatsız eder ve bu da dışarıya bir şekilde davranışlarınızla yansır.&lt;br /&gt;-Kitap okuyun.&lt;br /&gt;-Yeniliklere açık olun. Monotonluktan kurtulmaya çalışın. Yeni bir çikolata mı çıkmış? Hemen deneyin. Eski favori çikolatanız her ihtimale karşı sizi bekliyor olacak. Peki ya yeni olan eskisinden daha güzelse? Hiç denemezseniz nereden bileceksiniz?&lt;br /&gt;-Kavrayışınız herzaman kuvvetli olsun. Pratik çözümler üretip algılarınızı açık tutmaya çalışın.&lt;br /&gt;-Mutluluk kişiden kişiye değişir. Kendi mutluluğunuzu nasıl sağlayacağınızı sadece kendiniz bilebilirsiniz. Yani boşuna okudunuz bütün yazıyı :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6215867965472159037?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6215867965472159037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6215867965472159037' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6215867965472159037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6215867965472159037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/02/hayattaki-en-mutlu-insan-olmann-altn.html' title='Hayattaki En Mutlu İnsan Olmanın Altın Kuralları'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3136946504245927660</id><published>2009-02-13T12:30:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:24.761+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Bir İnşaat Mühendisi Gözüyle Yerel Seçimler ve Sonrasında İstanbul</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SZVZTD42IEI/AAAAAAAAADo/AlCXRQNZVI8/s1600-h/istanbul.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 133px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SZVZTD42IEI/AAAAAAAAADo/AlCXRQNZVI8/s200/istanbul.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302242320294748226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;29 Mart'a az kaldı. Yerel seçimler kapıda. Hepimiz demokratik haklarımızı kullanıp belediyelerimizi yönetmeleri için bazı insanlara yetkiler vereceğiz. Herkes kendi özgür iradesi ile seçimini yapacak. Kendince gerekçeleri ile haklı gördüğü kişileri seçecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki İstanbul için yapılması gerekenler nelerdir? Bu kadar göç alan bir şehir nasıl idare edilmelidir? Bu sene seçime katılacak partiler ve adayları nasıl değerlendirilmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul, idaresi son derece zor bir şehirdir. Altyapısı tamamlanmadan yerleşime açıldığından şehrin her yerinde sorunlar görülmektedir. Google Earth ile dünyanın her yerini görebiliyoruz. Üşenmeyip İstanbul'u bir tuttuğumuz dünya şehirlerine bir bakarsak yerleşim nizamındaki düzenliliği görebiliriz. İstanbul kötü yapılaşmaya çarpıcı bir örnektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da belediye başkanı olabilmek için varoşlar tabir edilen yerlerin oylarını almak gerekmektedir. Bu bölgeler çarpık yapılaşmanın görüldüğü yerlerdir. Altyapı eksikliği yüzünden her kış sel baskınları görülür. Seçim önceleri genellikle buraya göstermelik bir yardım yapılır ve oy toplanmaya çalışılır. Ne yazık ki Türkiye'de tüm çalışmalar seçim takvimine göre yapılır. Yardımlar seçim öncesi yapılır. En önemli düzenlemeler özellikle seçime yakın dönemlerde bitirilir ki belediyeler çalışıyor izlenimi verilsin. Ne yazık ki ülkemizde oy kaygısı belediyeciliğin kötüye kullanılmasına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da varolan bir ulaşım sorunu olduğunu herkes biliyor. Bu sorunla ilgili türlü türlü öneriler ortaya atılıyor. Bugün gelişmiş ülkelerin hepsi motorlu taşıtlar yerine raylı sisteme geçmiştir. Türkiye ise bu geçişte çok geri kalmıştır. Bunun da nedeni master plan tabir edilen kısa-orta ve uzun dönem stratejilerinin Türkiye için sadece kısa dönem için yapılıyor olmasıdır. Hiçbir belediye 10-20 yıllık plan yapmaz. Herkesin hedefi günü kurtarmaktır. Çok sevdiğim bir laf vardır; Türkiye'de kısa dönem bugün, orta dönem bu hafta, uzun dönem de gelecek haftadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un her tarafına metrobüs hatları döşeniyor. Metrobüs yollarının maliyetleri düşüktür ama araçların maliyetleri yüksektir. Raylı sistemde ise başlangıç maliyeti çok yüksektir ama uzun vadede bu kazanca dönüştürülür çünkü raylı sistemin ulaştırma maliyeti düşüktür. Yıllar geçtikçe metrobüslerin yakıt masrafı olacaktır. Bakım masrafı olacaktır. Raylı sistemde ise bunlar çok düşüktür. Uzun dönemli plan yapılacak olsa İstanbul'un bu kadar metrobüs hattına değil raylı sisteme ihtiyacı olduğu görülür ve doğru yatırımlar yapılırdı. Burada da günü kurtarma telaşının izlerini görebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihi yapısı çok kuvvetli olan İstanbul'a gelen yıllık turist miktarının mutlaka arttırılması gerekmektedir. 2007 itibariyle 6.5 milyon olan turist sayısının 10 milyona çıkartılmasına uğraşılmalıdır. Özellikle kongre turizmine çok uygun olan İstanbul'da kongre salonlarının arttırılması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkın spora ve kültür-sanat'a yönlendirilmesi için olanaklar arttırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz koşullarında İstanbul'a olan göç kontrol altına alınamaz bir boyuta gelmiştir. Şehir artık kendini aşmış diğer şehir sınırlarına kadar yayılmıştır. Son dönemlerde yapılan site tarzı apartmanlar şehir merkezinden uzak boş arazilere yapılmak zorunda kalınmıştır. İstanbul çok kalabalık bir şehir olsa da yüzölçümü çok da büyük değildir. Göçü engellemenin tek yolu yerel değil ulusal politika ile mümkündür. Diğer şehirlerin gelişmesi sağlanmalı ve insanların İstanbul'da bulduğu olanaklar diğer şehirlere de sağlanmalıdır. Tek yöntem budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene seçimin AKP ve CHP arasında geçeceği söyleniyor. Biraz inceleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP geçen seçimde belediye başkanlığını kazanan Kadir Topbaş ile yola devam kararı aldı. Hakkında birçok iddia olduğunu biliyoruz. Özellikle rant amaçlı arsa satışları veya imar planı değişikliklerini basından takip ediyoruz. Doğruyu söylemek gerekirse bu tarz olaylar her parti döneminde olmaktadır. Bu bir Türkiye gerçeğidir ve bunun yıkılması gerekmektedir. Ak Parti döneminde bu rantın çok arttığı iddiaları var. Kadir Topbaş'ı dinlediğimizde yaptığı hizmetlere devam edeceklerini ve İstanbul'a daha önce yapılmamış şeyler yaptıklarını söylüyor. Doğrudur. Metrobüs kimsenin yapmak isteyeceği birşey değildir ve kısa dönem için çözüm olmuştur ama bu yanlış bir çözüm yöntemidir. Metro ağının genişletilmesi doğru bir harekettir ama yeterli değildir. Sistemler arası entegrasyon şartı henüz sağlanmamıştır. Deniz ulaşımı yeterli seviyeye çekilememiştir. İSMEK ve İSPARK doğru hamlelerdir ve ihtiyaç görünen noktalarının çözümü olmuştur. Kadir Topbaş'ın bir dönem daha yönetimde kalması durumunda; metrobüs ağında büyüme, altyapı sorunlarının devamı, yolsuzluk dosyalarının çoğalması beklenen olumsuzluklardır. Olumlu tarafa bakarsak şu anki yönetimden memnun olanlara, aynı yönetim biçiminin devam edeceğini söyleyebiliriz. İstikrar sağlanmış olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP, Kemal Kılıçdaroğlu dedi. Açıkçası bu isim sürpriz değildir. Kılıçdaroğlu ismi partisini de aşmıştır. Belediye başkanlığı kendisi için bir mevki kaybı gibi görünse de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni alabilmek CHP için çok büyük bir adım olacaktır. Kılıçdaroğlu güvenin, dürüstlüğün temsilcisi olmuştur ve bunu savunarak oy istemektedir. İstanbul Belediyesi'nde ne kadar başarılı olcağını bilemeyiz. Projelerini de henüz açıklamadı ama  Kadir Topbaş ile ilgili elimde dosyalar var sözü bile en büyük silahının yolsuzluk yapmadan belediye  yönetmek isteği olduğunu görebiliriz. Sırf bunun için bile oy kazanabilir. Bir belediye yönetimi için yeterli midir? Onu zaman gösterir ama en azından şeffaf yönetim adına bir adım atılmış olur. En büyük artısı da budur. Eksisi ise belediyecilik konusundaki tecrübesizliğidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3136946504245927660?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3136946504245927660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3136946504245927660' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3136946504245927660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3136946504245927660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/02/bir-insaat-muhendisi-gozuyle-yerel.html' title='Bir İnşaat Mühendisi Gözüyle Yerel Seçimler ve Sonrasında İstanbul'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SZVZTD42IEI/AAAAAAAAADo/AlCXRQNZVI8/s72-c/istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1196565555460825785</id><published>2009-02-13T12:29:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:32.780+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>İnsanın hayatta yalnız olduğu tek yer kendi beynidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1196565555460825785?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1196565555460825785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1196565555460825785' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1196565555460825785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1196565555460825785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/02/bir-soz.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2898085792301119879</id><published>2009-02-09T22:00:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:42.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Arkadaş İlanı</title><content type='html'>Truva Savaşı ve o döneme ait bilgili olduğunu iddia eden ve bu konuda bana yardımcı olabileceğini düşünen arkadaşlar aranıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aranılan Özellikler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayatından en az 1 kitap okumuşlar tercih sebebidir.&lt;br /&gt;-Erkek adayların askerlikle ilişiği olmamalıdır (??)&lt;br /&gt;-Bayan adayların bir mayolu, bir profil, bir de portre fotoğraflarını göndermeleri gerekmektedir.&lt;br /&gt;-Truva'nın bir filmden öte olduğunu bilmek gerekebilir.&lt;br /&gt;-7'den 77'ye herkes katılabilir.&lt;br /&gt;-Çekilişsiz kurasız.&lt;br /&gt;-Katılan herkese bir adet buzdolabı poşeti, bir adet elektrik süpürgesi motoru ve bir adet de musluk suyu hediye edilecektir.&lt;br /&gt;-Oyunuzu bana verin.&lt;br /&gt;-Yeter bu kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2898085792301119879?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2898085792301119879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2898085792301119879' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2898085792301119879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2898085792301119879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/02/arkadas-ilan.html' title='Arkadaş İlanı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5723010580678438877</id><published>2009-01-02T11:17:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:02.876+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Hadise ile Düm Tek Tek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SV3gv1aogVI/AAAAAAAAADI/tiEri665JU0/s1600-h/hadise1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 193px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SV3gv1aogVI/AAAAAAAAADI/tiEri665JU0/s200/hadise1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5286628650000089426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;TRT'nin yılbaşı sürprizi Eurovision 2009 şarkısıydı. Diğer kanalların şaka gibi programlar yayınladığı yılbaşı gecesinde herkes kaçışı Hadise'de buldu. &lt;img src="file:///C:/Documents%20and%20Settings/Tasslehoof/Desktop/hadise1.jpg" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; TRT'nin Hadise hamlesi doğru bir hamleydi. Bunu kabul etmek gerekiyor. En azından denenmesi gereken bir adımdı. Bu deneme başarısızlıkla sonuçlanırsa bir daha aynı tarz birisini yollayacaklarını düşünmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Şarkıyla ilgili konuşmadan önce Hadise'nin Beyonce, Helena P. ve hatta Shakira özentisi göründüğünü söyleyebiliriz. Eh ben bunda pek bir sakınca göremiyorum. Evet gerçekten bir benzerlik var ve bu kötü birşey olarak görülmemeli. Sonuçta bu bir yarışma ve günümüz pop ikonlarının örnek alınması son derece mantıklı. Zaten Hadise bu saydığım isimlerden farkını Türk ezgilerini kullanarak ortaya çıkarıyor. İngilizce telaffuzu gayet iyi bu konuda da bir problem yok. Dans figürleri vasatın çok altında ama yarışmaya kadar çok daha iyi olacağına eminim. Hem kareografi hem de dansçı seçimleri bende çok aceleye getirilmiş izlenimi uyandırdı. Sanki çekimden 2 saat önce hazırlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Şarkıya gelirsek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/Copy Helena /Paste in Turkey= Hadise&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Şarkının kısa özeti budur. Şarkı akılda kalıcı bir ezgiye sahip. Eurovision standartları için yeterli. Şarkının zirve noktalarının yeterince yüksekte olmadığını düşünüyorum. Dinlerken " İşte şimdi zirve yapacak" diyorum ama şarkı aynı ritmde devam ediyor. Nakarat kısmı biraz daha vurgulu ve yüksek olmalıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sonuç olarak Eurovision için son derece yeterli bir şarkı. Her ne kadar Eurovision'da halk oyları pek gerçeği göstermese de her sene kazanan şarkıların farklı ülkelerden olması iyi bir şarkının her koşulda başarılı olacağını gösteriyor. Athena'dan sonra bir ilk üç neden olmasın. Bu şarkı bu potansiyele sahip.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5723010580678438877?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5723010580678438877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5723010580678438877' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5723010580678438877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5723010580678438877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2009/01/hadise-ile-dm-tek-tek.html' title='Hadise ile Düm Tek Tek'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SV3gv1aogVI/AAAAAAAAADI/tiEri665JU0/s72-c/hadise1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4630175245217760284</id><published>2008-12-21T13:30:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:02.877+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SU4pzXKjx5I/AAAAAAAAADA/SSa5BKz95gA/s1600-h/dikey_poster.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 135px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SU4pzXKjx5I/AAAAAAAAADA/SSa5BKz95gA/s200/dikey_poster.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282205375320541074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;A.R.O.G&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cem Yılmaz bu ülkenin yetiştirdiği en iyi komedyenlerden birisi. Stand-up şovlarındaki başarısının yanına yaklaşabilen henüz olmadı. Yaptığı espriler anahaberlerde haber olarak kullanılır oldu. Bu kadar başarı elde etmiş birisi yolunu hiç değiştirmeden devam edebilirken Cem Yılmaz sinemaya el attı ve başarılı projeler ortaya çıkardı. &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0263438/"&gt;Herşey Çok Güzel Olacak&lt;/a&gt;,  &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0384116/"&gt;G.O.R.A.&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0827503/"&gt;Hokkabaz&lt;/a&gt; ve yan rollerde karşımıza çıktığı &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0270053/"&gt;Vizontele&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0470883/"&gt;Organize İşler&lt;/a&gt; Türk sineması için başarılı çalışmalardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cem Yılmaz'ın kendine ait bir mizah anlayışı var. İnsanlar artık Cem Yılmaz ne yapsa gülerler düşüncesi bir anda ortaya çıkmadı. Bu düşüncenin doğru ya da yanlış olduğu farklı bir konu olmasına rağmen, böyle bir düşüncenin ortaya atılıyor olması bile Cem Yılmaz'ın başarısını gözler önüne sermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünceleri doğrultusunda ilerleyen Cem Yılmaz'ın son projesi A.R.O.G bir yontmataşfilmi sloganı ile salonlardaki yerini aldı. Türk sinemasının bir Recep İvedik vakası geçirmesinin ardından A.R.O.G'un nasıl olacağı büyük bir soru işaretiydi. Film vizyona girmeden başlayan aman canım dokuz milyon dolara malolmuş bu kadar büyük bütçeyle ben bile film çekerim yaklaşımı çok abes bir düşüncedir. Hollywood filmlerinde başrol oyuncularının film başına on yirmi milyon dolar ücret aldığı bir ortamda dokuz milyon dolarlık bütçe Türkiye şartlarında yüksek olmasına karşın dünya şartlarında düşük kalmaktadır. Film vizyona girmeden ortaya çıkan bu fikirler insanların filme karşı olan beklentilerini çok yükseltmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.R.O.G kendinden önceki Cem Yılmaz projesi olan G.O.R.A'nın devamı şeklinde algılanabilir. Eski filmden birçok karakter bu filmde tekrardan kullanılmaktadır ki bunun en büyük göstergesi Cem Yılmaz'ın Arif karakteridir. Bu filmde de Cem Yılmaz çok başarılı bir oyunculuk gösterip üç ayrı karakteri canlandırmıştır. Hatta o kadar iyi bir makyaj, kostüm ve oyunculuk var ki Cem Yılmaz'ın üçüncü karakterini birçok insan anlayamamıştır bile. Filmin oyunculuk anlamında tek sırıtan ismi ilk sinema filmi tecrübesini yaşayan Nil Karaibrahimgil olmuş. İlk repliğini söyler söylemez filmde sırıttığını görebiliyorsunuz. Gayet sempatik ve güzel bir kız olmasına karşın oyunculuk konusunda kendini çok geliştirmesi gerektiği aşikar. Yan rollerde öne çıkan isim Ozan Güven olmuştur. Çok başarılı bir oyunculuk göstermiş Ozan Güven.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin prodüksiyon kısmının hakkını vermek gerekiyor. Setler gerçekten büyük ve görsel açıdan hoş görünüyor. Kostüm ve Sanat Yönetimi filmde çok başarılı olmuş.  Bilgisayar efektleri Hollywood standartlarına çok yakın. Göze batan bir sahne yok. Özellikle dinazorlar çok başarılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmle ilgili göze batan en büyük sorun senaryo olarak görülüyor. Futbol sahnesi Rıdvan Dilmen esprisi ile çok eğlenceli olsa da gereğinden uzun tutulmuş ve seyirci belirli bir süreden sonra sıkılmaya başlıyor. Filmin sonu çok hızlı bağlanıyor ve filmin işleniş kısmı bir çırpıda heba ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Türkiye halkına yapılmış bir film olduğundan espriler de ancak bizlerin anlayabileceği espriler olmuş. Filmde sinema tarihinin ünlü filmlerine birçok gönderme yer alıyor ve bu göndermeler o filmleri izlemiş olan kişilerin gözünden kaçmazken, sinema ile pek içli dışlı olmayan kişiler için tamamen anlamsız olmaktadır. Cem Yılmaz'ın Türkiye'deki eğitim ve siyasete yönelik eleştirilerini bir komedi filminde bu kadar güzel bir şekilde anlatması çok hoş bir detay. Yönetmenlik, müzikler, sesler hepsi gayet başarılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk halkı Cem Yılmaz'ın mizah anlayışını artık biliyor. Cem Yılmaz'ı beğenmeyen birisi bu filmi de beğenmeyecektir ama Cem Yılmaz'ın stand-up'larını ya da önceki filmlerini beğenen birisinin bu filmden de keyif almaması pek de olası değil. Önümüzde belden aşağı oynayan bu kadar komedi filmi denemeleri varken içinde en ufak bir küfür bile olmayan(ki bunu Cem Yılmaz özellikle yapmış), bir iki belden aşağı espri barındıran bu filmin Türk sinemasının iyi bir çalışması olduğunu söylemeli ve bu tarz projeleri kötü örneklerden ayırıp desteklemeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin resmi sitesi: &lt;a href="http://www.arogfilm.com/"&gt;www.arogfilm.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IMDB: &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1286126/"&gt;A.R.O.G&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4630175245217760284?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4630175245217760284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4630175245217760284' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4630175245217760284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4630175245217760284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/12/eletirel.html' title='Eleştirel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SU4pzXKjx5I/AAAAAAAAADA/SSa5BKz95gA/s72-c/dikey_poster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6641598176312049807</id><published>2008-12-20T09:43:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:59:51.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cevahir'de Erkekler Tuvaletindeki Bayan Dış Ses&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Cehavir'deydim. Uzun bir süredir alışveriş merkezlerinden uzak kalmışım. Alışveriş merkezleri ekonomik kriz gibi toplumu etkileyen olayları en açık şekilde görebildiğimiz yerlerden birisidir. Mağazaların ve müşterilerin ruh hallerinden o gün kriz mi var, hayat pahalı mı, herşey güllük gülistanlık mı anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler tuvaletinde her türlü sesi duymayı bekleyebilirsiniz ama bir bayan sesi duymak benim için çok ilginç oldu. "Bir saniye! Bayanlar tuvaletine mi girdim yanlışlıkla?" gibi düşünceler saniyeler içinde kafamdan geçti. Meğersem bu bir dış sesmiş ve bana Cevahir'deki kampanyalardan bahsediyormuş. Bayan sesi müşteri hizmetleri , telesekreter vb. durumlarda erkek sesinden çok daha etkileyicidir. Sanki işiniz çok daha özenli bir şekilde hallediliyor hissi uyandırır sizde. Erkekler tuvaletinde bir bayan dış sesin nasıl bir etki yaratacağını kendi üzerinizde denemeniz için sizi Cevahir'e davet ediyorum. Tabi bayanlar tuvaletinde dış ses olarak erkek sesi mi kullanıyorlar onu da deneyip haber ederseniz çok memnun olurum. (Çok mu uçuk bir düşünce oldu acaba?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kitap Okumak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kitap okumak Türkiye'de bir entellektüellik belirtisi gibi görülmekte. Kitap okuyan insanların zamanlarını boşa harcadıkları hatta kitabı sırf "bakın ben kitap okuyorum" demek için okuduklarını iddia eden insanlarla karşılaşabilirsiniz. Kitap okumak aslında şudur; kendinizin yaratmadığı bir dünyanın içine girip kendi dünyanızdan tamamen uzaklaşmak ve aradığın her ne ise onu bulmaya çalışmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap okurken kendinizle benzerlikler ararsınız, farklılıkları yakalarsınız."Ben böyle düşünmüyorum, ben olsam böyle yapmazdım." gibi düşünceler kafanızda düşünce balonu gibi yükselir. Aslında kitap okumak bir çeşit tatile çıkmaktır. Beyin tatili. Kafanızı kurcalayan herşey bir süreliğine gider ve kendinizi yazarın dünyasında bir yere koymaya çalışırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap okumak ile televizyon seyretmek ya da sinema filmi izlemek aynı şeyler değildir. Kitap okumak için çaba sarfetmeniz lazım. Televizyonda ve sinemada herşey sizin için hazırlanmıştır ve önünüze servis yapılır. Siz hiç yorulmaz kafa çalıştırmazsınız. Kitap okumak ve anlamak için konsantre olmak ve beyninizi kontrol etmeniz gerekir. Özellikle kapalı ve sesli ortamlarda kitap okumaya çalışmak kişisel konsantrasyon gelişimi için müthiş bir yöntemdir. Kulağınızda kulaklıkla müzik dinleyip bir taraftan kitap okuyabiliyorsanız konsatrasyonunuz çok iyi demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumanın sıkıcı olduğunu düşünen insanlar bence herşeyin önlerine konulmasını isteyen ya da buna alışmış ve kitap okumanın gerçek anlamını kavrayamamış kişilerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6641598176312049807?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6641598176312049807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6641598176312049807' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6641598176312049807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6641598176312049807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/12/izgisel.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-5834477362954986745</id><published>2008-10-14T09:16:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:58:24.860+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Ormandaki Fısıltılar</title><content type='html'>Bugün düne kıyasla daha çok yürüdüm, daha az mola verdim. Tempomu arttırmam gerekiyor yoksa sonbahar rüzgarlarına yakalanacağım. Aslında yolu yarıladım sayılır. Bundan sonrası için aşmam gereken en ciddi engel Elenar Ormanları olacak. Etrafından dolaşsam yolculuk en az 10 gün uzayacak. İçinden geçmek son derece tehlikeli. 5 yıl önce olanlar hala aklımdan çıkmıyor. Biraz daha hızlı olsaydım belki herşey farklı olabilirdi. Engelleyebilirdim bütün olanları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Olinde'de doldurduğum çıkınım azalmaya başladı. En fazla 5-6 gün dayanabilir. Yiyecek için avlanmam gerekecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gökyüzü aydınlık ve yıldızla dolu. Her gece yaptığım gibi yine yıldızları izleyerek uyuya kalmayı planlıyorum. Harika bir duygu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Orman girişine çok yaklaştım. Güvenlik için bir kaç sihir kullanmam gerekiyor. Gece uyurken sihir kullanmayı hiç sevmiyorum, uykumda kabuslar görmeme sebep oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kiko bugün biraz daha hareketliydi. Kanatlarını tekrar eskisi gibi kullanmaya başladı. Yine de tam olarak zehrin etkisini üstünden atamadı. Çok çabuk yoruluyor ve hemen omzuma konmak istiyor. Biraz daha kırımızıçimen bulmam lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Güneybatıda yaklaşık 5km mesafede bir tepenin arkasında duman gördüm. Yolumdan biraz şaşmam gerekecek ama birileri buralara yerleşmiş olabilir. Bir kontrol etmek istiyorum belki yaşayan insanlar ve yiyecek birşeyler bulabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İnsan tek başınayken asla yalnız değildir. Yalnızlık insanın kendinden de kopmasıyla gerçekleşir. Eğer tanrı insanları yaratırken tek başına yaşayamacağını düşünseydi doğarken ve ölürken yanına birilerini verirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Daha fazla devam edemeyeceğim, uyumam gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Şin dokar etun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                                                                    Roywinkle the Magus&lt;br /&gt;                                                                                                                                           1 Kasım 798&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-5834477362954986745?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/5834477362954986745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=5834477362954986745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5834477362954986745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/5834477362954986745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/10/ormandaki-fsltlar.html' title='Ormandaki Fısıltılar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-998708861238030821</id><published>2008-10-14T09:10:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:58:24.861+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Ufuktan Masallar</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: center;font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;-Giriş-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style=""&gt;“Sabahları, &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Seda Sayan ve türevleri ile güne merhaba diyen, öğlenleri kendini İzdivaç programlarına bırakan, akşam haberlerinden sonra da diziyle kendi hayatından iyice uzaklaşan Türk insanının bundan sonraki versiyonunun daha da tehlikeli olacağından korkuluyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Bölüm&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Her deney içinden iyice çıkılmaz, saçma bir hal almaya başlamış ve sonuçlar gittikçe anlamsızlaşmıştı. En mutlu anlarında silah çekip birbirlerini vuran Türk insanı, araştırma gurubunda hararetli tartışmalara gebe oluyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Ben anlam veremiyorum. Kesinlikle zarar verme amaçlı yapılmış bir eşya neden mutluluk anlarında kullanılsın?” diye sordu Layla.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Bence bu bir çeşit adak. En mutlu anlarında birini öldürüyorlar ki mutlulukları perşinlensin!” dedi Maki.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Maki’nin söyledikleri Tuko’nun pek hoşuna gitmemişti. Kafasını sağa sola sallayarak “Bu tezi desteklemiyorum çünkü bir düğünde damadın vurularak öldüğünü kendi gözlerimle gördüm.” dedi ekip lideri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ekip liderinin bu düşüncesine Layla “Belki de yanlışlıkla vuruyorlardır.” diye cevap verdi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Tuko aradığı cevaı bulamamaktan sinirlenmeye başlamıştı. “Yanlışlıkla mı? Benim bildiğim kadarıyla insan ırkı hatalarından ders çıkarabilen bir ırk. Neden aynı hatayı birçok kez tekrar etsin.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Araştırmalarımız bu tür olayların özellikle Türkiye’de yoğunlaştığını gösteriyor efendim.” dedi Maki.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Maki’nin söylediklerini destekler şekilde görünen Layla etrafına oturdukları yuvarlak masanın üstüne doğru eğilerek “Belki de Dünya’ya inip Türklerle direk temasa geçerek bu davranışların sebeplerini öğrenmek çok daha mantıklı olacaktır.”dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Tuko bu düşünceyi beğenmişti. Dünya üzerine birçok kez inmişlerdi. Sadece, Türkiye onlar için keşfedilmemiş bir bölgeydi. Tek sorun buydu. “Kamuflaj ekipmanlarımız hazır mı Layla?”diye sordu Tuko.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;“Evet efendim. Kullanıma hazırlar. Daha dün kontrol etmiştim.”dedi Layla&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;Tuko sandalyesinden kalkarken Layla’ya dönerek “Tamam o zaman, sen dişi kamuflajını hazırla. Maki de &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;erkek kamuflajını kullanır. Detayları yarın sabah konuşuruz. Şimdi atmosferden çıkalım ve biraz dinlenip yarın için enerji depolayalım.“dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Tam bu sırada İstanbul’da Caddebostan sahilinde 3000 kişi toplanmış yıldızsız gecede gökyüzündeki hareket eden ışıklara bakıp “UFO! İşte, bak orada!” diye bağırıyordu. Polisin ve itfaiyenin telefonları kilitlenmiş ve halk gecenin eğlencesini bulmuştu. Asıl gerçek birkaç gün sonra anlaşılmış ve ışıkları saçanın Büyükada’ya yerleştirilmiş olan turistik bir balon olduğu ortaya çıkmıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Tuko, Maki ve Layla otomatik pilota aldıkları uzay gemileri ile atmosferden son sürat çıkarken meditasyon kapsüllerinin içinde yarı uyur dinleniyorlardı. Yarın Dünya’ya inip yeryüzünde araştırma fırsatı bulacaklardı. Asla unutamayacakları maceraları yarın başlıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-998708861238030821?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/998708861238030821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=998708861238030821' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/998708861238030821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/998708861238030821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/10/ufuktan-masallar.html' title='Ufuktan Masallar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8944117559950931345</id><published>2008-10-14T09:00:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:01.359+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Hayallerin senin düşleyebildiğin kadardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8944117559950931345?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8944117559950931345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8944117559950931345' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8944117559950931345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8944117559950931345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/10/tek-cmle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7020059412552924019</id><published>2008-08-25T11:23:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:58:24.861+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Özgür ve Kaplumbağa</title><content type='html'>Küçük çocuk elindeki kürekle kumun üstüne ters şekilde koyduğu kovaya vuruyordu. İçindeki kumun kovanın şeklini almasını ve bir kale oluşturmasını umuyordu. Dalgaların sesi ufaklığın kulaklarında şarkı söylerken onun aklındaki tek şey ise kalesinin ne kadar güzel olacağıydı. Arada sırada esen hafif bir meltem çocuğun saçlarını uçuşturuyordu. Beş bilemedin altı yaşındaydı. O kumda büyük bir zevkle oynarken, jezlonglarında oturan anne ve babası oğullarını büyük bir mutlulukla izliyorlardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ortaya bir şaheser çıkmayacağı  belliydi ama küçük çocuğun hayal gücüyle görkemli bir şatodan eksik yanı kalmayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Denizin rengi yeşile çalan bir maviydi. Denizde yüzen insanların sadece kafaları su üstündeydi ve denizde yaşamak için yaratılmadıklarını bağırır gibiydiler. İnsan ne bir balık kadar rahat yüzebilir, ne de bir kuş kadar özgürce uçabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Annesi elinde peçeteyle oğlunun yüzünü silmek için yanına gelmişti. Yüzünü buruşturan çocuk silme işleminden rahatsız olduğunu sağa sola çılgınca salladığı elleriyle gösteriyordu. Annesi yanından ayrılınca çocuk da ayaklanmış ve küçük çocuklara özel o tatlı yürüyüşü ile suya doğru hareketlenmişti. Plajda onu gören herkesin yüzünde bir gülümseme oluşmuştu. Küçük çocuk plajın yıldızı oluvermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Özgür oğlum dikkat et" dedi annesi.&lt;br /&gt;  Demek ki çocuğun adı Özgür'dü. İsminin hakkını verecek kadar özgürlüğüne düşkün bir çocuk olduğu anlaşılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Elinde küreği ile deniz kenarına kadar gelmişti. Kalesine su dökmek için denizden su almak istiyordu. Küreği suya daldırmıştı ama bir türlü geri çekemiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ne olduğunu anlamak için küreğin içine baktı ve kalakaldı. Küreğin içinde koskocaman bir su kaplumbağası vardı. Kafasını yuvasından çıkarmış ve Özgür'e bakıyordu. Özgür küreği sıkıca tutup havaya kaldırmaya çalıştı ve kaplumbağa suya düştü. Suya düştükten sonra da hızlıca yüzerek gözden kayboldu. Özgür için çok mutluluk ve şaşkınlık dolu bir andı. Hayatında ilk defa bir kaplumbağa görmüştü. Mutluluk, huzur ve başarı dolu hayatında göreceği onlarca kaplumbağadan ilki Özgür'ün küreğine konan bu kaplumbağa olmuştu. Yani ben olmuştum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7020059412552924019?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7020059412552924019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7020059412552924019' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7020059412552924019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7020059412552924019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/08/zgr-ve-kaplumbaa.html' title='Özgür ve Kaplumbağa'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7997937620284995671</id><published>2008-08-25T11:14:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:12.273+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Tatlı Bir Tatil Sonrası Yazısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SLJrrufGqAI/AAAAAAAAACc/emnVTRWat_4/s1600-h/DSCN6221.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SLJrrufGqAI/AAAAAAAAACc/emnVTRWat_4/s200/DSCN6221.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5238367715542345730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; Her insanın tatile ihtiyacı vardır. Sorumluluk sahibi olup hayatın akışı içinde türlü türlü dertlerle boğuşan insanları tatil düşüncesidir belki de ayakta tutan. Bütün dertlerden sorumluluklardan uzak güzel bir tatil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Uzun bir aradan sonra iyi bir tatil yapmış olmanın verdiği huzur ile yazıyorum bu yazıyı. İçimi yenileyen, yeniden enerjiyle dolmamı sağlayan bir tatil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tekirdağ ve Çanakkale'yi kapsayan dinlencem bir aydan fazla sürdü. Asos gibi Bozcaada gibi güzellikleri bir kez daha görmek, Asos'un o eşsiz kekiğinin, Bozcaada'nın denizinin kokusunu hissetmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Zorlu bir seneye hazırlanırken beni ayakta tutan şey ise gelecek sene tekrar tatil yapabilme umudum olacaktır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7997937620284995671?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7997937620284995671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7997937620284995671' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7997937620284995671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7997937620284995671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/08/tatl-bir-tatil-sonras-yazs.html' title='Tatlı Bir Tatil Sonrası Yazısı'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SLJrrufGqAI/AAAAAAAAACc/emnVTRWat_4/s72-c/DSCN6221.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7366647290275797156</id><published>2008-06-18T10:58:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T11:59:02.877+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Eleştirel</title><content type='html'>Bundan böyle her türlü öneri, eleştiri ve inceleme yazılarımı Eleştirel başlığı altında yayınlayacağım. Umarım Eleştirel, blog'un takip edilen bölümlerinden biri haline gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Paradise Lost&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nick Holmes vokali önderliğinde HIM, Cradle of Firth, Nightwish gibi grupların sound'larından&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFjD1lY5JOI/AAAAAAAAACE/k_yV5ua32ag/s1600-h/band-photo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFjD1lY5JOI/AAAAAAAAACE/k_yV5ua32ag/s200/band-photo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213131894018352354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; barındıran gelmiş geçmiş en iyi Gothic Metal gruplarından birisidir. İlk iki albümleri çok sert olmasına rağmen ilerleyen yıllarda gerçek kimliklerini bulmuşlardır. Günümüzde bu kadar kaliteli müzik yapan gruplar parmakla gösterilmektedir. Dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç şarkı önerisi yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Forever After&lt;br /&gt;2.Unreachable&lt;br /&gt;3.One second&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.paradiselost.co.uk/"&gt;&lt;br /&gt;Grubun resmi sitesi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bee Movie&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFjGS1L1ZrI/AAAAAAAAACM/8TaoR4OmRRk/s1600-h/ari-filmi-bee-movie.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFjGS1L1ZrI/AAAAAAAAACM/8TaoR4OmRRk/s200/ari-filmi-bee-movie.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213134595498010290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;(2007)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bal arısının yaşamını ve çevresinde olup bitenleri anlamaya çalıştığı animasyonda seslendirmelerde Jerry Seinfeld ve Renee Zellweger başrollerde. Benim gibi bir Seinfeld hayranı iseniz bu filmi sakın kaçırmayın. Jerry'nin sesini duymak ve filme kattığı havayı görmek gerçekten çok hoş. Günümüzde hayli tartışılan, arıların ekolojik hayata etkileri bu filmde de karşımıza çıkıyor. İçerdiği mesaj açısından da başarılı bir film Bee Movie. Animasyonlar, renkler gayet iyi kullanılmış. Filmin bir Dreamworks animasyonu olduğunu da hatırlatalım. Film bittiğinde aklınızda pek fazla sahne kalmayacak ama genel olarak sizde güzel bir tat bırakacağına eminim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7/10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/find?q=bee+movie&amp;amp;sourceid=mozilla-search"&gt;IMDB&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://beyazperde.mynet.com/film.asp?id=3770&amp;amp;kat=arama"&gt;Beyazperde&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7366647290275797156?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7366647290275797156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7366647290275797156' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7366647290275797156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7366647290275797156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/eletirel.html' title='Eleştirel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFjD1lY5JOI/AAAAAAAAACE/k_yV5ua32ag/s72-c/band-photo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6570818923605043150</id><published>2008-06-14T11:05:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.942+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Var mısın yok musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Var mısın yok musun bir yarışma programı. Show Tv'ye bütün dertlerini unutturan ve prime-time'a egemen olan bir program.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acun Ilıcalı'nın bundan önce yaptığı bütün programları büyük bir keyifle izledim. Neydi onlar bir hatırlayalım. Acun Firarda, Survivor, Fear Factor...Üçü de birbirinden başarılı. Var mısın yok musun daha önce Türkiye'de denenmiş ve tutmamış bir konseptti. Bu programın yeniden yayına sürülmesi ve bu kadar tutmuş olması Acun Ilıcalı'nın başarısını gözler önüne seriyor. Açıkçası bana pek hitap etmeyen bir yarışma biçimi. En ufak bir bilgi gerekmiyor. Yine de televizyon karşısında heyecanla izlememi engelleyemiyorum. Sadece kutu açmaca... Peki nasıl bu kadar başarılı oldu. İşin sırrı basit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var mısın yok musun yarışmacılarını birer aile bireyi gibi hissediyoruz. Farkında olsanız da olmasanızda. Ortada bir dizi varmış ve hergün başka bir bölüm izliyormuş gibi yaklaşıyorsunuz. Çok samimi, içten... Film izler gibi yarışma izliyorsunuz... Bu kadar basit...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Komedi Dükkanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Son dönemlerde tiyatro içerikli komedi programları çok tutmaya başladı. Bu beni çok mutlu ediyor çünkü insanlara tiyatroyu sevdirmenin yanı sıra gerçek komedinin ne olduğunu görmemizi sağlıyor. Komedi dizilerinden çok, bu tarz tiyatro skeçleri ve doğaçlama türü programların başarılı olmaya başlaması halkın bu tarz programlara olan açlığını gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komedi Dükkanı ve Tolga Çevik bu konuda ne kadar başarılı hepimiz görüyoruz. Televizyondaki başarısı o kadar büyük oldu ki artık bir tiyatro salonunu rahatlıkla dolduracak seyirciyi bulabiliyor. İşin ekonomik yanı ise hem tiyatro izleyicisinden hem de televizyon gelirlerinin birleşiminden oluşuyor. Çok Güzel Hareketler Bunlar, Komedi Dükkanı, Anında Görüntü Show son derece kaliteli komediyi bizlere sunuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmacık, gerçeklikten uzak komedi dizileri yerine bu programların sayılarının arttırılmalarını yetkililerden talep,rica, arz ediyorum....Nokta.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6570818923605043150?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6570818923605043150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6570818923605043150' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6570818923605043150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6570818923605043150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/dnsel_14.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3907406153455761692</id><published>2008-06-13T11:57:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.943+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pozitif bakış açısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Hayatta hergün güllük gülistanlık olamaz. Önemli olan her ne olursa olsun olaylara pozitif yaklaşmak ve güçlüklere göğüs germektir. Sorunlar bitmez, sorumluluklar bitmez, karşınızdaki insanlar sizi üzebilir, ummadığınız şeyler sizi bulabilir. Her birinde ruhunuzdan bir parça eksilirse en sonunda sadece somurtan ve mutsuzluk abidesi bir insan oluverirsiniz. Bir insanın kendine verebileceğien büyük zarardır bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pozitif yaşamın anahtarı kişinin kendindedir. Kendi kendinizin efendisi olursanız hayatta hiçbirşey sizi yıkamaz ve yıpratamaz. Pozitif yaşam için size birkaç öneride bulunmak istiyorum. Ben denedim çok faydasını gördüm.(Klişe yalan)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Her sabah 1 bardak meyva suyu için. Kahvaltıda çay içmek bir gelenek haline gelmiş durumda. Çay ile birlikte küçük bir bardak meyva suyu sizi çok daha iyi hissettirecektir. Aynı zamanda kahvaltının vitamin değerini de arttıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-6.5 ile 7.5 saat arası uyuyun. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çok uyumak insan bünyesine aşırı derecede zarar veriyor. Kendinize bir otokontrol yapın ve 7 saatten fazla uyumamaya çalışın. Uyku saatlerinizi de dengelerseniz 1-2 hafta içinde sabahları daha dinç kalkacağınızı göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sabahları 15 dakika spor yapın. Sabah kalktınız işe veya okula gideceksiniz diyelim. Normal kalkış saatinizi 15 dakika geriye alıp spor yaparsanız gün içinde çok daha dinç olacaksınız. İlk başlarda bu düzeni sağlamak zor olsa da alıştıktan sonra o sporu yapmadan uykudan ayılamayacağınızı göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bardağın dolu tarafını görün. Hayatta karşımıza çıkan her türlü sorunu bakış açınızı değiştirerek aşabilirsiniz. Sizin için çok büyük görünen sizi yerden yere vuran, sizi çok üzen bir durum olduğunu varsayalım. Sizi bu kadar üzen bir durum başka birisi için durup da kaale alınmayacak kadar basit bir olay olabilir. Bu tamamen bakış açısı ile alakalı. Bakış açınızı geliştirebilirseniz olaylara farklı yaklaşımlar sergiler ve sorunlara çok daha mantıklı çözümler üretebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gerginlikten uzak ve rahat olmaya çalışın. Reaksiyonlarınız hızlı olsun, olaylara hızlı çözümler üretmeye çalışın ama asla aceleci olmayın. Acele etmek gerginliği ve stresi arttırır bu da sizi başarıdan uzaklaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kendinize bir plan yapın. Haftayı nasıl değerlendireceğinizi, günlük programlarınızı ayarlayın. Programlı bir hayat beklenmedik sürprizlerle, unutulmuş önemli olaylarla daha az karşılaşmanızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gülümseyin. Gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın sözü son derece doğrudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Her karanlığın ardında aydınlığa açılan bir çıkış vardır. Umudunuzu asla kaybetmeyin...&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3907406153455761692?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3907406153455761692/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3907406153455761692' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3907406153455761692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3907406153455761692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/dnsel_13.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1133125972793651264</id><published>2008-06-13T11:36:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:01:42.490+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Şarkı Önerisi</title><content type='html'>Madonna-Love profusion&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sıcak, sarıp sarmalayan bir Madonna şarkısı. Dile dolanan bir nakarat. Üzerinden birkaç yıl geçmiş olsa da tekrar tekrar dinlenmeyi hakediyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1133125972793651264?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1133125972793651264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1133125972793651264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1133125972793651264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1133125972793651264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/ark-nerisi.html' title='Şarkı Önerisi'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4501469425600299189</id><published>2008-06-12T11:08:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.943+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Atatürk'ü sevmemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Fatih Altaylı'nın televizyon programına katılan bir bayanın "Başıma birşey gelmeyecekse; Atatürk'ü sevmiyorum" diyerek gündemi meşgul ettiğini görüyoruz. Hadi biraz bu konuyu inceleyelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf sahibi genç bir bayan. Başı kapalı, türbanlı, baş örtüsü takıyor...Hepsi aynı şey ama hangisi kulağınıza hoş geldiyse onu seçin... Kanada vatandaşı. Nene Hatun'u ve Sütçü İmam'ı kapı komşusu sanıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ü sevmemek için bir insanın haklı gerekçeleri olması gerekir. Bahsettiğimiz insan Hitler olsa aklınıza birkaç gerekçe gelebilir. Zorlarsanız belki Saddam'ı(!!) veya Bush'u(!!!) bile sevmemek için gerekçeler bulabilirsiniz. Atatürk'ü sevmemek için sadece tek bir gerekçeniz olabilir; benim sevdiğim hoşuma giden, işime gelen ne varsa attı yerine yeni birşeyler getirdi ben rahatsız oldum o yüzden sevmiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar mantıklı bir gerekçe değil mi? Atatürk'ü sevmemek için aklınıza başka bir neden geliyorsa lütfen benimle paylaşır mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda daha derin düşüncemi ilerki günlerde burada yazacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İsviçre'yi acılı dürüm yaptık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Hep bu tarz başlıkları atmaya özenmişimdir. Ne kadar eğlenceli değil mi? İsviçre'yi şişe geçirdik afiyetle yedik. Daha da türetirdim de iştahınız açılmasın şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça çıkacak takım kadromuz gün boyunca bütün tv ve gazetelerde farklı farklı şekillerde bize sunuldu. Hangi kanalı açsam farklı bir muhtemel 11. Kim karar veriyor da bu muhtemel 11'ler bize aktarılıyor acaba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli takım kadrosu açıklanınca saldıran topu yerden oynayan bir Türkiye izleyeceğimizi gördük. Fatih Terim tüm riskleri alıp gol atmak istiyordu. İki atar bir yerim yine de yenerim düşüncesi seziliyordu.(Şiir gibi cümle oldu)  Maç başladı ve evdeki hesap çarşıya uymadı. Çok şiddetli bir yağmur tüm planları alt-üst etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula-1 gibi motor sporlarında ani değişen hava koşullarında takımlar pit-stop yapar ve lastiklerini değiştirirler. Futbol'da da bunun bir örneğini görmek çok isterdim. Gökdeniz ve Tümer sadaha su topu oynamaya kalkışınca Fatih Terim'in takımı pite sokup oyuncu değişikliği ile hava koşullarına uyum sağlamasını beklerdim. Nitekim değişiklik ilk yarı sonunda geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arda'nın çok istekli olduğunu maç başlar başlamaz hissetmiştim ve evde maçı beraber izlediğim arkadaşlara bu düşüncemi ilettim. Nitekim Arda'nın "winning goal"(maç kazandıran gol)'ü ile maçı aldık ve tur şansını Çek maçına bıraktık. Bu takımda Çek'leri yenecek kapasite var. Fatih Hoca'dan tek ricam Semih ve Arda'yı ilk 11'de oynatması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Within Temptation&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFDhcjJtUjI/AAAAAAAAABw/T-fIImVoszI/s1600-h/WithinTemptationBandPic2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFDhcjJtUjI/AAAAAAAAABw/T-fIImVoszI/s200/WithinTemptationBandPic2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210912649456210482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Henüz Within Temptation'la tanışmamış olanlar için kısa bir bilgi verelim. Hollanda kökenli grup Evanescence ile çok kıyaslanıyor. Hem vokallerinin hem de müzik tarzlarının benzerliği dikkat çekici. Müzikal anlamda çok başarılı bulduğum ve dinlemekten keyif aldığım bir grup. Birkaç şarkı önerisi yapıp grubun resmi sitesini ziyaret etmenizi önereceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. What have you done&lt;br /&gt;2. Angels&lt;br /&gt;3. Mother Earth&lt;br /&gt;4. Ice Queen&lt;br /&gt;5. Stand my ground&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.within-temptation.com/en/index.php&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4501469425600299189?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4501469425600299189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4501469425600299189' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4501469425600299189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4501469425600299189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/dnsel.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SFDhcjJtUjI/AAAAAAAAABw/T-fIImVoszI/s72-c/WithinTemptationBandPic2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1791866219623859699</id><published>2008-06-10T21:36:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:46.018+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Öneri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7NYfqRQbI/AAAAAAAAABg/35F6E7wao9U/s1600-h/nightwish.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7NYfqRQbI/AAAAAAAAABg/35F6E7wao9U/s200/nightwish.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210327639613587890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nightwish-While your lips are still red&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bir ballad.Müthiş. İmkanınız olursa klibini de izlerseniz tadından yenmez. Marco'nun vokalinin ne kadar iyi olduğunu da birkez daha görmüş olduk...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1791866219623859699?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1791866219623859699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1791866219623859699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1791866219623859699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1791866219623859699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/neri.html' title='Öneri'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7NYfqRQbI/AAAAAAAAABg/35F6E7wao9U/s72-c/nightwish.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4336036505945417355</id><published>2008-06-10T21:31:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:00:54.060+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Ufukta görünenler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7ONRBO37I/AAAAAAAAABo/_RZqOBEL-8c/s1600-h/scape126.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7ONRBO37I/AAAAAAAAABo/_RZqOBEL-8c/s200/scape126.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210328546216435634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu blog'da neler olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Film eleştirileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Albüm eleştirileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kitap, şarkı, film, mekan vb. öneriler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kişisel denemeler,  köşe yazıları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kısa hikayeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şiirler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsi çok kısa zaman sonra burada....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4336036505945417355?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4336036505945417355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4336036505945417355' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4336036505945417355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4336036505945417355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/ufukta-grnenler.html' title='Ufukta görünenler'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SE7ONRBO37I/AAAAAAAAABo/_RZqOBEL-8c/s72-c/scape126.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-1998931859184435684</id><published>2008-06-10T21:18:00.001+03:00</published><updated>2010-03-07T12:01:04.057+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Her zaman daha fazlası için...</title><content type='html'>Her sabah kalktığınızda bugün farklı olacak diyor musunuz? Bugün yeni hayatımın ilk günü olacak ve bambaşka birisi olacağım, yaptığım hataları tekrarlamayacağım, yapmak istediğim ne varsa ileri bir tarihe atmadan yapmaya başlayacağım... vb. birçok söz. Kişinin kendi kendine verdiği sözler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben buna benzer konuşmaları kendimle en az elli kere yaptım. Sonuç? Sonuç hep başa dönmekten ibaret. Sürekli bir deja vu. Sürekli bir paradoks. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkış yok mu peki? Elbette var. Çok sağlam bir karakteriniz varsa ve kişiliğinizin sizi yönetmesine izin vermezseniz yaşadığınız herşeyden ders çıkarır ve geleceği görebilirsiniz. Bu da size mutlu sona giden yolun nereden olduğunu gösterir. O yolu yürüyüp yürümemek size kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleceği görmek... Bu konudan malzeme çıkar gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta blog içine birçok yeni yazı ekleyeceğim. Kafamda olan ama vakit bulup da başlayamadığım hikayeleri iyice oturtup yayınlamak istiyorum. Hedef hep daha fazlası... Kendimle yarışıyorum ve kapasitemi sınıyorum. Uzun bir süredir çok zorladım kendimi. Ufak bir molaya ihtiyacım var. Molayı da yazı yazarak, spor yaparak geçirmek istiyorum. Yarından itibaren herşey daha farklı olacak... Gel de inanma...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-1998931859184435684?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/1998931859184435684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=1998931859184435684' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1998931859184435684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/1998931859184435684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/06/her-zaman-daha-fazlas-iin.html' title='Her zaman daha fazlası için...'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8253000007895533943</id><published>2008-05-24T13:12:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:01:10.948+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Ankara Maceraları</title><content type='html'>Geçen haftayı ODTÜ'de düzenlenen Advance in Coastal Engineering seminerinde geçirdim. Ankara ile ilgili çok fazla bilgiye sahip değildim. ODTÜ benim için bir bilinmezlikti fakat bunlara rağmen seminer boyunca ODTÜ içinde ve Ankara'da geçirdiğim zaman benim için son derece eğlenceliydi. Kıyı mühendisliğinde çığırlar açmış japon bilim adamı Y. Goda onur konuğu olarak seminerdeydi. ODTÜ ve YTÜ'nin ortak çalışması olan bu seminerde kıyı mühendisliği alanındaki son gelişmeleri dikkatle dinlemeye çalıştım. Çalışmalar sayısal modelleme üzerinde odaklandığı için biraz ağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seminerin son gününde yaptığım sunumun beğenilmiş olması Ankara'dan çok memnun ayrılmamı sağladı. Ünlü birçok bilim adamının önünde sunum yapmak hem keyifli hem de stresliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anıtkabir'in ihtişamı beni büyüledi. Ankara'nın denizsizliği beni biraz boğdu, ODTÜ kampüsüyle üniversitenin aslında nasıl birşey olması gerektiğini anlatır gibiydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara gezisi içimdeki seyahat manyaklığını körükledi... Nerede benim Türkiye atlasım!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8253000007895533943?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8253000007895533943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8253000007895533943' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8253000007895533943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8253000007895533943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/05/ankara-maceralar.html' title='Ankara Maceraları'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8030073246030335846</id><published>2008-05-16T09:42:00.000+03:00</published><updated>2010-03-07T12:01:17.954+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>IRON MAN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SC0tQ7icT3I/AAAAAAAAABA/JXlCwESEIKQ/s1600-h/ironman1ga1.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SC0tQ7icT3I/AAAAAAAAABA/JXlCwESEIKQ/s320/ironman1ga1.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200862913566101362" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar beyazperdeye birçok çizgi roman kahramanı akın etmişti. Superman, Batman, X-Men, Spider-Man bunlardan sadece birkaçı. Bahsettiğimiz süper kahraman filmlerinin genel bir sorunu vardı. O da çizgi roman havasının filmlere tam anlamıyla aktarılamamasıydı. Marvel Comics uzun zamandır yapması gereken hamleyi yaptı ve Marvel Studios adıyla kendi stüdyosunu kurdu. Ortaya çıkan sonuç o kadar başarılı ki, insan "daha önce neredeydiniz?" demekten kendini alamıyor. Iron Man'i, bundan sonra çekilecek Marvel Studios filmleri için bir başlangıç kabul edersek, geleceğin biz sinema izleyicileri için son derece eğlenceli geçeceğini söyleyebiliriz. Bunun en yakın örneğini 13 Haziran 2008'de vizyona girecek olan The Incredible Hulk ile görücüye çıkacak. Umarım kehanetlerim gerçek olur ve Marvel bu işin de üstesinden gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man her sahnesinden işçilik akan, komple bir süper kahraman filmi. Süper kahraman filmlerinin artık klasikleşen "Önce biz size kahramanımızı biraz anlatalım, aksiyona sonra bakarız" kurgusu Iron Man'de de karşımıza çıkıyor. Buna karşın kendinizi filme o kadar çok kaptırıyorsunuz ki kurguya hiç dikkat etmiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir filmi izlerken senaryo ile ilgili eleştiri yapmak çok kolaydır. Iron Man'in senaryosu içinde gizem barındırıyor. Anlam veremediğiniz birçok soru kafanızda oluşurken, film ilerledikçe, yavaş yavaş bunlara cevap buluyorsunuz. Size de tanıdık geldi mi? Bkz: Lost&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Robert Downey Jr. ismi benim için sürprizdi. Süper kahraman için doğru oyuncu olduğu konusunda şüphelerim vardı ama daha filmin ilk sahneleri ile birlikte tüm düşüncelerim değişti. Robert (Kendisi kankam olur, o yüzden ismiyle hitap ediyorum) çok başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Karakterdeki değişimleri bize harika aktarıyor. Genel olarak filmdeki oyunculuklar ortalamanın üzerinde ve başarılı. Sırıtan bir oyunculuk göze çarpmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man günümüz filmlerinde çok görmeye başladığımız sanal reklam uygulamasından nasibini alıyor. Film içinde farkında olarak ya da olmayarak birçok firma ismi ve ürünü göreceksiniz. Bu uygulamanın doğruluğu ya da yanlışlığı sinema izleyicisinin bakış açısına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Man, çok başarılı görsel efektleri olan, oyuncularının performansı ve yönetmenin&lt;span style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;(Jon Favreau) doğru yaklaşımı ile kaçırılmaması gereken bir film olmuş. Benim gözümde çekilmiş en iyi çizgi roman filmlerinden birisi. Hatta zirve için Batman Begins ile yarışabilir.&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İyi seyirler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9/10&lt;img src="file:///C:/DOCUME%7E1/THUNDE%7E1/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot.jpg" alt="" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8030073246030335846?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8030073246030335846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8030073246030335846' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8030073246030335846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8030073246030335846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/05/iron-man.html' title='IRON MAN'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/SC0tQ7icT3I/AAAAAAAAABA/JXlCwESEIKQ/s72-c/ironman1ga1.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6106923766169300080</id><published>2008-04-13T11:31:00.001+03:00</published><updated>2010-03-07T12:01:42.491+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;b style=""&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:&amp;quot;;font-size:14;"  &gt;Toplumsal Yalnızlık&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;Günümüz toplumlarında herşey bireyselleşti. Sokağa çıktığınızda daha fazla insanı tek başına yürürken görebilirsiniz. Herkesin kulağında bir kulaklık, dış dünyadan kendilerini soyutlamış müzik dinliyorlar… Eskiden böyle değildi. “Teknoloji ilerledi herkes kendi başına müzik dinleyebiliyor” deyip bazı gerçekleri örtbas etmemeliyiz. Verdiğim örnek buzdağının görünen kısmının ufak bir parçasından ibaret. Toplumlar gün geçtikçe yalnızlaşıyor. Topluluk kavramı gittikçe küçülüyor... En basit örneği aile kavramında görebiliriz. Eskiden aile denilince; anne, baba, dayı, amca, dede, nine gibi birçok bireyi içine alan bir yapıdan bahsediyorduk. Günümüzde ise aile; anne, baba ve çocuk’tan oluşuyor. Bu değişimin iyi ya da kötü birşey olduğu tartışılabilir. İnsanların birbirlerine ihtiyaçları kalmadı herkes yaşaması için gereken ihtiyaçları kendisi karşılayabiliyor bir bakış açısıdır. Ailelerin ekonomik durumları kötüleştikçe aileler küçülmeye başladı da savunulabilecek bir düşünce. Sebep her ne olursa olsun insanların birbirlerinden uzaklaşıp kendi bireysellikleri içine döndüklerini görebiliyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu yalnızlığın daha da artacak olmasını öngörmek Nostradamus’luk yapmak olmasagerek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:&amp;quot;;font-size:14;"  &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Film İzleme Sanatı&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;Beş arkadaş sinemaya giderler. Film bitip salonu terk ederlerken aralarında konuşmaya başlarlar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;-Çok vasat bir filmmiş. O kadar para harcamışlar çıka çıka bu mu çıkmış ortaya?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;-Ben çok beğendim. DVD’si çıksın alırım hemen.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;-Bence orta karar bir filmdi. Ne çok kötü ne çok iyi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;Ve konuşmalar böyle devam eder. İnsanların bakış açıları ve düşünceleri her konuda farklılık gösterebilir. Hele ki sinema gibi bir görsel sanattan bahsediyorsak farklılıklar iyice ortaya çıkar. Filmin gerçekten ne kadar iyi ne kadar kötü olduğunu kim belirleyebilir? Aksiyon filmlerinden hoşlanan bir insanı duygusallığın diz boyu olduğu bir filme götürür ve ondan filmi çok beğenmesini yere göğe sığdıramamasını beklerseniz bu biraz aşırı beklenti olur. Klasik sinema izleyicisi hoşlandığı, izlemeyi sevdiği tarzda filmlere gitmekten hoşlanır ve parasını harcar. Herkesin aynı tarz filmlerden hoşlandığını düşünürseniz sinema sinema olmaktan çıkar ve tekdüze, monoton bir hal alır. Çeşitlilik her zaman iyidir. Seçme şansını size bırakır…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:&amp;quot;;font-size:14;"  &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bugün Yaptığınız Herşey Geleceğe Bir Yatırımdır&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;Bu cümle çok klişe bir yalandan mı ibaret yoksa hayatın ta kendisi mi? Kendimizi kandırmak için söylediğimiz bir yalanmış gibi duruyor ama gerçeklik payı da var sanki. Karışık bir durum. Hayatta yaptığımız herşeyin bir zincirleme reaksiyonun parçası olduğunu unutmamalıyız. Şu anda bu yazıyı okuyorsunuz, bu yazıyı okumayıp markete ekmek almaya gittiğinizi farz edin. Tam siz evden çıkar çıkmaz telefonunuz çalar ve uzun süredir cevap beklediğiniz firmadan size ararlar ama siz telefonu duyamazsınız. Her yaptığımız hareketin, her attığımız adımın bir sonucu olduğunu unutmamalıyız. Her biri birbirine bağlı… Hayatın her anını en iyi şekilde geçirmeye çalışmalı ve pozitif olmalıyız. Pozitiflik de geleceğe yapılan bir yatırımdır…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6106923766169300080?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6106923766169300080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6106923766169300080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6106923766169300080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6106923766169300080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/04/dnsel.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4608482415336296063</id><published>2008-03-02T10:46:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T12:01:55.167+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>Recep İvedik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R8ppfp9YfUI/AAAAAAAAAA4/-J_PxVobuHA/s1600-h/3867-recep-b.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R8ppfp9YfUI/AAAAAAAAAA4/-J_PxVobuHA/s200/3867-recep-b.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173063114548608322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsanlarımızın espri anlayışının değiştiği artık gün gibi ortada. Recep İvedik de değişen espri anlayışında yerini alıyor ve kendine izleyici buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahan'ın yarattığı ve çok fazla seveni olan bir karakterin sinema filminin çekilmesi akla son derece yatkın. Ortaya çıkan filmin komik ve eğlencelik olduğu da bir gerçek. Ama eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor; bu film sinemaya gidip izlemeye değer mi? Filmin sonunda salonda kopan alkışları hak ediyor mu? Bence oturup biraz düşünmek gerekiyor. Eğer bu film alkışlanıyorsa Türk sinemasının çok ciddi bir yenilenmeye ihtiyacı var demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son derece yapmacık bir karakterin  televizyon dizisi kıvamında bir çalışma ile bu kadar ilgi çekmesi de elbette azımsanmayacak bir başarı. Reklamın gücünün de filmin bu kadar talep görmesinde etkili olduğunu untmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet Recep İvedik komik ve Şahan için bir başlangıç teşkil ediyor ama kendisine rakip olarak gördüğü kişilerin filmleri ile bu filmi kıyaslamak bile o insanlara haksızlık etmek demektir. Bundan sonrasının nasıl olacağı tamamen Şahan'ın elinde...  5/10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4608482415336296063?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4608482415336296063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4608482415336296063' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4608482415336296063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4608482415336296063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/03/recep-ivedik.html' title='Recep İvedik'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R8ppfp9YfUI/AAAAAAAAAA4/-J_PxVobuHA/s72-c/3867-recep-b.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7604655353362155157</id><published>2008-02-16T16:45:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.944+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>Camdan dışarı bakınca harika bir görüntü karşılıyor beni. Yağan bembeyaz kar, çatılarda kendine yer edinmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sımsıkı giyinmiş insanlar, dışarıya çıkmış ve bu karın güzelliğinden çok soğuğunu tadıyorlar. Kar öyle birşey ki, kötülük ve çirkinlikleri beyaz bir örtüyle kapatıp görünmez kılıyor. Ne zamanki o kar eriyor işte o an sakladıkları birer birer günyüzüne çıkıyor ve gerçeğ anlıyoruz. Eğer bir yerde yanlış birşeyler yapılmışsa siz onu ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın sonunda bir şekilde ortaya tekrar çıkıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7604655353362155157?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7604655353362155157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7604655353362155157' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7604655353362155157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7604655353362155157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/02/dnsel_16.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3230351261567470834</id><published>2008-02-15T17:40:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.944+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;Uzun bir süredir Türkiye’de birinci gündem maddesi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;başı kapalı kızların üniversitelere girip giremeyeceği… Hükümetin bu konudaki tavrını Uganda’da yaşayan bir kabile şefi bile biliyor. Ana muhalefet partisinin tavrı da ortada… Kimine göre başı kapalı kızların üniversiteye girebilmesi özgürlük iken kimine gore bu alelen laiklik ilkesine dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne ters. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;Konuyu tartışırken eldeki verileri ve tarihte yaşananları iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu sorun Türkiye’nin başına yıllar yıllar once sarıldı. Bu kadar yıldır böyle giden birşeyi değiştirmeye çalışmak ve böyle bir otoriter sistemle değiştirmeye çalışmak ne kadar akla yatkın düşünmek gerekiyor. Eğer bu Türkiye için birinci derecede önemli bir sorun ise, bu sorunun için sivil toplum örgütleri, barolar, odalar, hükümet, sendikalar hep beraber&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;herkese uygun bir çözüm üretse kötü mü olur? Hükümet yanına bir muhalefet partisini alıp “ben yaptım oldu” diyip istediği herşeyi yaparsa bu halk içinde huzursuzluk yaratmaz mı mı? BU düşünce tarzı huzursuzluktan başka birşey yapmaz. Bu kadar çabuk, sanki yangından mal kaçırır gibi sorunlar çözülmeye çalışılmamalıdır… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;Toplumu ilgilendiren bir konuda toplumsal mutabakat şarttır…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3230351261567470834?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3230351261567470834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3230351261567470834' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3230351261567470834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3230351261567470834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/02/dnsel.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7120164575817345175</id><published>2008-02-14T15:34:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:00:31.945+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>DüşünSel</title><content type='html'>Merhabalar!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünden itibaren DüşSel başlığı altında güncel köşe yazılarımla karşınızda olacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye öyle bir ülke ki dışarıdan bakan her insan farklı birşeyler görüyor. Ülkede yaşayan insanların da belirli sabit bir bakış açısı bulunmaması sanki ülke içinde bir karmaşa varmış gibi görünebilir ama aslında böyle birşey söz konusu bile değil. Bu topraklar tarihte hiçbir zaman tek bir ırka ait olamadı. Her zaman bir çeşitlilik söz konusuydu. Birçok ticaret yolunun anadoludan geçmesi belki de bunun en büyük nedenidir. Günümüzde bu ticaret yolları kalmamış olsa da  yıllarca yerleşmiş olan çeşitlilik bugün de bu topraklarda varlığını sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de çok partili sisteme geçildiğinden beri ülke kutuplaştırılmaya çalışıldı. "Bizden değilsen onlardansın" fikri halka aşılanmaya başladı ve bugün bile bunun sonuçlarını görebiliyoruz. Sağ, sol ayrımı, laik şeriatçı, askeri sivil gibi birçok kutup oluşturulup halkın birlik bütünlüğü parçalanmaya çalışıldı. Geyşaları bilirsiniz. Kadın casuslar... Düşman ulusun içine bir şekilde sokulur ve içten çökertilmeye çalışılır. Türkiye de yılardır bu geyşa kılığındaki insanlarla uğraşıyor. Her dönem bu kıyafeti farklı kutuplardan birileri giydi ama yapılan işlem eninde sonunda hep aynıydı. Kutuplaştırmak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7120164575817345175?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7120164575817345175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7120164575817345175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7120164575817345175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7120164575817345175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/02/dsel.html' title='DüşünSel'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7682007013306963217</id><published>2008-02-04T00:01:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:05.233+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Varsayım</title><content type='html'>Bir süredir otalarda yoktum. Mühendis olabilme uğruna yaptığım fedakarlıklardan birisi daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'll be back soon...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7682007013306963217?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7682007013306963217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7682007013306963217' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7682007013306963217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7682007013306963217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2008/02/varsaym.html' title='Varsayım'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3036224525311905946</id><published>2007-12-28T20:58:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T11:58:24.862+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><title type='text'>Çantadaki Oyuncak</title><content type='html'>Her sabah yaptığım gibi Kadıköy'deki evimden Beşiktaş'taki işyerime gitmek üzere vapur iskelesine gelmiştim. 8.15 vapurunun kalkmasına daha 10 dakika vardı ama iskele şimdiden hınca hınç doluydu. Kalabalığın arasından ön taraflara doğru ilerlemeye çalıştım. Kendime uygun bir yer bulunca durup vapurun gelmesini beklemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vapuru beklerken etrafımdaki insanları incelemeyi herzaman çok sevmişimdir. Gazete okuyanlar, müzik dinleyenler, hala uyanamamış olup uyuklayanlar ve benim gibi etrafı inceleyenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kısa bir beklemenin ardından vapur iskeleye yanaşmıştı.  Vapurun yanaşmasıyla birlikte biz iskelede bekleyenler Beşiktaş'tan gelen yolcuların vapurdan inmesini bekliyorduk. Ne kadar da uzun sürüyordu inmeleri!! Sanki bütün yolcular ağır çekimde terk ediyor vapuru... Bir anda empati kurup kendimi vapurdan inen birinin yerine koydum ve iskelede bekleyenleri düşünmeye çalıştım. Bir taraf vapura binmeyi beklerken, diğer taraf vapuru terk etmeye çalışıyor. Aynı yerde gerçekleşen birbirinin tam tersi iki olay. İskeledekiler sanki vapur hiç boşalmayacak gibi hissederler ama yapılan araştırmalar göstermiştir ki aslında bir vapur en fazla 2 dakika içinde boşalır. Gereksiz bilgiler ansiklopedisi sayfa 165...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kafamda bu düşünceler geçerken kapılar açıldı ve bütün kalabalık bir anda ilerlemeye başladı. Tam bir insan seli... İnsanların karıncalara benzediğini söylerler ya, vapura ilerleyen insanlara bakarsanız bunun gerçek olduğunu görebilirsin... İskeledeki bekleyişin ardından vapura binmek için koşar adım ilerledim ve kendimi vapura attım. Merdivenleri çıkıp üst kata çıkmak için ilerledim ve gözüme hoş görünen bir köşeye yerleştim. Vapura binen insanlar boş koltukları teker teker doldurmaya başladılar. Ben de bu sırada çantamdan Stephan King'in Kara Kule kitabını çıkarıp okumaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vapur iyice dolduktan sonra kalkış saatinin yaklaştığını hissetmiştim. Kafamı kaldırdım ve etrafa şöyle bir baktım. Karşımda oturan küçük çocuğu ve yanındaki kadını gördüm. Kadın muhtemelen küçük çocuğun annesiydi. Kadının uzun kumral saçları vardı. Mavi gözleri sevgi ve şevkat doluydu. Gözlerim kadından çocuğa kaymıştı. Çok sevimli 5-6 yaşlarında bir erkek çocuğuydu. Gözlerini annesinden aldığı anlaşılıyordu. Kafasında Mickey Mouse figürlü bir şapka vardı. İleride zeki bir çocuk olacağının sinyallerini veren bir şekilde durmadan etrafı gözlüyordu ama sık sık da kucağındaki çantasına bakıyordu. Farkında olmadan bir süre çocuğu izlediğimi anladım. Yüzüme hafif bir tebessüm gelmişti. Kitabımı okumaya devam etmeye karar verdim ve o an vapurun motoru çalışmaya başladı. Hareket saati gelmişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vapur hareket etmiş ve hergün olduğu gibi yaklaşık 25 dakika sürecek yolculuk başlamıştı. Ben bir taraftan kitabımı okurken bir taraftan da karşımdaki çocuğun hareketlerini izlemeye çalışıyordum. Küçük afacan, çantasını açıp içine bir bakış attıktan sonra etrafa ve özellikle annesine gülücükler saçıyordu. Bunu birçok kez tekrarlamıştı. Vapur yolculuğundan keyif aldığı da her halinden belli oluyordu. Vapur koltukları için kısa olan bacaklarını koltuktan aşağı sallandırıp duruyordu. Çok sevimli bir görünümü vardı. Arada sırada benimle de gözgöze geliyordu ama sonra utanıp gözlerini kaçırıyordu. Bir kez daha çantasına hareketlendi ve açıp içine sevgiyle baktı ve sonra kafasını annesine doğru çevirip içindekini annesine doğru gösterdi. Dışarıyı seyretmekle meşgul olan kadın çocuğuna doğru dönüp onun başını okşadı ve dünya üzerinde sadece bir annenin kendi çocuğuna karşı duyabileceği sevginin ne demek olduğunu gösteren bir şekilde oğluna gülümsedi. Çocuk çok mutlu görünüyordu. Bense gittikçe artan bir şekilde çantanın içinde ne olduğunu merak etmeye başlamıştım. Vapur yolculuğumuz neredeyse yarısına gelmişti ve ben yolculuk bitmeden çantanın içinde ne olduğunu öğrenmek istiyordum. Çok sevdiği bir oyuncak mı? Bir boyama kitabı mı? En sevdiği çikolata mı? Belki de bir resim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Çocuk da benim merakımı anlamış ve bana afacan afacan bakışlar atmaya başlamıştı. Merakıma yenildim ve küçük çocuğa doğru eğildim. "Küçük bey beni çok merak içinde bıraktınız acaba çantanızın içinde ne olduğunu öğrenebilir miyim? Deminden beri içine bakıp bakıp gülüyorsunuz çok merak ettiğimi söylemeliyim" dedim. Oldukça kibar ve sevecen bir şekilde konuşmuştum ve bu konuşmam çocuğun annesinin de hoşuna gitmişti. O da merakla çocuğunun ne tepki vereceğine bakıyordu. Sözler ağzımdan dökülür dökülmez biraz utandım. Ufacık bir çocuğun çantasındaki oyuncağı merak ediyordum. Çocukla çocuk oluyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Çocuk bana cevap olarak çok içten bir şekilde gülümsedi. Annesi de aynı şekilde gülümsüyordu. Benim de utancım ve merakım gittikçe artıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Derken çocuk çantasını yavaşça açtı ve içindekini bana gösterdi. Şok içindeydim. Çantanın içinde hiçbirşey yoktu. Boştu... Ama çocuk hala gülümsüyordu. Olayı kavramaya çalışıyordum ama hiçbir şekilde anlam veremiyordum. Derken çocuğun annesi  konuşmaya başladı. "Bu çantayı ona babası almıştı. Verirken de, bu sihirli bir çantadır ve içinde ne olmasını hayal edersen o olur demişti. O günden beri de çantayı yanından ayırmıyor. Bir çocuk için daha güzel ne olabilir ki? Her açtığında bambaşka bir oyuncak... " Ve ekledi; "Hayalgücü insanın en değerli oyuncağıdır..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vapur yolculuğu sona ermiş ben vapurdan inerken aklımdaki birçok şey uçup gitmişti.Kadıköy İskelesi'nde beklerken düşündüğüm iskelede bekleyen ve vapurdan inen insan  psikolojisine dair herşey uçmuş ve yerinde tek bir cümle kalmıştı. İşyerime varmış, masama oturmuş günlük işlerimle ilgilenmeye başlarken bile hala aklımda o cümle vardı; Hayalgücü insanın en değerli oyuncağıdır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3036224525311905946?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3036224525311905946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3036224525311905946' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3036224525311905946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3036224525311905946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/antadaki-oyuncak.html' title='Çantadaki Oyuncak'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-3092644796462934882</id><published>2007-12-26T11:39:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:18.539+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Saklandığın delikten çıkmak için birisinin içeri çomak sokmasını bekleme...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-3092644796462934882?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/3092644796462934882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=3092644796462934882' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3092644796462934882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/3092644796462934882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/tek-cmle_26.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7508386840162620571</id><published>2007-12-26T11:31:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:27.112+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Hayat ne değildir?</title><content type='html'>Bize hep hayatın ne olduğunu anlatmaya çalıştılar. Onu anlayıp kurallarına göre oynayabilmemiz için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hayatın gizemli bir tarafı kalması gerektiğine inanmışımdır. Herşeyi bilmek insana mutluluk getirmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Peki hayat ne değildir bunu hiç düşündük mü? Bir bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir oyun değildir. Sıkılınca bırakamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir film değildir. Beğenmediğinizde filmin yarısında salonu terk edemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir yolculuk değildir. Yolculukların belirli bir başlangıç ve bitiş noktası vardır.               Yolculuklarda süre de belirlidir. Hayatta ise herşey belirsizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat adil değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir sınav değildir. Soruları kim soruyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir yarış değildir. Sıralamayı kim belirliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir problem değildir. Hayatta herzaman birden fazla çözüm yolu mevcuttur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7508386840162620571?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7508386840162620571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7508386840162620571' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7508386840162620571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7508386840162620571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/hayat-ne-deildir.html' title='Hayat ne değildir?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-6174073153032259133</id><published>2007-12-20T14:01:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:18.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Gerçeği görebilmek için önce gözlerini açmalısın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-6174073153032259133?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/6174073153032259133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=6174073153032259133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6174073153032259133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/6174073153032259133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/tek-cmle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2575530848590342937</id><published>2007-12-20T13:46:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:34.437+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Dalgalar ve Mutluluklar</title><content type='html'>Bir dalga sonunun kıyıya çarpıp yok olmak olduğunu bilerek mi doğar? Peki birbiri ardına gelen dalgalar sonlarını bilseler ne değişirdi ki? Kıyıya yaklaşırken geriye dönme şansları var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bazen bir yola gireriz ve bu yolun nerede sonlanacağını bilemeyiz. "Keşke" kavramı da bu bilinmezliğin sonucudur. Eğer her yaşayacağımız olayın sonunda ne olacağını bilseydik yaşam ne kadar mantıksız olurdu.Ne kadar gereksiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hayattaki mutlu anların değeri, bizi üzen, bizi mutsuz eden anların da olmasıyla ortaya çıkar. Herkese göre değişken olan mutluluk, her bireyin yaşadığı sorunlara ve yaşam tarzına göre değişir. Zengin ama yalnız bir kişiye piyango vursa ne kadar mutlu olabilir ki? Peki ya ailesi ile kıt kanaat geçinen ve her gün inanılmaz koşullarda azıcık para için çalışan bir kişiye piyango vursa?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2575530848590342937?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2575530848590342937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2575530848590342937' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2575530848590342937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2575530848590342937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/dalgalar-ve-mutluluklar.html' title='Dalgalar ve Mutluluklar'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-7470488839272120057</id><published>2007-12-04T02:00:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:41.419+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Ufuk'ta yeni bir hikaye var...</title><content type='html'>Evet evet Ufuk'ta yeni bir gelişme göze çarpıyor... İçerik ve detaylar kafamda yavaş yavaş oluşmaya başladı. ... Bakalım sonunda ortaya ne çıkacak... Hadi hayırlısı....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-7470488839272120057?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/7470488839272120057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=7470488839272120057' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7470488839272120057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/7470488839272120057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/ufukta-yeni-bir-hikaye-var.html' title='Ufuk&apos;ta yeni bir hikaye var...'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-2875987586001414219</id><published>2007-12-03T01:14:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:56.199+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><title type='text'>The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R1NBkYsIn2I/AAAAAAAAAAo/xOuzjKG79mc/s1600-R/The+Assassination+of+Jesse+James.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R1NBkYsIn2I/AAAAAAAAAAo/8iM_qFcB99E/s200/The+Assassination+of+Jesse+James.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5139523693118529378" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok başarılı sanat yönetimi, harika oyunculuklar, ortama çok uygun sesler ve müzikler ile izlenmeyi sonuna kadar hakeden bir film Assasination of Jesse James by the Coward Robert Ford. Yönetmenliğini Andrew Dominik'in(Chopper) yaptığı filmde Brad Pitt(12 Monkeys, Troy) ve Casey Affleck(Ocean's Eleven) başrollerde karşımıza çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin temposunun genel olarak düşük kaldığını ve bunun izleyicide bir kopukluk yaratabileceğini söyleyebilirim. Çok çabuk sıkılan biriyseniz, kendinizi sık sık saatinize bakarken bulabilirsiniz. Filmin temposundaki bu yavaşlık arada sırada konudan kopmanıza ve kafanızın karışmasına neden olabiliyor. Temponun yavaşlığından sıkılmayıp kendinizi ekrana verdiğinizde ise sizi bir sanat şaheseri karşılıyor. Her sahnedeki en ufak rengin, objenin bile ne kadar özenle yerleştirildiğini görüp bu işi yapanları alkışlamak isteyeceksiniz. Filmin, perdede akan bir şiire dönüştüğü anlar hiç de az değil... Bu da film adına çok büyük bir artı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sahnelerde ise filmin görsellik kısmının fazla yapmacık olduğunuzu düşünmeniz de mümkün. Herşeye rağmen Hollywood'da bu tarz filmler ayda yılda bir yapılıyor. Ayrıyetten bu film de Brad Pitt'in sırf oyunculuk yapmadığını işin kamera arkasında da yer aldığını görüyoruz ki bence bu Brad Pitt'in kariyeri açısından çok doğru bir adım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirsel bir western izlemek isteyenler için alternatifi olmayan bir film...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.5/10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-2875987586001414219?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/2875987586001414219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=2875987586001414219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2875987586001414219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/2875987586001414219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/12/assassination-of-jesse-james-by-coward.html' title='The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R1NBkYsIn2I/AAAAAAAAAAo/8iM_qFcB99E/s72-c/The+Assassination+of+Jesse+James.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-8949921153901753581</id><published>2007-11-28T12:10:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T12:03:07.104+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Kim kimi kullanıyor?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R00_5bbVAEI/AAAAAAAAAAc/WNusTGCc-Ug/s1600-h/wall_uzay3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R00_5bbVAEI/AAAAAAAAAAc/WNusTGCc-Ug/s200/wall_uzay3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5137833005747077186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada fizik kurallarının işlediği bir denge olduğu gibi ruhsal da bir denge olmalı. Peki ben bu ruhsal dengede nerede yer alıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de dünya bu ruhsal dengesi için beni kullanıyordur. Belki de dünya kendi dengesinin bozulmasını engellemek için insanları kullanıyordur!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıllardır süre gelen bitmek tükenmek bilmeyen savaşlar, isyanlar, hastalıklar, katliamlar... Belki hepsinin tek bir nedeni vardır; dünya kendi hayatını korumak için insanları birbirine düşürüyordur... Belki de dünyayı tahrip eden, doğanın dengesini bozan biz değilizdir. Yerküre bizi tahrip ediyordur....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-8949921153901753581?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/8949921153901753581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=8949921153901753581' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8949921153901753581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/8949921153901753581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/11/kim-kimi-kullanyor.html' title='Kim kimi kullanıyor?'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R00_5bbVAEI/AAAAAAAAAAc/WNusTGCc-Ug/s72-c/wall_uzay3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-504538140777585925</id><published>2007-11-28T12:02:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:03:23.207+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><title type='text'>Sırlarımız</title><content type='html'>Sakladığı sırlar dışarı çıkmak için çılgınca bağırıyordu. Limitlerine geldiğinin farkındaydı. Bir insan bu acıya daha ne kadar dayanabilirdi ki? Sakladığı sırların insanlara verdiği acıyı görmek dayanılmaz bir boyuta ulaşmıştı.Peki ama saklamak uğruna bunca acıya katlandığı sırları nelerdi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  Aslında basit şeyler. Hergün karşılaştığımız, çok olağan küçük şeyler... Küçükken çaldığı çikolatalar, top oynarken kırdığı pencereler... Bunlar mıydı bir insanı çileden çıkaran sırlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kendinize sorun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sakladığınız sırların limiti nedir? Kendi limitiniz nedir? Kırılma noktanız neresidir? Bir sorun kendinize...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-504538140777585925?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/504538140777585925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=504538140777585925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/504538140777585925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/504538140777585925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/11/srlarmz.html' title='Sırlarımız'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-270066490722207435</id><published>2007-11-28T11:58:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:02:56.200+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştirel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünsel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tek Cümle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Tek Cümle</title><content type='html'>Rüyaların gerçekliğinden şüphe duymaya başladığın an hayatı anlamaya başlarsın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-270066490722207435?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/270066490722207435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=270066490722207435' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/270066490722207435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/270066490722207435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/11/tek-cmle.html' title='Tek Cümle'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-854609718413319889.post-4755764626259334247</id><published>2007-11-26T22:12:00.000+02:00</published><updated>2010-03-07T12:11:47.709+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ondan Bundan Şundan'/><title type='text'>Başlangıç Noktası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R006trbVADI/AAAAAAAAAAU/bz5csE1kW8M/s1600-h/02915.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R006trbVADI/AAAAAAAAAAU/bz5csE1kW8M/s200/02915.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5137827306325475378" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Başlaması gereken herşeyin geçmesi gereken ilk nokta... Evet evet aynen böyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta yaptığımız herşey bir başlangıç ve bitiş üzerine kuruludur. Yaşam nasıl hayatın bir parçasıysa, doğum ve ölüm de bir parçasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için bu site de bir başlangıç noktası, bir doğuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan başlayıp sizlerden gelen tepkilere göre kendime bir yol seçeceğim. Daha önce yaptığım denemeleri  benimle birlikte takip edenler zaten beni biliyorlar. Önemli olan yeni okuyuculara da seslenebilmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayfada neler olacak derseniz; Güncel hayatta hergün karşılaştığınız ama koşuşturmaca içinde gözden kaçan şeyler olacak. Kafamı kurcalayan ve aklıma takılan hemen herşey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplar, albümler, filmler üzerine düşüncelerim olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdığım kısa hikayelerle de karşınıza çıkacağım. Arada sırada şiirlerimi de bu sayfada göreceksiniz. Umarım herkesin keyifle okuduğu bir blog oluşturabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepberaber gördüğümüz dünyanın ötesine bakmaya çalışacağız.Ufuk Çizgisi'nin arkasına geçmeye çalışacağız. Düşlerle gerçeklerin birbirinden ayrı olduğunu bulmaya çalışacağız. Hepimizi zor bir görev bekliyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdıklarıma her türlü eleştirinizi, düşüncenizi bekliyorum. Şimdiden iyi okumalar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/854609718413319889-4755764626259334247?l=duslerdengercege.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/feeds/4755764626259334247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=854609718413319889&amp;postID=4755764626259334247' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4755764626259334247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/854609718413319889/posts/default/4755764626259334247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://duslerdengercege.blogspot.com/2007/11/balang-noktas.html' title='Başlangıç Noktası'/><author><name>Ufuk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02545389184279685626</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qbHmK0fIQN0/R006trbVADI/AAAAAAAAAAU/bz5csE1kW8M/s72-c/02915.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
